KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/969
- Karar No
- 2022/798
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2022
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/04/2022
NUMARASI ....
DAVANIN KONUSU
İhtiyati Tedbir
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/04/2022 tarih ve 2022/115 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, 2020/96282 başvuru nolu ''..." ibareli markanın yayımına yapılan itiraza istinaden YİDK'nın 2022-M-119 sayılı itirazın reddi kararının iptalini, 2020/96282 numaralı marka başvurusunun tescile bağlanmış olması halinde tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğü için açılan davada davalının 2020/96282 başvuru numaralı ''...'' markasının dava süresince 3. kişilere devrinin önlenmesi ve söz konusu markanın kullanımının engellenmesi amacı ile ihtiyati tedbir verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği, bu nedenle ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunduğu,
taraf değişikliğinin yargılamanın uzamasına sebep olacağı gözetilerek üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik tedbir isteminin kabulüne karar verilmesinin yerinde olacağı, ancak davacının markanın kullanımının engellenmesi yönünde de ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, başvuruya ilişkin markanın kullanılması halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden söz edilemeyeceği, yine gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın da doğmayacağı gerekçesi ile bu yöne ilişkin tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili Şirketin tescilli markaları ile davaya konu markanın görsel ve fonetik olarak çok benzer olduğunu, tüketiciler nezdinde ciddi bir iltibas tehdidinin devam ettiğini, bu durumun engellenmesi adına davaya konu markanın kullanımının önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddine dair ara kararının kaldırılmasına, taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gibi esasen, somut uyuşmazlıkta davacının ihtiyati tedbir talebinin dinlenme koşullarının da bulunmadığı,
zira ihtiyati tedbirin şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünün yer aldığı, anılan hükme göre ihtiyati tedbir kararının sadece "uyuşmazlık konusu" hakkında verilebileceği, iş bu davada ise davalının başvuru konusu markasının tescili halinde hükümsüzlüğünün istendiği,
davacının anılan talebi yönünden, davalının markasından kaynaklanan haklarının kullanılmasının engellenmesi talebinin, davanın konusunu oluşturmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 159/1 ve 6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesi hükümleri birlikte yorumlandığında, bu türden bir tedbir isteminde ancak, kendisine karşı sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahiplerince, bu konuda herhangi bir talep ileri sürülen kişilerce bulunulabileceğinin kabul edilmesinin gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise herhangi bir tecavüz iddiasında bulunulmadığı anlaşılmakla,
ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2022
...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/969, K. 2022/798, 10 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama