KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2024
- Esas-Karar No
- 2022/645 - 2024/846
- Esas no
- 2022/645
- Karar no
- 2024/846
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/01/2021
- Numarası
- 2020/359 E. - 2021/9 K.
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
871 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/01/2021 tarih ve 2020/359 E. - 2021/9 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacının satın almış olduğu taşıtlar için trafik sigorta poliçesini davalı banka nezdinde faaliyet sürdüren ... Sigorta AŞ ...
Şubesine yaptırdığını, ancak gelen poliçelerde her biri sıfır kilometre ve aynı şirket üzerine kayıtlı, aynı marka ve model taşıtlar için farklı meblağlar tahsil edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, her birinin 2.738,70 TL üzerinden tahsilatı gerektiğinden aradaki fark olan 23.083,43 TL'nin tahsili için davalıya noter aracılığı ile ihtar çekildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2020/2122 esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ileri sürerek,
itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçe pirim tutarlarının farklılık gösterebileceğine ilişkin davacı tarafa bildirimde bulunulduğunu, trafik sigortasının zorunlu mali sorumluluk sigortası olması sebebi ile primlerine müdahale edilemediğini, trafik sigorta poliçesi düzenlenecek araçlar için firma vergi kimlik numarası adı altında hangi referans ile eşleşeceği bilinmediğinden primlerin de önceden bilinmediğini, işlemler devam ederken farklı prim bedellerinin çıkması sonrasında davacıya bilgi verildiğini, uygunluk alınarak poliçe tanzimlerinin yapıldığını, davacıya iade edilmesi gereken bir bedelin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, poliçelerin tanzimi sırasında Banka yetkilisi tarafından 16/01/2020 tarihli e-mail ile " (...) Trafik her araç için farklılık gösterebilir. Onay gelmesi halinde tek tek firmanın referansı çekilerek çalışılacaktır." şeklinde bilgi verildiği ve davacı ... firması yetkilisi ...'ın ise 20/01/2020 tarihli e-mail ile "...
Bey telefonda görüştüğümüz üzere kaskoyu kendi sigortacımızdan yaptıralım (% 4 muafiyetli genişletilmiş kasko) ve poliçeleri size gönderelim. Trafik sigortalarını sizin yapmanızı rica ederim.
Hesabımız müsait." şeklinde yanıt verdiği, trafik sigortası poliçelerinin tanzimi sırasında hasarsızlık kademesi belirlenirken araçların aynı marka ve nev'i de olması tek başına bir kriter olmayıp, şirket adına kayıtlı araç sayısına bağlı olarak da kademenin değişkenlik gösterebildiği, trafik sigortası poliçelerindeki hasarsızlık kademeleri sistem verisi üzerinden elde edildiğinden davalı tarafından bu hususun davacıya bildirildiği ve davalı acentesi tarafından davacıdan onay alınarak poliçeler akdedildiği,
davacıdan onay alınarak tanzimi sağlanan trafik (zorunlu mali sorumluluk) sigortası poliçelerinde sigortacılık tekniği ve sistemi yönünden bir haksız ve fazla tahsilat bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı sigorta şirketinin müvekkil şirkete göndermiş olduğu maillerde hangi araç için -plaka bilgisi dahi verilmeden- hangi sigortanın hangi araca yapıldığı belirtilmediğinden müvekkili Şirket yetkililerinin de düzenlenen her poliçe için farklı miktarlar alındığını fark edemediğini, aynı riske sahip araçlar ve/veya işletenler için akdedilen sigorta sözleşmelerinin aynı prim üzerinden düzenlenmesinin esas olduğunu, sigorta şirketlerinin ilgili Yönetmeliği uygulamakla yükümlü olduğunu,
dava dilekçesindeki tek iddia bu olmasına rağmen bilirkişi raporunda sigortacılık teknik ve sisteminin ne olduğu yönünde herhangi bir açıklama yapılmadığını, Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Yönetmeliğine göre ilgili poliçelerde tek bir prim hesaplaması yapılması gerektiğini ve ilk sigorta poliçesinde belirlenen bedel olan 2.738,70 TL'nin diğer poliçelerde de aynı oranda belirlenmesinin yönetmelik hükümlerine göre zorunluluk oluşturduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ZMMS primlerinin fazla tahsil edildiği iddiasına dayanan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ZMMS poliçelerinin tanzimi sırasında hasarsızlık kademesi belirlenirken araçların aynı marka ve nev'i de olmasının her bir araç için aynı miktarda prim ödenmesi zorunluluğunu doğurmadığı, sigorta yaptırılan araç sayısına ya da başka parametrelere bağlı olarak da prim miktarının değişkenlik gösterebildiği, kaldı ki poliçe tanzimi sırasında davalı tarafından davacıya bilgi verildiği ve onay üzerine poliçelerin düzenlendiği,
tacir olduğu için basiretli davranmakla yükümlü bulunan davacının hangi sigortanın hangi araca yapıldığı belirtilmediğinden her poliçe için farklı miktarlar alındığını fark edemediklerine dair iddiasının dinlemeyeceği, bunun yanında her aracın aynı özelliklere sahip olduğu bilindiğine göre, hangi araç için ne miktar tahsilat yapıldığının anlaşılamadığı iddiasının da hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/645, K. 2024/846, 3 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama