KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2025
- Esas no
- 2023/1317
- Karar no
- 2025/1571
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 22/02/2023
- Numarası
- 2022/431 E. - 2023/82 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Tescili
Karar Metni
797 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/02/2023 tarih ve 2022/431 Esas - 2023/82 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacılar vekili, müvekkilinin "..." ibareli başvurusunun, davalı şahsın "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ‘‘...’’ isimli müzik grubunun, piyasaya çıktıkları gün itibariyle müzik listelerine girerek büyük bir ses getirdiğini ve kısa bir süre içerisinde tanınmış hale geldiğini, redde mesnet "..." markasının, tanınmışlık düzeyine ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığını,
önceki markanın ayırt edici niteliğinin düşük bulunmasının, karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını, redde mesnet markanın tescilinin kötü niyetli olduğunu, kötü niyetli tescil edilen markaya dayanarak yapılan itirazın da kötü niyetli bulunduğunu, müvekkilleri tarafından, redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2022/204 Esas sayılı dosyasında açtıkları davanın derdest olduğunu ileri sürerek, 2022-M-13598 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekil, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibas bulunduğunu, her ne kadar davacıların oluşturduğu "... " grubu davacılar tarafından ileri sürülen müzik platformlarında belli bir tanınmışlığa ulaşmışsa da bu durumun davacıların başvurusunun tesciline imkan vermeyeceğini, davacıların kötü niyet iddiasının yersiz olduğunu, dava konusu başvurun kötü niyetli bulunduğunu savunarak, davanın reddi istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, tarafların markaları global olarak karşılaştırıldığında, kapsamlarındaki hizmetlerin aynı olduğu, müşterek olarak "..." sözcüğünü içerdikleri, başvuru markasında yer alan "-LER" ekinin çoğul eki olup markaları aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten uzaklaştırsa da, benzer olmaktan uzaklaştıracak yeterli ayırt ediciliğinin bulunmadığı, zira markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer kalmaya devam ettikleri, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu,
davacılar vekili her ne kadar tanınmışlık ve davalı şahsın kötü niyetli olduğunu ileri sürse de, bu hususların somut olayda davalı kurumun SMK m.6/1 hükmü uyarınca tespit ettiği nispi tescil engelini bertaraf edecek kabiliyette olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvurunun gerek ülke genelinde gerekse de uluslarası müzik alanında tanınmış hale gelerek ayırt edici hale geldiğini, dava konusu başvurunun tanınmışlık düzeyinin markalar arasında karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını, redde mesnet markanın ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karara verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira başvurunun tescil edilmek istendiği 41. sınıf hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında da yer aldığı,
redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen yer aldığı, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu 41 ayırt ediciliğinin düşük olduğunun da söylenemeyeceği, ayrıca dava konusu başvurunun tanınmış olmasının da başvurunun tesciline imkan vermeyeceği anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1317, K. 2025/1571, 12 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama