KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/597
- Karar no
- 2024/786
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 13/01/2022
- Numarası
- 2021/176 E. - 2022/12 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali
Karar Metni
739 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/01/2022 tarih ve 2021/176 Esas - 2022/12 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2019/101960 sayılı ve “...” ibareli başvurusunun, davalı gerçek kişinin "... ..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ... ilçesinden bulunan bir mahallenin ismi olduğunu, davalının tekeline bırakılamayacağını, dava konusu ibarenin müvekkilinin optik mağazasının işletme adı olduğunu,
bu işletme için yapılan ruhsat başvurusu işlemleri sırsında "..." ibaresinin Ankara İl Sağlık Müdürülüğü tarafından denetlendiğini, davalının redde mesnet markayı kullanmadığını ileri sürerek, 2021-M-4090 sayılı YİDK kararının iptalini talep ve etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, markalar arasında "..." ibaresinin ortak, ayırt edici unsur olarak bulunmasından kaynaklanan benzerlik bulunması, bunun yanı sıra davalı markasının tescil kapsamında bulunan 35. sınıfa dahil hizmetler ile aynı/aynı tür hizmetlerin davacı marka başvurusunun tescil kapsamında da bulunması, markalardaki ortak unsur konumundaki “...” ibaresinin sahip olduğu ayırt edici nitelik birlikte değerlendirildiğinde, markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali ortaya çıkabileceği, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin coğrafi yer adı olması nedeniyle iltibasa neden olmayacağını, dava konusu başvurunun asıl unsurunun "..." ibaresi olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının İptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile 2015/62404 sayılı ve "... ... ibareli redde mesnet marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı,
başvuruda yer alan diğer ibarenin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 35. sınıf hizmetler ile redde mesnet marka kapsamında yer alan 35. sınıf hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, her ne kadar davacı tarafça taraf marklarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ... ilçesinde yer alan bir mahallenin adı olduğu, bu nedenle kimsenin tekeline bırakılamayacağı ileri sürülmüşse de dosya kapsamı itibariyle anılan ibarenin maruf bir yerleşim yerinin adı olduğu ispatlanamadığından, davacının bu iddiasının da yerinde bulunmadığı,
diğer taraftan redde mesnet markanın 19.04.2016 tarihinde tescil tescil edildiği gözetildiğinde dava konusu başvuru tarihi olan 21.10.2019 tarihi itibariyle kullanım ispatına tabi olmadığı gibi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararında kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olması karşısında davacı vekilinin bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğuna ilişkin istinaf itirazının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/597, K. 2024/786, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama