KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1278
- Karar No
- 2025/1403
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2025
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 05/07/2022
- Numarası
- ....
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
909 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2022 tarih ve 2021/15 Esas - 2022/235 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin ... ... ....ait olan, yaklaşık 50 adet grup şirketin arasında yer aldığını, 1980’li yıllarda faaliyete başladığını, dokuma iplik ve perde üretiminde lider kuruluşlar arasında yer aldığını, 2005/29151 sayılı "... ..." ibareli tanınmış markasının bulunduğunu, davalı gerçek kişilerin "..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, zira her iki markanın asli unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğunu,
müvekkilinin markası tanınmış olduğundan SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'ın 2020-M-10009 sayılı sayılı kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararlarının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, taraf markalarının başvuru konusu edilen mallarda birebir aynı/aynı tür emtiaları kapsadıkları göz önüne alındığında, markalar arasında bir benzerlik ve buna bağlı olarak iltibas ihtimali bulunmadığı kanaatine varılması için işaretlerin ayırt edici unsurları yönünden ciddi anlamda birbirlerinden uzaklaşmış olmaları gerektiği, taraf markalarında farklılaşan unsurlar olan “...” ve “...” ibarelerinin bütünsel ayırt ediciliklere katkılarının oldukça sınırlı olduğu, “...” ibaresinin doğrudan sıfat, “...” ibaresinin ise dilimizde de “...” olarak yerleşmiş bir renk adının karşılığı olduğu,
markaların bu haliyle bütün olarak birbirlerinden yeterli düzeyde ayrıştıklarından bahsedilemeyecekleri, ortalama bir tüketicinin dava konusu markayı, daha evvelden bildiği, tanıdığı, ürünlerini deneyimlediği davacı markaları ile, anılan marka kapsamındaki ürünler ile aynı tür ürünlerde, aynı satış noktalarında ve hatta aynı raflarda karşı karşıya kalma ihtimalinin varlığı gözetildiğinde, dava konusu markayı da davacı yanın önceki markasının yeni bir versiyonu olarak markayı algılama yanılgısına düşme ihtimalinin bulunduğu, zira “...” sözcüğünün 24. sınıf emtialar açısından ayırt ediciliği bulunan bir kelime olduğu,
bu kabulün muhtelif yargı kararları ile de tespit edilmiş bulunduğu, ilgili tüketicinin iki ayrı marka karşısında olduğunu algılasa dahi bu markaların kaynakları yönünden aralarında iktisadi ya da idari bir bağ bulunduğu zannına kapılabileceği, bu durumun ise tam olarak karıştırılma ihtimalinin bir karşılığı olduğu,
hal böyleyken markaların aynı emtiaları içeriyor oluşu ve ayırt edici unsurları bakımından taşıdıkları yüksek benzerlik itibariyle aralarında oluşan benzerliğin iltibas ihtimaline neden olabileceği, tanınmışlık iddiasının ise dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'ın 2020-M-10009 sayılı sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, markaların asli unsurlarının farklı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, tarafların marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 maddesi anamında benzerlik bulunmadığını, mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarının kendi içinde çelişkili olduğunu, markalarda ortak olarak yer alan ve "dokunmak" anlamına gelen "..." ibaresinin ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğunu, anılan ibarenin davacının tekeline bırakılamayacağını, dava konusu başvurunun genel izlenimi itibariyle davacının markası ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... ..." ibareli marka arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 24. sınıf malların redde mesnet marka kapsamında da yer aldığı,
her iki markanın asli unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, başvuruda farklı olarak yer alan ve Türkçe'de bir renk ismi olan "..." anlamına gelen "..." ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, Yargıtay 11. HD.'nin davacının "... ..." ibareli markasını, "... ...." ibareli marka başvuruları ile benzer bulan 2011/216E.- 2012/6948K., 2021/3379 E-2022/7322 K, 2021/8712 E-2023/2914 K, 2022/4189 E-2024/107K sayılı, 2024/4354 E-2025/2691 ilamlarının da aynı yönde olduğu anlaşılmakla, davalılar ..., ..., ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1278, K. 2025/1403, 7 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama