KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1009
- Karar No
- 2025/1211
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/04/2023
- Numarası
- ....
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/04/2023 tarih ve 2022/275 E. - 2023/142 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, 2021/029218 başvuru numarası ile 35 ve 43. sınıflarda “... ...” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, bahse konu başvuruya davalı Şirket tarafından “abi’s” ibareli markalarına benzerliği gerekçesiyle itiraz edildiğini, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 35. sınıf bakımından reddedildiğini, 43. sınıf bakımından ise kabul edildiğini, bu karara yönelik itirazlarının ise YİDK tarafından reddedildiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvuru markası ile davalı tarafa ait markaların benzer olmadığını, markasının latince “...” anlamına geldiğini,
itiraz edenin markasının kök unsurunun “abi” olup erkek kardeş anlamına geldiğini, ... sözcüğünün ayrıca ... ve ... dilinde “....” anlamına geldiğini ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-5704 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı ... davalı markası arasında görsel ve işitsel açıdan iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, süresi içinde davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davaya konu 2021/029218 sayılı davacı markası ile davalı Şirketin redde mesnet markaları arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 43. sınıftaki hizmetlerin tamamı bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, SMK'nın 20. maddesi uyarınca geçerli bir itirazdan bahsedilebilmesi için itiraz ücretinin yatırılmasının gerektiğini, ancak davalı Şirket tarafından itiraz ücretinin yatırıldığına dair makbuzun dosyada bulunmadığını, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, SMK'nın 19/4 maddesi uyarınca davalı Kurumun, tarafları uzlaşmaya davet etmesinin gerektiğini, taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, markaları oluşturan ibarelerin anlamsal olarak farklı olduğunu, mahkemece eksk inceleme ile ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ...+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira taraf markalarının asli unsurlarını oluşturan "..." ve "..." ibareleri arasında yüksek düzeyli görsel ve işitsel benzerlik olduğu,
her ne kadar bu işaretler arasında kavramsal farklılık olduğu ileri sürülmüş ise de anılan ibarelerin kavramsal karşılığının, ortalama tüketicilerce bilinemeyeceği ve bu itibarla başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, ayrıca davalı Şirket tarafından yapılan itirazın da usulüne uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1009, K. 2025/1211, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama