İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1781 K.2025/2229

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2022 tarih ve 2020/75 Esas - 2022/422 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf…

Esas2023/1781Karar2025/2229Tarih21 Kasım 2025Okuma11 dk · 2.176 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
21 Kasım 2025
Esas-Karar No
2023/1781 - 2025/2229
Esas no
2023/1781
Karar no
2025/2229
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
15/12/2022
Numarası
2020/75 E. - 2022/422 K.
Davanın konusu
Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.176 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2022 tarih ve 2020/75 Esas - 2022/422 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin 1998 yılından itibaren cüzdan, kemer, valiz ve çanta imalatı, ithalatı ve satışı konusunda faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin markasını davalı şirketin markasından habersiz bir şekilde 18, 25 ve 35. sınıflarda 2001/16567 no ile tescil ettirdiğini, o tarihte davalının kol saati dışında bir ürü ve satışının bulunmadığını, müvekkilinin ise markasını ciddi kullanım ile maruf hale getirdiğini, 2018/02684 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun davalı şirketin davalı şirketin itirazı üzerine diğer davalı ...

2019-M-10482 sayılı YİDK kararıyla benzerlik ve tanınmışlık gerekçesiyle reddine karar verildiğini, oysa, davalı şirketin itirazı üzerine kullanım ispatı talebinde bulunduklarını, davalı şirketin ise tescilli markalarını 14. sınıfta "saat" emtiasında kulladığını ispat ettiğini, 26. sınıfta tescilli markası ve kullanımının bulunmadığını, saat emtiasıyla müvekkilinin başvurusu kapsamındaki 26. sınıf mallar arasında benzerlik kurulmasının anlaşılamadığını, davalı markalarının 25. sınıf yönünden sadece "baş giysileri" mallarında tescilli olduğunu,

müvekkilinin 2001/16567 sayılı markası 35 sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitle malların bir araya getirilmesi hizmetleri" için tescilli olduğundan, müvekkilinin 35. sınıfta talep edilen tüm hizmetler bakımından kazanılmış hakkının bulunduğunu, 25. sınıfta "kemerler" emtiasında eskiye dayalı tescilsiz kullanımının da bulunduğunu, davalının yurtdışında tescilli markalarının Türkiye'deki durumu etkilemediğini, müvekkilinin dava konusu başvurusunun önceki markalarının devamı, serisi niteliğinde olduğunu, kötüniyetli kabul edilemeyeceğini, davalı markalarının tanınmış da olmadığını,

davalı şirketin tanınmışlık tespit başvurusunun diğer davalı kurum tarafından reddedildiğini ileri sürerek, 2019-M-10482 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin dünyaca tanınmış "..." ve türevi markaların gerçek sahibi olduğunu, markasını davacıdan önce 01.04.1991 tarihinde tescil ettirdiğini, davacının ise müvekkili markalarının ülkemizde 18, 25 ve 35. sınıflarda tescilli olmamasından yararlanarak kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini, 2001/16567 sayılı markanın kullanılmaması nedeniyle açtıkları dava sonucu kısmen hükümsüzlüğüne karar verildiğini, davacının müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu markanın müvekkiline devri için astronomik rakamlar talep ettiğini, müvekkili kabul etmeyince müvekkili markasına iyice yaklaşan marka başvurularında bulunduğunu,

bir kısım marka başvurularının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, davacının amacının müvekkili markalarının tanınmışlığı ve itibarından yararlanmak olduğunu, davacı markalarının karışıklığa sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin sadece saat, takı, aksesuar alanında değil, kemer, pantolon, şallar, şort, ceket, denim, elbise, etek, giyim, çanta, cüzdan, telefon kılıfı, ayakkabı, mum, koku, güneş gözlükleri, akıllı saatler üzerinde de markasını kullandığını, davacının kazanılmış hakkının bulunmadığını, davacının müvekkilinin markalarını taklit ettiğini,

dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin alan adı ve ticaret unvanı nedeniyle de reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,

işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu; davacı yanın müktesep hak

iddiasına dayanak tutabileceği tek markasının 2001/16567 sayılı markası

olduğu, zira davacının sair markalarının tescil tarihleri üzerinden, işbu dava

konusu markanın başvuru tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin dahi

geçmediği, davacı yan ait 2001/16567 sayılı markanın ise

esas unsurunu taşıdığı görülmekle birlikte görsel mizanpaj anlamında dava

konusu markadan farklı olup tüketicinin dava konusu markayı derhal ve

tereddütsüz olarak davacı yana ait bir marka olarak algılayıp algılamayacağı

dahi tereddütlüyken bu durumu bir an için önceki markanın esas unsurunun

sabit tutularak görsel anlamda revize edilme ihtiyacından kaynaklı bir

değişiklik hali olarak yorumlanabilir ise de bu defa anılan marka kapsamında

yalnızca 18. sınıfta "Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul

başka sınıflarda yer almayan eşyalar: Çantalar, valizler, cüzdanlar, portföyler, çocuk taşımak için çantalar (portbebeler, kangurular), deri veya kösele kutular ve sandıklar, çek defteri

kılıfları, kart kılıfları, boş tuvalet çantaları, boş alet çantaları, anahtarlıklar, para çantaları,

torbalar, sırt çantaları, evrak çantaları, alışveriş ve okul çantaları, beslenme çantaları..." ve

35. sınıfta "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların

bir araya getirilmesi hizmetleri." mal ve hizmetlerin yer aldığı, halbuki dava konusu

markanın 26. sınıf malları kapsamakta olduğu, anılan mallar arasında olağan

şartlarda dahi doğrudan bir benzerlik ilişkisinin mevcut olmadığı, dolayısıyla

davacı yanın 2001/16567 sayılı markasına dayanarak, 26. sınıf mallar

açısından müktesep hak sahibi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı; davalı taraf markalarının "saat" emtiasındaki sektörel tanınmışlığının,

dava konusu 26. sınıftaki tuhafiye ürünleri ile olan benzemezliği, "..." ibaresinin yaratılmış bir sözcük olmayıp İngilizce bir kelime

oluşundan kaynaklı farklı mal ve hizmet sınıflarında, farklı hak

sahiplerince de tercih edilebilir bir ibare oluşu bir bütün olarak

değerlendirildiğinde, başkaca hiçbir unsur açısından (özellikle görsel

stilizasyon) davalı markaları ile benzerlik taşımayan dava konusu

markanın tescilinin, 6/5 maddesindeki koşullardan herhangi birinin

davalı lehine meydana gelmesi ihtimaline yol açmayacağı; davalı yan ticaret unvanı “...” ibaresini taşıdığı gibi

alan adı da yine www.....com ibaresinden oluştuğu, davalının internet

sitesi incelendiğinde ticari mevki çıkardığı ürün gamının, ülkemizdeki fiili

faaliyetlerine göre farklılaşarak deri mamulleri, çanta vb. ürünlerin de aktif ve

yoğun satışını gerçekleştirdiği görülmekle birlikte bizzat davalı taraf vekilinin de

belirttiği üzere bu faaliyetlerin ülkemizde mevcut olmadığı, zira davacı yana

ait önceki tarihli markaların varlığının, davalı yanın bu faaliyetlerini engellediği,

dolayısıyla temel olarak saat ve gözlük ürün ve aksesuarlarında davalı yanın

ticari faaliyetlerinin mevcut olduğu, bununla birlikte

davalı yanın söz konusu ticaret unvanı ve alan adından kaynaklı haklarının, davalı adına tescilli markalardan doğan hakların sağladığı sonucun ötesinde

davalı lehine ek bir koruma sağlamayacağı gibi iptali talep olunan YİDK

kararının gerekçesinde de bu hususta bir karar verilmediği; davalı yanın aynı esas unsura haiz markalarına dayalı olarak ileri

sürdüğü itirazlar kapsamında ek bir korumanın davalı lehine mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporundaki kanaatlerin görmezden gelindiğini, başkaca bir bilirkişi incelemesi de yaptırılmadığını, kararın eksik inceleme sonucu tesis edildiğini, bekletici mesele sayılmasını talep ettikleri dosyaların kesinleşmesinin beklenmediğini, dava konusu YİDK kararında müvekkili başvurusunun kötüniyetli bulunmadığını, müvekkilinin öncelikli hak sahipliği ve müktesep hakkının bulunduğunu, 26. sınıfın 14. sınıf "saat" emtiasıyla bağlantılı olmadığını, ilk derece mahkemesinin markanın hak sahipliğine ilişkin gerekçesinin hatalı olduğunu,

davalı şirketin 26. sınıfta tescili olmadığı gibi 25. sınıfta da markasının sadece "baş giysileri" emtiasında tescil edildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalı markasının sektörel tanınmışlığının diğer mal ve hizmet sınıfına sirayet etmeyeceğini, davalı markasının tanınmış da olmadığını, taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Katılma yoluyla davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin "..." ve türevi markalarının tanınmış olduğunun tespitine rağmen SMK'nın 6/5. maddesinin şartlarının oluşmadığı yönündeki kararın hatalı olduğunu, dava konusu başvuruya ilişkin YİDK kararında müvekkili markasının tanınmış olduğunun ve davacı şirketin müvekkilinin marka itibarından haksız yarar sağlayacağının açıkça belirtildiğini, davacının kötüniyetli olduğunun kesinleşmiş yargı kararlarıyla sabit olduğunu, müvekkilinin alan adı ve ticaret unvanından kaynaklı haklarına ilişkin değerlendirmelerin de hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, marka ile ilgili kurum kararının İptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davalı şirketin mesnet markalarının esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, başvurunun 26. sınıfta "Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler" emtiasında tescilinin talep edildiği,

davalı şirketin markaları kapsamında 26. sınıf mallar bulunmamakta ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.09.2019 tarih ve 2018/4081 E.-2019/5688 K. sayılı kararında, "Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar" mallarının 25. sınıf mallarla benzer bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, aynı taraflar arasında görülen davaya ilişkin 07.10.2024 tarih ve 2023/5358 E.-2024/7140 K. sayılı kararının da aynı yönde olduğu,

bu hale göre, emtia benzerliğinin kısmen sağlandığı ve dava konusu markanın emtia benzerliğinin sağlandığı mallarda kullanılmasının SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet vereceği; davacı tarafın emtia benzerliğinin gerçekleştiği mallar yönünden müktesep hak teşkil edecek bir markasının ise bulunmadığı; davacı tarafça yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı ileri sürülmüş ise de, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği;

her başvurunun kendi şartları içinde değerlendirilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin bekletici mesele talebinin de isabetli görülmediği; öte yandan, eldeki dava, başvurunun SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca reddine dair YİDK kararının iptali talebiyle açılmış olup, davalı şirketin tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının davanın konusunu oluşturmadığı anlaşılmakla, katılma yoluyla davalı şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

2-Ancak, hükme esas alınan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda tartışıldığı üzere, başvuru kapsamında yer alan "toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler" malları yönünden emtia benzerliği gerçekleşmemiş olup, ilk derece mahkemesinin kabulü de bu yöndedir. Bununla birlikte, mahkemece, "toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler" malları yönünden de davanın reddine karar verilmiş olup, sayılan emtia bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemesi ve davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, katılma yoluyla davalı şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 15/12/2022 gün ve 2020/75 Esas - 2022/422 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, ... 2019-M-10482 sayılı YİDK kararının başvuru kapsamındaki 26. sınıf " "toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler" malları yönünden KISMEN İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40-TL'nin mahsubu ile kalan 561,00-TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 8.500,00-TL bilirkişi ücreti, 143,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 216,00-TL tebligat gideri, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı masrafından oluşan toplam 9.351,50-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 4.678,75-TL'ye 54,40-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı eklenerek oluşan 4.787,55-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf aşamasında yapılan 492.00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek 246.00-TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,

9-Davalı ... tarafından yapılan herhangi bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

10-Davacı vekili tarafından istinaf aşamasında yatırılan 179,00-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

11-Harçlar Kanunu uyarınca davalı ... vekilinden alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90-TL’nin düşümü ile kalan 435,50-TL bakiye karar ve ilam harcının anılan davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

12-Davalı ... tarafından yapılan herhangi bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

13-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),

14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 21/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 03/12/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1781, K. 2025/2229, 21 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih: 03/12/2025
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1781
Karar No
2025/2229
Tarih
21 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1782 K.2025/2061
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1783 K.2025/2057
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1784 K.2025/2100
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1785 K.2025/2060
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1786 K.2025/2104
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1787 K.2025/2097

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.