KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1099
- Karar No
- 2025/1449
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Başkan
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/11/2022
- Numarası
- .....
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/11/2022 tarih ve 2022/70 E. - 2022/292 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, 1992 yılından beri süpermarket ve hipermarket sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin mal ve hizmetlerinde kullanılmak üzere tescil ettirdiği "..." ibareli çok sayıda markası arasında "... ..." markasının da bulunduğunu, hal böyle iken davalının "... ..." ibareli markanın 29, 30 ve 35. sınıflarda tescili isteğine yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa tescili istenen dava konusu "... ..." markasının aradaki benzerlik nedeniyle müvekkilinin "... ..." markasını çağrıştıracağını ve davalı şirketin müvekkilinin tanınmış markasından haksız yarar elde etmek amacıyla tescil başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek 2021-M-11911 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...yapılan tebligata rağmen cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davaya konu markanın kelime ve şekil unsurları ile birlikte genel izlenim bakımından davacının “Şekil+... ...” markasından uzaklaşmış ve farklılaşmış olduğu, dolayısıyla markaların ortalama düzeyde tüketici nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal bakımdan bir bütün olarak yaratacağı algı ve izlenim itibariyle benzer olmadığı, bu itibarla kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin benzer olmaması ve markaları oluşturan işaretlerin umumi intiba olarak farklılaşması nedeniyle ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibareli markasının 1999 yılından beri tescilli olup davaya konu markanın tescilinin talep edildiği 29, 30 ve 35. sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsadığını, ibarenin sektörü tanımlayıcı bir niteliği olmadığından aynı/benzer mal veya hizmeti sunan rakip işletmeler tarafından serbestçe kullanılamayacağını,
müvekkilinin çalışmalar ve yatırımlar ile perakende ticaret sektöründe kendisi ile bağdaştırılan ve ayırt edici bir nitelik kazanan ... ibaresini içeren "... ..." markasının davalı tarafından "... ...” kombinasyonu ile tescili isteğinin müvekkilin “seri marka ailesine sızma niteliğinde” bir girişim olduğunu, zira "... ..." ibaresinden oluşan markayı gören ortalama tüketicilerin zihninde ... sektöründe bilinen, tanınmış müvekkiline ait 2009/30731 sayılı "... ..." markasının akla geleceğini,
söz konusu bu markayı gören tüketicilerin müvekkiline ait ... ve/veya müvekkilinin private label olarak adlandırılan ürünlerinden biri ya da ekonomik olarak bağlatıntılı olan aynı grup şirketinden geldiğin düşünerek tercih ve talepte bulunacağını, dolayısı ile markalar arasında ilişkilendirilme ve karıştırılma tehlikesinin mevcut olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerin karşılaştırıldığı bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının ... ibaresini içeren tek markası olan "... ........ ..." markası arasında emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1099, K. 2025/1449, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama