KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2025
- Esas-Karar No
- 2023/1770 - 2025/2042
- Esas no
- 2023/1770
- Karar no
- 2025/2042
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 19/06/2023
- Numarası
- 2022/376 E. - 2023/279 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararı İptali Hükümsüzlük
Karar Metni
935 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/06/2023 tarih ve 2022/376 E. - 2023/279 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkiline ait 2020/116105, 2020/116157, 2020/116014, 2020/116039, 2020/136113, 2020/116007, 2021/059244, 2020/116141, 2020/108458, 2021/057242, 2020/116132, 2021/033949, 2020/116026, 2020/116046, 2020/116053, 2020/116164, 2020/116004, 2011/38529, 2018/113735, 2021/034696, 2020/115998, 2020/116019, 2020/116030, 2021/08121, 2014/06693, 2018/16446, 2020/116493, 2020/116137, 2020/116031, 2020/116009, 2020/116122, 2013/17718, 2014/12007 sayılı "..." ibareli ve asıl unsurlu markalarına dayanılarak,
davalının 2021/030806 sayılı "... ..." ibareli marka tescil başvurusuna tüm sınıflar yönünden itiraz ettiklerini, dava konusu markanın yayınına itirazın 2022-M-9648 sayılı YİDK kararı ile kısmen kabul edildiğini, oysa markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, malların aynı olduğunu, markaların karıştırılacağını, davalının kötü niyetli olduğunu, davalının seri halde benzer marka başvurusu yaptığını, emsal yargı kararları bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptalini ve markanın tescil edilmesi halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... ..." ve diğer "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; ancak başvuru markasının kapsamında bırakılan malların davacı markasındaki mallarla emtia benzerliği oluşmadığından, SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun gerçekleşmediği;
davacının "... ..." ve diğer "... " ibareli birçok sayıda 3. sınıfta tescilli markası olup, davalının basiretli bir tacirin yapması gereken davranış dışına çıkıp çoğu emtia benzerliği olan (MDB ve YİDK kararı ile çıkartılan benzer olan mallar) davacı markası ile neredeyse 4 ayrı kelimenin birebir aynı ibareleri seçip marka başvurusu yapmasının tesadüf olarak tercih edilmediği, bu davranışın SMK 6/9 maddesindeki iyiniyetli olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2022-M-9648 sayılı YİDK kararının iptaline, 2021/030806 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik veya iltibas ihtimalinin bulunmadığını, mahkemenin kendi içinde çelişkili şekilde hem emtia benzerliği olmadığı hem de benzerlik tespiti yaptığını, ayrıca kötü niyet iddiasının somut delillerle ispatlanmadığını, davalı başvurusunun ayırt edici nitelikte ve dürüst ticari amaçla yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemenin davalı markası “... ...” ile davacıya ait “... ...” ve “...” ibareli markalar arasında emtia benzerliği bulunmadığı hâlde kötü niyet gerekçesiyle markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, SMK m.6/1’in çifte benzerlik şartı gerçekleşmedikçe kötüniyetin uygulanamayacağını, markalar arasında görsel, sesçil ve anlamsal bir iltibas bulunmadığını, “...” ve “...” ibarelerinin farklı kelimelerden oluştuğunu ve tüketici nezdinde karıştırılmayacağını,
ayrıca müvekkilinin farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğini ve mal-hizmet benzerliğinin bulunmadığını, davacının tanınmış marka iddiasının ispat edilmediğini ve tanınmış markaya benzerliğin tek başına kötü niyet sayılmayacağını, Yargıtay kararları uyarınca kötü niyetin objektif emarelerle kanıtlanması gerektiğini, davacının bu yönde hiçbir delil sunmadığını, ayrıca tüm sınıflar yönünden hükümsüzlük kararı verilmesinin Anayasa m.35’te güvence altına alınan mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, kötü niyetin istisna olup iyi niyetin asıl olduğu hukuk sisteminde kötü niyetin dar yorumlanması gerektiğini,
davacı markaları hakkında kullanmama nedeniyle iptal davasının açıldığını ve bu davanın bekletici mesele yapılmamasının HMK m.165’e aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalının "... ..." ibareli marka tescil başvurusu ile davacıya ait "... ..." ve diğer "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;
davalının basiretli bir tacirin yapması gereken davranış dışına çıkıp, çoğu emtia benzerliği olan mallar için davacı markası ile neredeyse 4 ayrı kelime ile birebir aynı ibareleri seçip marka başvurusu yapmasının tesadüf olarak tercih edilmediği, bu davranışın SMK 6/9 maddesinde belirtilen şekilde kötü niyetli bir davranış olduğu,
dolayısıyla YİDK'nın dava konusu kararı ile davalının markasını kullanmak istediği 3. sınıf malların yanında 5. sınıf mallar için de başvuruyu reddetmesi gerekirken, 5. sınıf mallar yönünden davacının itirazını reddetmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1770, K. 2025/2042, 31 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama