KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2024
- Esas-Karar No
- 2022/569 - 2024/851
- Esas no
- 2022/569
- Karar no
- 2024/851
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/01/2022
- Numarası
- 2021/70 E. - 2022/3 K.
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Marka Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/01/2022 tarih ve 2021/70 E. - 2022/3 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 1978 yılından beri gıda
sektöründe faaliyet gösterdiğini, “...” ibareli markalarının seri ve tanınmış
marka niteliklerini haiz olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahsın 2018/115611 nolu ve "..." ibareli marka başvuruna yapılan itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuru markasının müvekkili adına tescilli markaların devamı niteliğinde olduğu
imajını verdiğini, "..." ibaresinin sonuna eklenen “-n” ve “-t” harfleri ile oluşturulduğunu, müvekkili markalarına ayniyet derecesinde benzediğini, taraf markalarının
aynı/aynı tür mal ve hizmetlerde kullanılacağını, bu durumun markalar arasında karıştırılma
ihtimalini doğuracağını, davalının müvekkilinin tanınmış markalarından haksız faydalanma amacı taşıdığını ve başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2020-M-11212 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şahıs, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği,
diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar ve hizmetler algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunmadığı,
taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzer olduğunu, başvurunun müvekkilinin "..." markasından türetildiğini, yazı tipi ve stilinin de birebir aynı olduğunu, ilk 5 harfi ortak olan taraf markalarının görsel olarak benzediklerini, "n" ve "t" harflerinin başvuruya ayırt edicilik katmadığını, başvurunun seri marka olarak algılanacağını, müvekkilinin markasının kullanılmak suretiyle ayırt edicilik kazandığını, tanınmış olduğunu, başvurunu müvekkilinin markasını aynen ihtiva ettiğini, davalının kötüniyetle hareket ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının markalarının esaslı unsurunu oluşturan "..." ibaresi dava konusu marka başvurusunun başında da yer almakta ise de, başvuruda "..." ve "..." ibareleri farklı renklerde yazılarak "..." ibaresinin vurgulandığı, bu ibarenin anlamının da tüketiciler tarafından bilindiği, bu hale göre davalı markasının "...+..." olarak değil, "...+..." olarak okunup algılandığı,
davalı markasının bütünsel olarak davacı markalarından farklılaştığı, bu nedenle de aralarında ilgili tüketici nazarında benzerlik ilişkisi kurulmayacağı, taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığı, öte yandan, davacı markalarının tanınmışlığı ispatlanamadığı gibi taraf markaları benzer olmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin de bulunmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 25/05/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/569, K. 2024/851, 3 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama