KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Esas No
- 2022/654
- Karar No
- 2024/942
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 02/03/2021
- Numarası
- .....
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.342 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/03/2021 Tarih ve 2019/177 Esas - 2021/50 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ........ ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaları bulunduğunu, davalı Şirketin "..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddediliğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvuruda müvekkilinin markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin aynen yer aldığını, başvurunun tescil edilmek istendiği 29 ve 30 sınıf malların itirazına mesnet markaları kapsamında da bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markasının serisi olarak algılanacağını,
tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ve dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek.....sayılı YİDK kararının 29 ve 30 sınıf mallar yönünden iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde anılan malalar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, tarafların markaları arasında işitsel, anlamsal ve görsel benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin "......" gibi Türkiye’de yaygın kullanılan, ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markası arasında, uyuşmazlık konusu olan 29. ve 30. sınıf mallar yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu, tarafların markaları arasında uyuşmazlık konusu tüm mallar yönünden emtia benzerliği bulunduğundan, davacının SMK'nın 6/5 ve 6/9 maddelerine dayalı iddialarının tartışma alanı bulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 2019-M-2242 sayılı kararının 29 ve 30. sınıfta yer alan mallar yönünden iptaline, dava konusu markanın sayılan mallar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinin karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvurunun bütün olarak "..." ibaresinden oluştuğunu, "..." ibaresinin ön plana çıkarılmadığını, ayrıca "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili, tarafların marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, tarafların markaların kullandığı sektörlerin farklı olduğunu, davacı marklarının tanınmış olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı Şirketin 23.03.2018 tarihinde "..." ibaresinin, 5., 29., 30., ve 32. sınıf mallarda tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak iltibas ve tanınmışlık gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazın da YİDK'in 2019-M-2242 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 11.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın, iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 06.05.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince, davacının itirazına mesnet markaları ile dava konusu başvuru arasında, başvuru kapsamında yer alan 29 ve 30. sınıf mallar yönünden, iltibas koşullarının oluştuğu, tarafların markaları arasında uyuşmazlık konusu tüm mallar yönünden emtia benzerliği bulunduğundan, davacının SMK'nın 6/5 ve 6/9 maddelerine dayalı iddialarının tartışılma alanı bulamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olup, bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, yalnızca davalı tarafların istinaf kanun yoluna başvurdukları gözetildiğinde, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık yalnızca dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında uyuşmazlık konusu 29 ve 30 sınıf mallar yönünden karıştırılma tehlikesi olup olmadığıdır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez.
Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir.
İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, uyuşmazlık konusu mallar , davacının itirazına mesnet markaları kapsamında da yer aldığından, tarafların markaları arasına emtia benzerliği şartının gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru "..." ibaresinden, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsuru da "..." ibaresinden oluşmaktadır.
Buna göre yapılan değerlendirmede, dava konusu başvuruda, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin öne çıkartılmadığı, markanın bir bütün olarak "..." şeklinde algılandığı, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2022 tarihli, 2021/1685 E.-2022/6319 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere "..." ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, buna göre uyuşmazlık konusu gıda malları yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı kanaatine varıldığından,
dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kabul edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... " asıl unsurlu markaları arasında, emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından,
6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden,
davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/06/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/654, K. 2024/942, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama