İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/826 K.2024/1022

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2020 tarih ve 2019/42 E. - 2020/292 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2022/826Karar2024/1022Tarih31 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.122 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
31 Mayıs 2024
Esas no
2022/826
Karar no
2024/1022
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
15/12/2020
Numarası
2019/42 E. - 2020/292 K.
Davacı
...
Vekilleri
—
Davalılar
.
Vekili
—
Davanın konusu
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.122 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2020 tarih ve 2019/42 E. - 2020/292 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava konusu 2017/101860 sayılı markaya itirazlarının davalı Kurum tarafından reddedildiğini, müvekkilinin faaliyet alanının oldukça geniş olduğunu, taşıtlar için yağlar, endüstriyel yağlar, denizcilik ve havacılık yağları, baz yağ, balmumu, beyaz yağ ve asfalt gibi ürünler ile petrokimyasallar ürettiğini, müvekkilinin 103965 sayılı tescilli markasının tanınmış marka statüsünde olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin tescilli markaları ile benzer olduğunu, “...” ibaresinin ... ve ... kelimelerinin birleşiminden oluştuğunu, ... ibaresinin “takım, ekip” anlamına geldiğini,

davalıya ait markanın esas unsurunun ... kelimesi olduğunu ve bir bütün olarak müvekkili şirkete ait marka ailesinden olduğu izlenimi yarattığını, taraf markalarının 35. Sınıfta yer alan aynı ve benzer hizmetleri kapsadığı göz önüne alındığında iltibasa yol açacak bir benzerliğin var olduğunun görülebileceğini, müvekkilinin 35. Sınıfta 2015/00335, 2001/18358, 99/015117 sayılı markalarının bulunduğunu, dava konusu markada da benzer emtianın yer aldığını, davaya konu YİDK kararındaki tespitlerin hatalı olduğunu, müvekkilinin 1-34 sınıf emtiayı kapsayan “...” markalarının bulunduğunu,

müvekkilinin özel korunan markalarda tescilli markasının bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, bu nedenle SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da korunması gerektiğini, davalı şahıs tarafından gerçekleştirilen fiili kullanımın ve davalı şahsa ait www...com.tr alan adının müvekkili şirketin ticaret unvanı ve marka haklarını ihlal ettiğini, davalının web sitesindeki kullanımında “...” ibaresinin ön plana çıkartıldığını, davalı şahsın, ... ibaresini dünyaca tanınmış ticaret unvanında taşıyan ve tanınmış ... markalarının sahibi olan müvekkilinin,

... ibaresini aynen müvekkili şirket gibi ticaret unvanında barındıran “...” ibaresini marka olarak kullanması halinde müvekkilinin hem marka hakkı hem de isim hakkının zarar göreceğini ileri sürerek 2018-M-11702 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, davalı şirket ticaret unvanından “...” ibaresinin çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, dava konusu marka başvurusu ile davacının mesnet markaları karşılaştırıldığında işaretler arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde bir benzerliğin bulunmadığını, başvuruya konu işaretin “...” ibaresinden oluştuğunu, anılan ibarenin davacı markalarından farklı bir marka olarak algılanabilecek nitelikte olduğunu, anılan ibarenin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, davacı yan markalarının tanınmışlığı ve SMK'nın 6/5. maddesinin koşullarının oluştuğu yönündeki iddiaların ispatlanamadığını, yine davacının SMK'nın 6/6. maddesi kapsamındaki iddialarının ve kötüniyete yönelik iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı şirketler vekili, müvekkilinin yaklaşık 15 yıldır “...” markasını kullandığını, 35. Sınıfta 2013/35958 sayılı ilk başvurularının tesciline karar verildiğini, ancak müvekkilinin tescil ücretini süresinde yatıramadığı için markasını alamadığını, müvekkilinin aynı ibareyi 2017/101860 sayısı ile de başvuru konusu ettiğini, müvekkilinin faaliyet göstermekte olduğu süre boyunca ticari faaliyetleri ve tanıtımları neticesinde tercih edilen bir marka olduğunu, “...” ibaresinin tek başına orijinal bir sözcük olmadığını, gerek ülkemizde gerek batı dillerinde hareketli,

taşınabilir anlamında kullanılan bir kelime olduğu gibi aynı zamanda cep telefonları ile özdeşleşmiş olduğunu, davacının anılan ibare üzerinde tekel hakkının bulunmadığını, müvekkili markasının tek başına ... ibaresinden oluşmadığını, markanın ihtiva ettiği unsurların tamamının bütün olarak davacı markalarından farklı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, markaların emtia listelerinin incelenmesinde "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı bağlayıcı maddeler. Katı yakıtlar: kömürler, odun.

Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları. Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, bal mumları (vakslar), parafinler.

Elektrik enerjisi mallarının bir araya getirilmesi; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri yöntemler ile sağlanabilir)" mal ve hizmetlerinin benzer olduğu, kalan mal ve hizmet sınıfları arasında benzerlik bulunmadığı, davalının markasının incelenmesinde; ... ibareli başvurunun hiçbir karakteristik unsur ihtiva etmeyen harflerle ve şekli bir unsur da içermeyecek biçimde “...” ve “...” kelimelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulduğu, “...” kelimesinin dilimize “mobile” kelimesinden geçerek yerleşmiş ve “Hareketli, taşınabilir.

Parçalar hâlinde yapılmış olup hava hareketleriyle kımıldayan heykel.” anlamlarına gelen bir ibare olduğu, bununla birlikte “...” kelimesinin tüketici tarafından günlük dilde “hareketli, taşınabilir” anlamları ile öncül olarak kullanıldığı gibi “cep telefonları” için de “mobile phone” ibaresinden kaynaklı olarak dilimizde yerleşik kullanımı ve karşılığı olan bir ibare olduğu,

dolayısıyla tüketicinin, “...” kelimesine cep telefonu ve cep telefonu aksesuarları satışı yapan işletmelerden alışkın olduğu gibi cep telefonları ya da genel anlamda internet erişimi olan ve tüketicinin yanında taşıyabildiği elektronik cihazlar için yapılan uygulamalar da genel olarak “... uygulamalar” şeklinde geçmekte ve ticaret hayatında hemen her sektörde faaliyet gösteren firmalar bu ... cihazlar aracılığıyla erişilebilen hizmetlerini tanımlarken “...” ibaresini yaygın bir şekilde kullandıkları,

bununla birlikte yine günümüzde “...” ibaresi bir başka alternatif anlamı itibariyle “otomobil” kelimesinin kısaltması için motorlu araçlar yönünden de kullanılmakta olup özellikle araç takip sistemleri için geliştirilen uygulamalarda da sıklıkla kullanılan bir sözcük olduğu, markadaki diğer kelime unsuru olan “...” ibaresi ise “takım” anlamına gelmekte olup marka bir bütün olarak, kelimelerin sahip olduğu kavramsal karşılıklarından uzaklaşıp bağımsız bir karakter kazanmamış ve “... takım” şeklinde kavramsal bir algı oluşturduğu,

taraf markaları bu kapsamda karşılaştırıldıklarında ortak olarak “...” kelime unsurunu içerdikleri, zira nasıl ki iltibas ihtimali için her koşulda görsel, kavramsal ve işitsel bir benzerliğin varlığı dahi aranmayabilirken, tam tersi bir şekilde benzerlik şartlarını sağlayan ortak unsurun zayıf ayırt edici niteliği karşısında bu benzerliğin iltibas ihtimaline yol açmayacağı sonucu da meydana gelebileceği, davacı yan markasının “akaryakıt, motorlu taşıtlar için yağlar vb nitelikteki mallar ile akaryakıt istasyonu-servisi hizmetlerinde” sektöründe uzun yıllara sari tescil ve kullanımlara dayalı olarak tanınmış marka olduğu,

davacının markasının tanındığı mal ve hizmet sınıfları ile bunlara benzer mal ve hizmet sınıfları yönünden ( davalı markasının emtia listesinde de yer alan) ... kelimesinin zayıf marka özelliğinin yok olacağı, tanınmış markanın sulanması ihtimalinin gündeme geleceği, davalının markasının davacı markasının ... ibaresini aynen içerdiği göz önüne alındığında belirlenen mal ve hizmetleri yönünden iltibas tehlikesinin doğacağı, bununla birlikte kalan mal ve hizmetler yönünden davacının tanınmışlığının koruma sağlamayacağı,

... ibaresinin zayıf marka niteliğine bürüneceği ve davalının markasında benzer olmayan mal ve hizmetler yönünden yeteri ayırt ediciliği sağladığı, davalı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davacının "..." ibareli markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak benzer mal ve hizmet sınıfları ile sınırlı olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,

davacının tanınmışlığının bulunduğu mal ve hizmet sınıfları ile doğrudan bağlantılı ya da ilişkilendirilebilir düzeydeki emtiada, “...” ibaresinin tescilinin, davacının tanınmış markasından kaynaklı imajı, ayırt ediciliğini sulandırabileceği, ancak zaten davacının tanınmışlığının, dava konusu marka kapsamında karıştırılma ihtimaline ilişkin düzenleme uyarınca benzer görülen emtialarda mevcut olduğu,

“...” ibaresinin kavramsal niteliği de göz önüne alındığında, davacıya tüm sınıflar bakımından güçlü bir koruma bahşedilmesinin günümüz ticari ve teknolojik koşullarında yerinde olmayacağı, aksi takdirde gelişen dünya ve değişen gündelik hayat ve teknolojinin, bu gündelik hayata entegrasyonu doğrultusunda hayatın her alanına yerleşmiş “...” kavramının, davacının inhisarına bırakılması gibi bir sonucun meydana geleceği, anılan ibarenin bu anlamı nedeniyle dava konusu markadaki kullanımının, karıştırılma ihtimaline ilişkin düzenleme anlamında benzer görülmeyen emtialarda, dava konusu markanın tescilinin,

davacının tanınmış markasının ayırt edici karakterini ne şekilde zayıflattığı, itibarını ne şekilde zedelediği veya davalının nasıl bir haksız menfaat temini sağladığı gibi bir yorumda bulunulmasına yol açacak nitelikte herhangi bir delilin de dosyaya ibraz edilmediği görülmüş olup tanınmışlık düzeyine ilişkin tescil engeliyle ilgili düzenlemedeki şartların somut uyuşmazlıkta oluşmadığı, somut olayda davacı yanın ticaret unvanı ...şeklinde olup ticaret unvanının tek başına “...” ibaresinden oluşmadığı, “...” şeklinde ayırt edici vasfı yüksek bir kelime ile birlikte oluşturulduğu,

keza yine davacıya ait www...com.tr, www...com alan adlarının da içerik itibariyle dava konusu markadan farklı mahiyette olduğu, kaldı ki “...” ibaresinin yukarıda açıklanan kavramsal karşılığı itibariyle davacı lehine her hâl ve koşulda üstün bir hakkı zaten sağlamayacağı, başka bir ifadeyle davacı ticaret unvanının dava konusu marka ile benzer olmadığı,

davalının kendisine “...” şeklinde bir markayı seçerken, davacının tanınmış markalarından yararlanma veya markanın tescilini ötesinde bir amaçla başvuru konusu edildiğinin davacı yanca ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile YİDK'nın 2018-M-11702 sayılı kararının "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar.

Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı bağlayıcı maddeler. Katı yakıtlar: kömürler, odun. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları. Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, bal mumları (vakslar), parafinler.

Elektrik enerjisi mallarının bir araya getirilmesi; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri yöntemler ile sağlanabilir)" hizmetleri yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı şirket adına tescilli 2017/101860 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu, "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar.

Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı bağlayıcı maddeler. Katı yakıtlar: kömürler, odun. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları. Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, bal mumları (vakslar), parafinler.

Elektrik enerjisi mallarının bir araya getirilmesi; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri yöntemler ile sağlanabilir)" hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu olan davalının başvuru markası ile davacının iltibas tehlikesi bulunduğunu ileri sürdüğü markalar arasında ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, ilgili tüketicilerin başvuruya konu "..." ibareli marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceğini, "..." ibaresinin ayırt ediciliğini tamamen oluşturduğunu,

tanıtma işareti olarak ‘zayıf’ bir marka seçen kimsenin, bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, markalar arasında 6769 s. Kanun'un 6/1. maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, bir markanın tanınmış olmasının, o marka ile benzerlik içeren markaların tesciline her durum ve şart altında engel olunabileceği anlamına gelmeyeceğini, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/5. maddesindeki (Mülga md. 8/4’teki) şartların oluşmadığını, 6769 s. SMK'nın 6/6 kapsamındaki hak sahipliği yönündeki iddiasının da hukuka uygun olmadığını, kötüniyet iddiasının yerinde olmadığını ileri sürerek,

ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, markaların kapsamlarında bulunan "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı bağlayıcı maddeler.

Katı yakıtlar: kömürler, odun. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları. Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, bal mumları (vakslar), parafinler.

Elektrik enerjisi mallarının bir araya getirilmesi; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri yöntemler ile sağlanabilir)" mal ve hizmetlerinin benzer olduğu, kalan mal ve hizmet sınıfları arasında benzerlik bulunmadığı, davacı yan markasının “akaryakıt, motorlu taşıtlar için yağlar vb nitelikteki mallar ile akaryakıt istasyonu-servisi hizmetlerinde” tanınmış marka olduğu,

davalının "..." esas ibareli markası ile davacının "..." ibareli markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak benzer mal ve hizmet sınıfları ile sınırlı olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,

işin uzmanı ve dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, bu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu,

böylece bu mal ve hizmet sınıfları yönünden taraf markaları arasında iltibas bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024

Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/826, K. 2024/1022, 31 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 31/05/2024
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/826
Karar No
2024/1022
Tarih
31 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/826 K.2024/459
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/826 K.2024/401
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/827 K.2024/466
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/827 K.2024/514
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/828 K.2024/806
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/828 K.2024/673

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.