KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Esas-Karar No
- 2023/138 - 2025/363
- Esas no
- 2023/138
- Karar no
- 2025/363 TÜRK MİLLETİ ADINA
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/11/2022
- Numarası
- 2022/121 E. - 2022/352 K.
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük
Karar Metni
769 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2022 tarih ve 2022/121 E. - 2022/352 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2018/20846 sayılı 5.sınıfta tescilli "..." ibareli markasının bulunduğunu, davalı yanın 2020/131153 sayılı "..." ibareli 5.sınıf emtialara ilişkin tescil başvurusuna müvekkili tarafından gerçekleştirilen iltibas gerekçeli itirazın dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının benzer olduklarını, “...” ibaresinin başvuruda, uyuşmazlık konusu emtialar açısından ayırt edici olmayan unsur olarak kullanıldığını, dolayısıyla dava konusu markanın esas unsurunun “...” şeklinde algılanacak olduğunu, “...” ve “...” kelimelerinin benzer olduklarını,
“...” kelimesinin müvekkilinin markasında da aynı harf dizilimi ile yer aldığını, ortalama tüketicilerin ve hatta doktor ve eczacıların dahi markaları birbirleri ile karıştırabileceklerini, davalı yanın geniş bir seçenek özgürlüğü varken “...” şeklinde tercih ettiği markasının müvekkili markalarına yanaştığını, müvekkili markasının 40 yıla yakın bir süredir Türkiye pazarında yer aldığını, “...” markasının artık bir çatı marka haline geldiğini ileri sürerek, dava konusu 2022-M-695 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/131153 sayılı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, 5.sınıf emtiaların tüketicilerinin farklı anlam, görünüş ve telaffuzdaki davacı ve davalı markalarının aynı ticari kaynağa veya ticari-ekonomik yönden birbiriyle bağlı firmalara ait olduğunu düşünmeyecek düzeyde bilgili, dikkatli, gözlemci ve özenli olduğu dikkate alındığında “... ... ...” ibareli başvuru ile davacının “...” ibareli itiraz markalarının karıştırılabilecek veya ilişkilendirilebilecek derecede gerek görsel, anlamsal ve gerekse de işitsel anlamda benzer markalar olmadıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın kapsamında yer alan malların redde gerekçe markanın kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı ancak dava konusu marka ile davacı markası arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markası arasında ilgili bilinçli tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşılaştırılan markaların esaslı unsurlarını oluşturan "..." ve "..." ibarelerinin tüketicinin ilk bakışta dikkatini çeken başlangıçtaki ilk üç harflerinin ortak olduğunu, bunun dışında "V" ve "R" harfleri dışında harf dizilimlerinin de aynı olduğunu, başvuruda yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığını, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, yaygın kullanımla yüksek bir ayırt edicilik kazandığını, mahkemece ilgili tüketici kitlesinin uzmanlar dışında hasta ve hasta yakınları olabileceğinin, ilaçların reçetesiz de satılabildiğinin göz ardı edildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın reddine dair Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2020/131153 sayılı 5.sınıf emtiaları içeren "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet aynı sınıfta tescilli 2018/20846 sayılı"..." ibareli marka arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
zira karşılaştırılan markaların asli unsurlarının başlangıç kısımlarında "...-" harf dizilimi ortak olarak bulunuyorsa da, devamında itiraza mesnet markadan tamamen farklı bir kelime oluşturacak şekilde yer verilen harf ve sair kelime unsurları ile dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/5.maddesi uyarınca davacı markalarının tanınmışlığının başvurunun tesciline engel oluşturmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/138, K. 2025/363, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama