KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Esas no
- 2023/1077
- Karar no
- 2025/1272
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/03/2023
- Numarası
- 2022/241 E. - 2023/80 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararı İptali-hükümsüzlük
Karar Metni
1.048 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/03/2023 tarih ve 2022/241 E. - 2023/80 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin ... ve ... markalarına yapılan maddi ve manevi yatırımlarla her birinin ayrı bir iktisadi değer kazandığını, itiraz sırasında itiraz gerekçeleri arasında ... markasının sayıldığını, itiraz formunda ... markalarının numaralarının dayanak olarak gösterilmediğini, YİDK kararında bu markaların değerlendirilmediğini, dilekçe içeriğinin çok daha önemli olduğunu, huzurdaki davada dava konusu markanın hükümsüzlüğü de talep edildiğinden davalara dayanak olarak itiraz aşamasında numaraları bildirilen ... markasının yanısıra,
itiraz içeriğinde marka ve markanın kullanıldığı ürün örnekleri sunulan 2011 38529 ve 2018 113735 nolu ... markalarının da dava konusu marka başvurusu ile karşılaştırılması gerektiğini, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, malların aynı olduğunu, ... markasının tanınmış marka olarak sicile kayıtlı olduğunu, markaların karıştırılacağını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek dava konusu 2022-M-5651 sayılı YİDK kararının iptalini ve markanın sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, markaların karıştırılmayacağını, davacının kötüniyetli olduğunu, marka başvuru sahibinin marka kullanımını da sadece halihazırda gerçekleştirmiş olduğu ticari faaliyetlere yönelik yapması gerekmediğini, yakın gelecekte faaliyet göstermeyi amaçladığı ticari faaliyet alanlarında da marka başvurusu gerçekleştirmiş olmasının marka tesciline engel oluşturmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait (2006/65583) sayılı "..." ibareli ve 2011/38529 ile 2018 113735 sayılı "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu,
diğer yönden davacının (2006/65583) sayılı "..." markası ile davalının markasının tamamı açısından emtia benzerliğinin oluştuğu, 2011/38529 ile 2018 113735 sayılı "..." ibareli marka açısından ise kısmen (3. sınıftaki) emtia benzerliği oluştuğu, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın "..." markasının kapsamının tamamı açısından, 2011/38529 ile 2018 113735 sayılı "..." ibareli marka açısından ise 3. sınıfta mallarda oluştuğu, davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, SMK'nın 6/4-5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı,
davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan, haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 2022-M-5651 sayılı YİDK kararının (bu davanın tarafları açısından) iptaline, dava konusu 2020/110751 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme tarafından verilen kararın açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece ek bir rapor ya da yeni bir rapor dahi alınmadan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bilirkişi raporu esas alınarak karar tesis edildiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmayıp çelişkiler barındırdığını, müvekkili yan markası ile davacı yanca mesnet gösterilen markalar arasında SMK 6/1 hükmü uyarınca karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu edilen marka başvurusu ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi halinde, davacı markalarının orta düzeydeki tüketici tarafından başvuru konusu marka ile benzer olarak algılanması ve karıştırılma ihtimalinin doğmasının mümkün bulunmadığını, karşılaştırılan markaların yazım stili, tertip tarzının da farklı olduğunu, YİDK kararlarının alındığı tarihteki koşullara ve ileri sürülen iddia ve delillere göre verildiğini, mahkemece 2011 38529, 2018 113735 sayılı “...” ibareli markaların YİDK iptal davası bakımından değerlendirilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait (2006/65583) sayılı "..." ibareli ve hükümsüzlük davası için mesnet alınan 2011/38529 ile 2018 113735 sayılı "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğu,
davacının "..." markası ile davalının markasının tamamı açısından emtia benzerliğinin bulunduğu, 2011/38529 ile 2018 113735 sayılı "..." ibareli marka açısından ise kısmen (3.
Sınıftaki) emtia benzerliğinin oluştuğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı,
benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği, mahkemece 2011 38529, 2018 113735 sayılı “...” ibareli markaların YİDK iptal davası bakımından değerlendirilmediğinin,
hükümsüzlük davası yönünden mesnet alındığının görüldüğü anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1077, K. 2025/1272, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama