KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/60
- Karar no
- 2024/246 TÜRK MİLLETİ ADINA
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 27/05/2019
- Numarası
- 2018/58 E. - 2019/182 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Marka, YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
866 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/05/2019 Tarih ve 2018/58 Esas - 2019/182 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacı Şirket'in "...", "..." ve benzeri ibareli markaların sahibi olduğunu, Türkiye genelinde bulunan 403 adet "..." mağazasında ayakkabı, bot, çizme, terlik, patik, kemer, çanta ve benzeri birçok ürünün satıldığını, davalı Şirket tarafından Türk Patent nezdinde 2016/103286 sayılı 5. sınıfta "..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, taraf markalarının iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, davacı markasının tanınmış olduğunu ve bu nedenle kanun koyucu tarafından tüm sınıflarda koruma altına alındığını, davalı markasının davacının seri markalarından zannedileceğini ileri sürerek, TPMK YİDK'in 2018-M-274 sayılı kararının iptali ile davalı marka başvurusunun hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı KHK 8/1 maddesinde düzenlenen iltibasın bulunmadığı, davacının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği kanıtlanmadığından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı,
davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalılardan ...İnş. İç ve Dış Tic. San.
Ltd.Şti.'nin " ... " markasını aynı zamanda müvekkiline ait "..." markasının da tescilli olduğu 05. sınıfta tescil ettirmek istediğini, müvekkili şirkete ait markalardan biri olan "..." markasının aynı zamanda TPE nezdinde "tanınmış marka" (maruf marka) olarak tespit edildiğini, tanınmış markaların, sadece tescilli olduğu sınıflarda değil tüm sınıflar bakımından kanun koyucu tarafından koruma altına alındığını, davalı şirketin tescil talebinin müvekkili firmanın tanınmışlığından yararlanmak amaçlı ve kötü niyetli olduğunu, her iki marka arasındaki benzerlik dolayısıyla iltibasın varlığının ortada olduğunu,
her ne kadar iltibasa konu müvekkiline ait "..." markası 3 harften, davalı Şirket'e ait "..." markası 6 harften oluşmakta ise de, davalı Şirketin markasının son 3 harfi olan "..." harflerinin iltibas bakımından da herhangi bir değerlendirmeye tabi olmayacağını, bu halde de iltibas değerlendirilmesi bakımından müvekkili firmaya ait "..." markası ile davalı şirkete ait "..." markasının ilk 3 harfi olan "..." ibaresinin esas alınacağını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka tescil başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği,
buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesi (hükümsüzlük istemi bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi) anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
nitekim Yargıtay 11. HD.'nin 01.06.2016 gün ve 2015/11222 E.-2016/6030 K. sayılı kararıyla "..." ibaresinin, 01.12.2015 gün ve 2015/6173 E.- 2015/13737 K. sayılı kararıyla "..." ibaresinin, 02.11.2015 gün ve 2015/4471 E.-2015/11398 K. sayılı kararıyla "..." ibaresinin, 08.05.2015 gün ve 2015/1561 E.-2015/6580 K. sayılı kararıyla "..." ibaresinin , 03.06.2015 gün ve 2015/2863 E.-2015/7598 K. sayılı kararıyla "..." ibaresinin, 29.04.2019 gün ve 2018/936 E.-2019/3272 K. sayılı kararıyla da "..." ibaresinin davacının "..." asıl unsurlu markalarıyla benzer olmadığının kabul edildiği,
davacının "..." asıl unsurlu markaları ile dava konusu başvuru arasında benzerlik bulunmadığından davacının "..." ibareli markalarının tanınmış olmasının varılan sonucu değiştirmeyeceği, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/60, K. 2024/246, 16 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama