İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1674 K.2025/1940

Marka Hükümsüzlüğü Maddi ve Manevi Tazminat

Esas2023/1674Karar2025/1940Tarih17 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.220 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Ekim 2025
Esas-Karar No
2023/1674 - 2025/1940
Esas no
2023/1674
Karar no
2025/1940
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
15/11/2022
Numarası
2018/454 E. - 2022/362 K.
Davanın konusu
Marka İhlali, Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabet,
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.220 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Marka Hükümsüzlüğü Maddi ve Manevi Tazminat

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/11/2022 tarih ve 2018/454 E. - 2022/362 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin 2010 yılından beri ... ekspertiz sektöründe ... ekspertiz cihazlarını üretip sattığını, müvekkilinin 2014/77881 sayılı “...” markasının tescilli olduğunu, müvekkilinin markasını “franchise” yoluyla şubeleştirdiğini ve halihazırda 15’i aşkın şubesinin bulunduğunu, müvekkili ile davalı yanın 01.05.2016’dan beri tanışık olduğunu, davalının müvekkilinden franchise yoluyla bir cihaz aldığını ve taraflar arasında ticari ilişkilerin başladığını, davalının müvekkiline borçlarını ödeyememesi üzerine taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini,

ancak buna rağmen davalının “...” şeklindeki kullanımlarına devam ettiğini ve bu ibareyi kendi adına tescil ettirdiğini, davalının daha da ileri gidip müvekkilinin www.....com ve www.....com.tr şeklindeki internet sitelerine erişim engeli talebiyle şikayetlerde bulunduğunu, www.....com alan adındaki erişim engeli kaldırıldığı halde www.....com.tr alan adının halen engelli olduğunu, davalının ayrıca müvekkilinin iş yerlerinde polis aracılığıyla arama yaptırdığını, davalının da müvekkili gibi ... ekspertiz alanında faaliyet gösterdiğini,

bu nedenle taraf markalarının karıştırıldığını ileri sürerek davalı şirketin adına tescilli 2016/107564 sayılı markasının hükümsüzlüğüne, davalının marka hakkına ihlal eden eylemlerin durdurulmasına, 500 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.25/3 hükmüne göre müvekkili bakımından taraf sıfatı (husumet) bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili, müvekkilinin 2009 yılından beri dava konusu markayı kullanan ...’den 2018 yılında devraldığını, tescil sonra yapılmış ise de markanın bilinirliğinin çok daha önceye dayandığını, dava dilekçesinde atıf yapılan sözleşmenin tarafının müvekkili olmadığını, devir konusu dükkanın ise davacıya ait olmadığını, davacının ... ekspertiz işi yaptığına dair bir delili olmadığını, davacının ... ile muhtelif tarihlerde görüşmeler yaparak markanın kendine devrini istediğini, davacının aslen “...” şeklinde bir marka kullandığını, “...” ibaresi ile ticaret yapmadığını, davacının markasının makine üretimine ilişkin bulunduğunu,

müvekkili şirket adına tescilli markanın ise ... test ve işletmesine ilişkin olduğunu, hatta davacının müvekkili markasının hizmet sınıfında “... ...” ibaresi ile yaptığı başvurunun Kurum tarafından reddolunduğunu, davacının 10 yıldır süregeldiğini belirttiği faaliyetlerine rağmen bugüne kadar hep sesiz kaldığını, bu nedenle sessiz kalmak suretiyle hak kaybına ilişkin koşulların somut olayda meydana geldiğini, davacının, ... ile 2013 yılından beri ticaret yaptığını, davacının ... markasının ilişkin o dönem yapılan ticari görüşmelere dair 03.09.2015 tarihli mail yazışmalarının bulunduğunu,

davacının 6 yıl gibi bir süre boyunca haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ettiği eylemlere karşı sessiz kaldığını, müvekkili şirketin tescilli markasına dayalı olarak gösterdiği faaliyetler nedeniyle haksız rekabet koşullarının oluşmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü talep olunan davalı markasının tescil kapsamının 37. Sınıf ve 42. Sınıf olduğu, davacı markasının tescil kapsamının 12. Sınıf olduğu, dava konusu markada 37. Sınıfta yer alan bir kısım hizmetler ile davacı yanın ret gerekçesi markasındaki 12. Sınıf emtianın birbirleri ile benzerlik taşıdığı, SMK’nın 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtia yönünden gerçekleştiği, dava konusunun ... profesyonel test ve ekspertiz ibareli marka olduğu,

davacı markasının ise ... şeklinde görsel unsurlardan oluştuğu, esasen her iki markada da “...” ibarelerinin farklı harf karakterleri ile ve fakat birebir aynı mizanpajda, yani “...” ibaresinin kırmızı fon içerisine beyaz renklerde, “...” ibaresinin ise siyah fon içerisine beyaz renklerde olmak üzere yatay bir dikdörtgen/plaka kesitinde konumlandırıldığı, dava konusu markada ek olarak, tali nitelikte ve oldukça küçük harf karakterleri ile yazılmış “profesyonel araç test ve ekspertiz” ibarelerinin yer aldığı, ancak bu ibarelerin sektörel nitelikte kavramlar olmasından ötürü bütünsel ayırt ediciliğe zaten bir etkisinin bulunmadığı,

bu haliyle her iki taraf markasının da ilgili tüketiciler nezdinde birbirleri ile ayniyet düzeyinde benzerlik taşıdıkları, böyle bir durumda ise taraf markaları kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasındaki düşük düzeyli benzerliğin, işaretler arasındaki ayniyet derecesine yakın benzerlik hali ile birlikte değerlendirildiğinde işaretlerin tüketiciler nezdinde aynı iktisadi – idari kaynağı ait markalar oldukları, bu markalar altında gerçekleştirilen faaliyetlerin tamamının tek bir kaynağa ait veyahut o kaynağın verdiği izinle gerçekleştirildiği yönünde bir algı yaratacakları,

dolayısıyla tüketicinin daha evvel davacı markasından yararlandığı bir durumda, davacı markası kapsamındaki 12. Sınıf ürünlere yönelik hizmetleri kapsayan 37. Sınıftaki “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri.

Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri” alanında davalı taraf markası ile karşı karşıya kalması halinde, işaretler arasında organik bir bağ bulunduğunu düşünerek hareket edeceği, bu durumun ise nihai anlamda karıştırılma ihtimaline yol açacağı, dava konusu markadaki sair mal ve hizmetler bakımından ise davacı yanın önceki tarihli markasından kaynaklı olarak herhangi bir hakkının bulunmadığı,

sair mal ve hizmetler açısından karıştırılma ihtimaline ilişkin koşulların, emtiaların benzemezliği nedeniyle meydana gelmeyeceği, davalı yanca dosya kapsamında 10 yılı aşkın bir süredir “...” ibaresinin, ... ekspertiz – bakım hizmetlerinde dava dışı ... tarafından kullanılmakta olduğu, müvekkilinin de zaten 2016/107564 sayılı markayı anılan şahıstan devraldığını ileri sürdüğü, davalı şirket ile dava dışı ... arasında resmi ortaklık yapısı itibariyle herhangi bir bağlantı tespit edilemediği,

bir an için dava dışı ...’in “...” ibaresi ile uzun yıllardır aktif olarak faaliyet gösterdiğinin kabulü halinde dahi dava dışı şahıs ile davalı firma arasında doğrudan bir organik bağ bulunduğu anlaşılamadığından, dava dışı 3. Kişinin fiili kullanım ile hak sahibi olduğu bir varsayımda dahi bu kullanımları neticesinde elde ettiği hakkın, iş bu dosya davalısına sirayet etmeyeceği, 2016/107564 sayılı markanın davalıya devredilmiş olunmasının, davalıya, anılan markanın koruma tarihinin başlangıcı olan 29.12.2016 tarihinden itibaren bir hak sağlayacağı ve bu tarihten öncesine dönük bir hak ise sağlamayacağı,

kaldı ki davalı şirketin kuruluşunun zaten 20.03.2018 olduğu, davalı şirketin, faaliyette bulunduğu ... adresindeki işletmeyi dava dışı ...’den devraldığının kabulünde dahi anılan işletmenin dosya kapsamındaki Altındağ Belediyesine yazılan müzekkereden yine 04.12.2017 tarihinden beri faal olduğunun anlaşıldığı,

dolayısıyla bahsi geçen tarihlerin tamamının, davacı yanın iş bu davaya dayanak olan ve 23.09.2014 tarihinden beri koruma altında bulunan 2014/77881 sayılı markasından sonraki tarihli olduğu ve dava tarihi itibariyle de gerçekleştirilen faaliyetlerin üzerinden sınırlı sürelerin geçtiği, davacı yanın markasının 29.08.2015 tarihinde tescil edilmiş oluşu gözetildiğinde taraflar arasında gerek iş bu dava öncesinde yaşanan süreçler gerekse de işbu dava tarihi olan 27.12.2018 tarihi itibariyle, davalı yanın fiili kullanımlarına karşı, davacı yanın herhangi bir şekilde sessiz kaldığından bahsedilemeyeceği,

dava dışı ... bakımından taraflar arasındaki önceye dayalı bir ilişkinin var olduğunun kabulünde dahi bu durumunda bağımsız bir tüzel kişi konumundaki davalı tarafa bir hak sağlamayacağı, dosya kapsamındaki 01.05.2016 tarihli Franchise Sözleşmesi incelendiğinde, taraflarının ... Elektronik Bilgisayar Yazılım Ltdi. ile ...

Danışmanlık Otoekspertiz Test Merkezi Otomotiv Taşıma Bilişim İnşaat Taahhüt Ticaret ... olduğu, anılan sözleşme incelendiğinde sözleşmenin esasen bir satış sözleşmesi olduğu, sözleşme konusunun ...

Bayraklı adresinde bulunan 4x2 set olarak tanımlanan otomotiv test cihazının satımına yönelik bulunduğu, sözleşme içeriğinin bir franchise niteliğinde olmadığı, “...” markasının kullanım haklarına yönelik de olmadığı, dolayısıyla anılan sözleşme Kapsamında bir ihlal halinin mevcut olabileceği yönünde bir kanaate varılamadığı,

sözleşmenin sadece davacı ile dava dışı ... isimli kişi arasında 2016 yılına uzanan ve ...” markasının davacı yana ait olduğunun farkındalığını ortaya koyan nitelikte bir delil olacağı, davacı yanın davadaki tecavüz iddiası nedeniyle uğradığı zararlardan doğan tazminat talebini 556 s. KHK’nın 66/2-b maddesinde ve 6769 sayılı SMK’nın 151/2-b maddesinde yer alan “marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre yaptığı”, söz konusu maddenin bu seçeneği, marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanması sonucu elde ettiği kazancın gelir tabloları üzerinden hesaplanması ile bir bedel belirlenmesini öngördüğü,

bu bedel belirlenirken de markanın kullanıldığı ilgili sektöre bağlı olarak markasal kullanımın elde edilen gelire etkisinin araştırılması, kıyaslanması ve diğer birçok kriterin göz önüne alınması gerektiği, davalı yanın faaliyetleri nedeniyle elde ettiği kazanç miktarlarını gösterir herhangi bir veri dosyada mevcut olmamakla birlikte sektörel teamüller, eylemin süresi, davacı markasının yüksek tanınmışlığı,

tescilli olduğu süre gibi hususlar göz önüne alındığında 6769 s. SMK’nın 151/2-b bendi uyarınca ve TBK m. 50/2 uyarınca dosya kapsamında yer alan mevcut deliller ışığında davacının davalı yandan talep edebileceği maddi tazminat tutarı olarak 36,655,65-TL olacağı,

Markaların korunması hakkında 556 sayılı KHK'nın 62/1-6 ve TTK'nın 58/1-e maddeleri uyarınca bir tür haksız eylem niteliği taşıyan davalının haksız rekabet eylemi sonucu davacı marka sahibinin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar ile uzun süren çabalarla yaratılan marka imajının zedelenmesi nedeniyle davalının eyleminin MK ve TTK hükümlerine aykırı bir haksız eylem niteliğinde olması,

davacının manevi ticaret varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar nedeniyle manevi tazminat talebinin yerinde olduğu kabul edilerek bir taraf için zenginleşme amacı ve diğer taraf içinde önemli bir zarar doğurmayacak şekilde 30.000-TL manevi tazminatın uygun olacağı gerekçesi ile davalı ... yönünden pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davalı ... Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı adına tescilli 2016/107564 sayılı "...

Profesyonel Araç Test ve Ekspertiz + Şekil" ibareli markanın 37. Sınıfta yer alan "Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu).

Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri, hava taşıtlarının bakımı ve tamiri hizmetleri" mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı şirketin hükümsüzlüğe karar verilen mal ve hizmet sınıfları kapsamında yaptığı "otoekspertiz ve bakım hizmetlerinin" davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin men ve ref'ine, 36.655,65 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tüm istemlerin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının 2010 yılından itibaren otoekspertiz cihazları üretmekte olduğundan bahisle, 29.06.2015 tarihinde ... markasını tescil ettirdiğini iddia ettiğini, müvekkilinin davaya konu markayı.

2009 tarihinden bu yana iş bu markayı kullanan ihbar olunan ...'den Mart 2018 tarihinde devraldığını, her ne kadar tescili sonraki bir tarihte sağlanmış olsa da marka bilinirliğinin markanın tescilinden çok daha evveline dayanan ve uzun yıllardır sürdürdüğü ticari faaliyetinin bir sonucu olduğunu, yerel mahkemece deliller dikkate alınmaksızın hatalı ve eksik karar verildiğini, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen iş yerlerinin hiç birinin davacı adına olmadığını, davacının "..." ibareli markayı kullandığını,

markanın eski sahibi ... ile aralarında yaşanan ticari uyuşmazlıklardan sonra farklı bir faaliyet kolu için bile olsa iş bu markayı haksız yere sahiplenmeye çalıştığını, müvekkili şirketin 10 yıldır süregelen faaliyetine karşı bugüne dek herhangi bir yasal başvurusu olmayıp bunca zaman sessiz kalması sonucu, markayı daha sonra tescil ederek kullanan iyiniyetli kişiye karşı, marka terkin davası açma hakkını veya sonraki tarihli markanın kullanımını men etme hakkını kaybettiğini,

haksız rekabet olduğu iddia edilen fiilin davacı tarafından fiilen öğrenilmesinden itibaren 6 yıl gibi uzunca bir süre geçmiş olması davacının davasın da kötüniyetli olduğunun ve yine davacının ticari faaliyetlerini ... markası üzerinden yürüttüğünün de başkaca bir kanıtı olmasına karşın yerel mahkemece iş bu hususların değerlendirilmeyerek usulde ve esasta yanılgıya düştüğünü, usulüne uygun şekilde tescil edilmiş markanın tescil edildiği şekilde kullanılmasının markaya tecavüz oluşturmayacağını, davacının, müvekkili şirketin 10 yıldır kullandığı marka kullanımına itiraz etmeyip,

bu süre sonunda terkin istemesinin TMK m.2 gereğince hakkın kötüye kullanılması olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, marka ihlali, markaya tecavüz ve haksız rekabet, marka hükümsüzlüğü, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu markanın "... profesyonel test ve ekspertiz" ibareli, davacının markasının ise "..." şeklinde görsel unsurlardan oluştuğu, her iki taraf markasının ilgili tüketiciler nezdinde birbirleri ile benzerlik taşıdıkları, tüketicinin daha evvel davacı markasından yararlandığı bir durumda, davacı markası kapsamındaki 12. Sınıf ürünlere yönelik hizmetleri kapsayan 37. Sınıftaki “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu).

Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri.

Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri” alanında davalı taraf markası ile karşı karşıya kalması halinde, işaretler arasında organik bir bağ bulunduğunu düşünerek hareket edeceği, bu durumun ise nihai anlamda SMK'nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimaline yol açacağı, diğer yandan davalı şirketin kuruluşunun 20.03.2018 olduğunun belirlendiği, davalı şirketin, faaliyette bulunduğu adresteki işletmenin 04.12.2017 tarihinden beri faal olduğunun anlaşıldığı, bu tarihlerin davacı yanın iş bu davaya dayanak olan ve 23.09.2014 tarihinden beri koruma altında bulunan 2014/77881 sayılı markasından sonraki tarihli olduğu,

davacı yanın markasının 29.08.2015 tarihinde tescil edildiği gözetildiğinde taraflar arasında davalı yanın fiili kullanımlarına karşı, davacı yanın herhangi bir şekilde sessiz kaldığından bahsedilemeyeceği, davalı yanın faaliyetleri nedeniyle elde ettiği kazanç miktarlarını gösterir herhangi bir verinin dosyada mevcut olmaması nedeniyle mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminatların TBK'nın 50/2 uyarınca hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.553,24-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL maktu ve 868,46-TL nispi olmak üzere yatırılan toplam 1.138,31.TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 3.414,93-TL'nin davalı şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf aşamasında davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1674, K. 2025/1940, 17 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 27/10/2025
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1674
Karar No
2025/1940
Tarih
17 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1675 K.2025/1856
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1676 K.2025/1849
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1677 K.2025/1932
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1678 K.2025/1936
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1679 K.2025/1852
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1680 K.2025/1937

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.