KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2024
- Esas-Karar No
- 2022/598 - 2024/886
- Esas no
- 2022/598
- Karar no
- 2024/886
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 26/01/2022
- Numarası
- 2020/166 E. - 2022/23 K.
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararlarının İptali Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
902 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/01/2022 tarih ve 2020/166 Esas - 2022/23 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı, 2010 yılında tescil için başvurusu yapılan 2010/46394 sayılı “...” ibareli markaya davalı bankanın “...” markalarından dolayı ileri sürdüğü itirazlarının reddedildiğini ve bu uyuşmazlıkla ilgili olarak verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/11549 E.- 2014/18228 K. sayılı kararı ile taraf markalarının benzer olmadığı hususunun kesinleştiğini, davalının 2015/10446 sayılı “... ...” ibareli markası hakkında taraflar arasında görülen davanın da derdest bulunduğunu, davalı bankanın bundan sonra da muhtelif kereler aynı ibareyi marka olarak tescil ettirmeye çalıştığını,
huzurdaki davaya konu 2018/117584 sayılı markanın da bu tür bir marka olduğunu, dava konusu 2018/11784 sayılı ve "..." ibareli başvuruya, 2010/46394 sayılı markasına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının, anılan markasının kullanılmadığı gerekçesiyle dava konusu 2020-M-3152 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa itiraza mesnet markanın kullanımına dair delillerini sunduklarını, bu delillere rağmen markanın kullanılmadığı gerekçesiyle itirazının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek,
YİDK’ın 2020-M-3152 sayılı kararının iptaline ve 2018/117584 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini , ayrıca 2019/34577 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun, 2018/11784 sayılı marka nedeniyle Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 5/1-ç maddesi gereğince reddedildiğini, bu karara kaşrı yaptıkları itirazlarının da YİDK'ın 2020-M-3210 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, oysa emsal yargı kararlarına rağmen başvurusunun reddine karar verilmesinin yerinde bulunmadığını ileri sürerek, YİDK'ın 2020-M-3210 sayılı kararının iptaline ve 2019/34577 sayılı başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararlarının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, taraflar arasında görülen başka bir uyuşmazlıkla ilgili verilen Yargıtay bozma kararında “...” ibaresinin zayıf marka niteliğinde olduğunun ve müvekkilinin , zayıf ayırt ediciliği haiz ibareye eklediği, tanınmış “...” ve “...” ibareleri ile markasına yeterince ayırt edicilik kazandırdığının belirtildiğini, davacının itirazlarına ve davasına mesnet aldığı markayı ciddi biçimde kullandığını ispatlayamadığını davalının dava konusu marka başvurusunu kötü niyetli olarak yaptığına ilişkin iddialarının da mesnetsiz olduğunu, müvekkiline ait dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2010/46394 sayılı markası arasında iltibas bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının "..." ibareli başvurusu ile "..." ibareli redde mesnet marka arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, her iki markanın da reddedilen aynı emtiaları kapsadıkları, davacı yararına müktesep hak koşullarının da oluşmadığı, buna göre 2020-M-3210 sayılı YİDK kararının yerinde bulunduğu,
diğer taraftan davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet 2010/46394 sayılı ve "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle 9. sınıftaki mallar açısından (“metronomlar” hariç ) görsel ve sesçil benzerlik oluşsa da SMK 19/2 maddesindeki kullanmama def'i kapsamında davacı markasının bu mallar açısından kullanımı ispat edilemediğinden taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesindeki iltibas - karıştırılma olasılığı koşulları oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunun da kanıtlanmadığı,
açıklanan nedenlerle YİDK'ın 2020-M-3152 sayılı YİDK kararının da yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı, lehine olan kesinleşen yargı kararlarının dikkate alınmadığını, davanın reddedilmesinin mağduriyete neden olduğunu, bilirkişi raporunun hukuka aykırı bulunduğunu, bilirkişi seçiminin yerinde olmadığını, başvurunun kötü niyetli olduğunu, marka kullanma belgelerinin değerlendirilmediğini, 11/11/2020 tarihinden sonrası için ciddi kullanımın talep edilebileceğini, öte yandan davalı Şirketin kesinleşen yargı kararlarına rağmen sürekli olarak "..." "... ..." ibareli marka başvuruları yaptığını, bunların önüne geçebilmek adına 2019/34577 sayılı başvurunun yapıldığını, mahkeme kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının, davalı Şirketin 2018/117584 sayılı marka başvurusuna yaptığı itirazın reddine dair 2020-M-3152 sayılı YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü ve davacının 2019/34577 sayılı başvurusunun reddine dair 2020-M-3210 sayılı YİDK kararının iptali ile başvurunun tescili istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "..." ibareli itirazına mesnet markasının, SMK hükümlerinin aradığı şekilde, yoğun ve ciddi bir biçimde kullanıldığının ispat edilemediği, bu nedenle de davacının bu markasına dayalı olarak SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında bir koruma talep edemeyeceği, diğer yandan SMK'nın 6/9. maddesi anlamında davalı şirketin başvurusunun kötüniyetli olduğu iddiasının da kanıtlanmadığı,
diğer taraftan davacının dava konusu 2019/34577 sayılı "..." ibareli başvurusu ile "..." ibareli redde mesnet marka arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :01/06/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/598, K. 2024/886, 3 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama