İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/963 K.2024/1215

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/02/2022 tarih ve 2021/67 E. - 2022/67 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2022/963Karar2024/1215Tarih28 Haziran 2024Okuma6 dk · 1.143 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/963
Karar No
2024/1215
Karar tarihi
28 Haziran 2024
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Tarihi
28/02/2022
Numarası
—
Davanın konusu
YİDK Kararının İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.143 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/02/2022 tarih ve 2021/67 E. - 2022/67 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin 2019/130633 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı gerçek kişinin bu başvuruya yaptığı itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edildiğini ve davalının 2019/31775 sayılı markası ile müvekkili başvurusu arasında karıştırılma tehlikesi olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin 2009 tarihinde başladığı ticari faaliyetleri kapsamında "..." ve "..." ibareli markaları kullandığını, bu markaları tanınmışlık düzeyine eriştiren emek ve çabaları

gözetildiğinde, dava konusu markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, 2009-2019

yılları arasında müvekkilinin faaliyetlerini "..." ibareli ticaret unvanı altında yürüttüğünü, davalı şahsın

redde mesnet alınan markasının, müvekkilinin önceki tarihlerde tescilli markalarının

sulandırılmasıyla oluşturulmuş bir marka olduğunu, davalı şahsın bu şekilde müvekkilinin gerçek

hak sahibi olduğu tanınmış markalarından haksız menfaat sağlama saikiyle hareket ettiğini, bu nedenle müvekkili tarafından davalı şahıs aleyhine 2019/31775 sayılı markanın hükümsüzlüğü

için açılmış olan davanın yargılamasının İzmir FSHHM’nde

devam ettiğini, müvekkilinin müktesep hak iddialarına mesnet aldığı markaları ile dava

konusu edilen markasının yazı tipi, renk şeması ve algıda bıraktıkları görsel etki açılarından

birebir aynı olduğunu, davalı şahsın, müvekkili başvurusuna itiraz ederken dürüstlük

kurallarına aykırı davrandığını ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-10859 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, taraf markalarının

birbirleriyle benzer olduğunu ve benzer mallarda kullanılacaklarından karıştırılma

ihtimalinin yüksek bulunduğunu, davacının öncelikli hak/gerçek hak sahipliği iddialarının, tescil yerine uygulanan alternatif bir

sistemi ifade edemeyeceğini, yani davacının bu iddialara dayalı olarak başvurusunun, önceki

tarihlerde tescile bağlanmış ve korunan bir markanın önüne geçerek korunmasını talep

etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının "..." ve "..." ibareli markaları için yaptığı

tanıtımlara dayanarak, dava konusu edilen "..." markasının tanıtıldığını ileri süremeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalı şahsın "... ... ...+şekil" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,

her iki taraf markasında yer alan "..." işaretinin, baskın olarak ön planda görüleceği, diğer yönden 16. sınıf mallar açısından emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, ortalama düzeydeki tüketici nezdinde başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalar algısı oluşabileceği, yani markaların karıştırılabileceği, SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların oluştuğu,

davacı taraf daha önceden tescilli olan "..." veya "..." ibareli markalarına dayalı müktesep hak iddiasında bulunmuş ise de başvuru konusu işaret ile davacının önceki markalarındaki işaret aynı olmadığından, müktesep hak koşullarından yararlanamayacağı, diğer yönden davacı taraf, başvuru ibaresi üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği, SMK'nın 6/9 maddesi anlamında kötü niyet iddialarını ileri sürmüş ise de bu hususların nispi ret sebebi olarak başkasının başvuru markasına engel oluşturan sebepler olup,

davacının kendi başvurusunun tescilini sağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, davalı gerçek kişinin ısrarlı ve kötü niyetli bir şekilde müvekkilinin "..." ve "..." esas unsurlu markalarını sulandırarak, aynı mal ve hizmetler üzerinde kullandığını ve bu suretle haksız kazanç elde ettiğini, bu markalarla ilgili tescil başvuruları yaptığını ve tıpkı huzurdaki davada olduğu gibi müvekkili marka başvurularına karşı haksız itirazlarda bulunduğunu, redde mesnet gösterilen markanın, müvekkiline ait markalarda kullanılan "..." ve "..." ibarelerine "-siz" ve "-sz" gibi basit eklemeler yapılmak suretiyle meydana getirildiğini, eldeki davada,

işaretler arasındaki kıyaslamadan daha önce hakkaniyet gereği müvekkilinin öncelik hakkının gözetilmesi ve gerçek hak sahipliğinin müvekkili lehine sonuç doğurması gerektiğini, her ne kadar taraf markalarında yer alan tek ortak unsur "..." ibaresi olsa da bu ibarenin müvekkiline ait markalardan sulandırılarak meydana getirildiğinin ve marka sahibinin söz konusu ibare üzerinde müvekkiline karşı hiçbir üstünlüğünün bulunmadığının kabul edilmesinde zorunluluk olduğunu, müvekkili adına davalı ... nezdinde koruma altına alınan 2017/79537 sayılı "... ... sizsiniz.... özel öğretim kursu" ibareli marka tescilinin de bulunduğunu,

markada "..." ibaresinin, başlangıç ve esas unsur niteliğinde yer aldığını, müvekkilinin bu markasının, koruma ve başvuru tarihi itibarıyla ret kararına dayanak markadan daha önceye dayandığını, bu itibarla müvekkilinin "..." ibaresi üzerindeki gerçek ve öncelikli hak sahipliğinin bu marka dolayısıyla da ayrıca kabul edilmesi gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların yeniden rapor alınmak suretiyle karşılanmadığını, çelişkili açıklamalar içeren ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulduğunu ileri sürerek,

ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet 2019/31775 sayılı "... ... ...+şekil" marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu,

zira redde mesnet alınan markada asli unsur olarak kullanılan ibarelerden biri olan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, dava konusu başvuru yönünden davacı yararına müktesep hak koşullarının da oluşmadığı, çünkü davacı adına tescilli önceki tarihli markaların esas unsurlarının başvurudan farklı olduğu, "..." ibaresini içeren 2017/79357 sayılı markanın ise süre yönünden müktesep hak koşullarını sağlamadığı, öte yandan gerçek hak sahipliği ya da başvuruya kötü niyetli olarak itiraz edildiği iddialarının ise eldeki davanın mahiyeti itibariyle tartışılmasına imkan olmadığı,

YİDK karar tarihi itibariyle hüküm ifade eden redde mesnet markanın, karıştırılma tehlikesi değerlendirmesinde dikkate alınmasında zorunluluk bulunduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/06/2024

Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/963, K. 2024/1215, 28 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 28/06/2024
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/963
Karar No
2024/1215
Tarih
28 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/963 K.2024/464
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/964 K.2024/497
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/964 K.2024/456
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/964 K.2024/1216
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/965 K.2024/1217
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/966 K.2024/1218

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.