KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2025
- Esas no
- 2023/1309
- Karar no
- 2025/1570
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 04/05/2023
- Numarası
- 2022/425 E. - 2023/185 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Tescili
Karar Metni
756 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/05/2023 tarih ve 2022/425 Esas - 2023/185 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2021/029069 sayılı "..." ibareli ibareli başvurusunun, davalı Şirketin 2017/07632, 2017/29970 sayılı ve "...", "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin 99/008144 sayılı ve “... şekil” ibareli markasının serisi niteliğinde olduğunu, ayrıca dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, redde mesnet markaların ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu,
markalar arasında emtia benzerliğinin de bulunmadığını ileri sürerek, 2022-M-11358 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili,; müvekkilinin, tüm dünya ve ülke çapında tanınmış “..." esas unsurlu markanın sahibi olduğunu, “...” markasının aynı zamanda T/03150 başvuru numarası ile tanınmış markalar sicilinde de tescilli olduğunu, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, davacının müktesep hak iddiasının da haksız olduğunu savunarak davanın reddi istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, hem dava konusu markanın kapsamında yer alan bütün hizmetlerin redde gerekçe markanın kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal olarak bütünsel algı itibariyle iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle dikkat, bilgi ve özen düzeyi yüksek olan müşteri grubunun bile yanılgı yaşamasının mümkün olabileceği, dolayısıyla dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının müktesep hak iddia ettiği markanın 14. sınıfta yer alan malları kapsadığı,
dava konusu markanın ise 35. sınıftaki hizmetleri kapsadığı, dava konusu markanın kapsamının müktesep hak iddia edilen markaya nazaran genişletildiği, bu nedenle davacı yararına müktesep hak koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu başvurunun müvekkilinin 99/008144 sayılı ve “... şekil” ibareli markasının serisi niteliğinde olduğunu, müvekkili yararına kazanılmış hak koşullarının oluştuğunu, diğer taraftan markalar arasına iltibas bulunmadığını, redde mesnet markaları oluşturan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, taraflarınca ibraz edilen delillerin ve bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, "..." ibaresinin müvekkilinin babasının adı olduğunu, uzun yıllardır anılan ibareyi marka olarak kullandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... +şekil" ibareli başvuru ile "..." ibareli redde mesnet markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu,
zira gerek dava konusu başvurunun gerekse redde mesnet markaların asli unsularının "..." ibaresinden oluştuğu, anılan ibarenin uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin zayıf olduğunun söylenemeyeceği, dava konusu başvuruda yer alan diğer ibare ve şekil unsurunun, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 35. sınıf hizmetlerin redde mesnet markaların kapsamında da bulunduğu,
davacının 14. sınıf mallarda tescilli önceki markasının, bu malların satışına ilişkin 35. sınıf hizmetler yönünden tescil edilmek istenen dava konusu başvuru yönünden müktesep hak sağlamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1309, K. 2025/1570, 12 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama