KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2025
- Esas-Karar No
- 2023/1638 - 2025/2105
- Esas no
- 2023/1638
- Karar no
- 2025/2105
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/04/2023
- Numarası
- 2022/304 E. - 2023/166 K.
- Davanın konusu
- YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
825 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/04/2023 tarih ve 2022/304 E. - 2023/166 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin ".../..." ibareli çok sayıda markanı sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek, davalı şirketin 2020/114169 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2022-M-7258 sayılı YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkilinin perakende sektörünün öncülerinden olduğunu, "..." markasının "perakende satış hizmetleri" yönünden tanınmış marka olarak kabul edildiğini, taraf markalarının iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, kapsadıkları emtia bakımından da ayniyet/benzerlik oluştuğunu, başvurunun kötüniyetle gerçekleştirildiğini ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, emtia benzerliğinin kısmen oluştuğu; günümüz piyasa koşullarında, sektör farkı olmaksızın ".../..." kelimesinin pek çok kişi ve firma tarafından ticari faaliyetler esnasında yoğun ve yaygın kullanımı neticesinde ayırt ediciliğinin zayıfladığı ve ticari faaliyetin “büyüklüğünü” telmih edici bir işaret haline geldiği; tüketiciler için ".../..." örtüşmesinin tek başına karıştırılmaya yol açmayacağının yaygın piyasa kullanımı ile sabit olduğu;
dava konusu markanın görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklılaştığı, taraf markalarının 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olmadığı ve emtia benzerliğine rağmen aralarında karıştırma ihtimali bulunmadığı; taraf markaları benzer olmadığından SMK’nın 6/5 maddesi anlamında bir tescil engeli bulunmadığı; ibarelerde yer alan farklı sözcük unsurlarının, işaretleri yeterince birbirinden uzaklaştırdığı; dolayısıyla da davacının, 6769 sayılı SMK’nın 6/6 maddesi uyarınca, alan adına dayanarak, davalı markasının tescilini engelleme hakkı bulunmadığı,
dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığı yönünde somut bir veriye ya da olguya rastlanmadığı, davacının kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Yargıtay içtihatları doğrultusunda taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, SMK'nın 6/1. maddesi şartlarının oluştuğunu, "..." ibaresinin 36. sınıf hizmetler yönünden de tanımlayıcı olduğunu, müvekkilinin ".../..." ibareli seri markaları tannımış marka olduğundan SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olarak gerçekleştirildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarında "..." ibaresi ortak olarak yer almakta ise de, ".../..." kelimesi Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliği oldukça düşük olup, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, diğer bir deyişle,
anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulünün gerektiği, aksinin kabulü halinde, tasviri ve vasıf bildirici veya ticaret alanında herkesin kullanımına açık ibareleri bir şekilde tescil ettiren kişilerin, bu ibarelerin başkaları tarafından kullanımına engel olmaları sonucunun doğacağı, bu kapsamda yapılan değerlendirmede dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet ".../..." asıl unsurlu markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvuruda yer alan "..." kelimesinin başvurunun davacının itiraza mesnet markalarından farklılaşmasını sağladığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.03.2023 tarih ve 2021/7210 E.-2023/1877 sayılı kararında "..." ibaresinin, 07.02.2023 tarih ve 2021/5747 E.-2023/650 K. sayılı kararında "..." ibaresinin, 30.11.2022 tarih ve 2021/4304 E.-2022/8493 K. sayılı kararında "..." ibaresinin davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunmadığı,
öte yandan taraf markaları benzer olmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, kötüniyet iddiasının ispatlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 14/11/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1638, K. 2025/2105, 7 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama