KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Davacı Vekili Davalı
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/975
- Karar no
- 2024/1107
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/02/2022
- Numarası
- 2021/89 E. - 2022/43 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararı İptali
Karar Metni
1.097 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/02/2022 Tarih ve 2021/89 Esas - 2022/43 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, 2020/08485 sayılı marka başvurusunun 25/35/43. Sınıflarda yapıldığını, 25 ve 35. Sınıfların kabul edilerek yayınlandığını, davalının yayına itirazı üzerine itirazının reddedildiğini, davalının karara itiraz ettiğini, itirazın dava konusu YİDK kararıyla kabul edilerek müvekkilinin markasının reddedildiğini, müvekkilin markasını 2018'den beri kesintisiz kullandığını, Muğla Ortaca'da bulunan dükkanında "etnik ve otantik" giyim satışına ilişkin faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, markaların benzer olmadığını, ... kelimesinin düşük ayırt ediciliği olduğunu, kimsenin tekeline bırakılamayacağını, Coğrafi yer adı olduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK ararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin çok sayıda markası olduğunu, mobilya imalatı ve ihracatı yapan, yurtiçinde ve yurtdışında birçok bayiliği bulunan sayılı firmalardan olduğunu, müvekkilinin markalarının aktif olarak kullanıldığını, https://www...com/tr alan adında da kullanım bulunduğunu, kararın yerinde olduğunu, markaların benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "şekil+... ..." ibareli başvuru markası ile davalı firmanın "... + şekil+ ..." ve "... +şekil+ S" ibareli markaları arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas ihtimali koşulunun oluşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2021-M-517 Sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bütüncül olarak yapılan değerlendirme sonucu dava konusu marka başvurusu ile davalı markaları arasında karıştırılmaya neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, başvuru markasının ana unsuru olan “...” ibaresinin, davalı markalarında da birebir yer aldığını, bunun yanında redde mesnet markaların kapsadığı mal ve hizmetler ile başvurunun kapsadığı mal ve hizmetlerin aynı/ aynı tür/benzer nitelikte olduğunu, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunduğu değerlendirmesinin yerinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının "... ... + Şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, bu başvuruya davalı şirketin mesnet "..." markaları ile itiraz ettiği, YİDK'nın itirazı kabul ederek başvurunun reddine karar verdiği, bu bağlamda dosya kapsamındaki uyuşmazlığın davacının başvurusuna konu markası ile davalının itirazına mesnet markası arasında SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir.
Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacının başvurusuna konu ibarenin "... ... + Şekil" olduğu, başvuru konusu ibarede karşılaştırmada esas alınacak ibarenin "..." olduğu,
zira ... ibaresinin ayırt ediciliğinin olmaması nedeniyle iltibas karşılaştırmasında dikkate alınamayacağı, davalı şirketin 2013/30006 ve 2021/45803 sayılı markalarının da "..." esas ibaresinden oluştuğu, bu itibarla taraf markalarında karşılaştırılacak ibarelerin "..." ve "..." olduğu, bu ibarelerin okunuşlarının çok benzer bulunduğu, bu nedenle de tarafların markalarının benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı kanaatine varılmıştır.
Ancak 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanabilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının da gerçekleşmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden davalının itirazına mesnet markaları ile davacının başvurusunun kapsamında bulunan ve çıkarılan emtianın aynı/benzer olduğu, zira karşılaştırılan malların dağıtım kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri aynı olduğu gibi birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1. maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunduğu için davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi kanaat ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmelidir.
Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, istinaf başvurusunun sadece davalı ... tarafından yapıldığı dikkate alınarak vekalet ücreti taktir edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/975, K. 2024/1107, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama