KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2025
- Esas-Karar No
- 2023/1901 - 2025/2157
- Esas no
- 2023/1901
- Karar no
- 2025/2157
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 05/07/2023
- Numarası
- 2022/187 E. - 2023/275 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali
Karar Metni
1.770 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2023 tarih ve 2022/187 Esas - 2023/275 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı şirket vekili, müvekkiline ait 2021/116671 nolu “...” marka tescil başvurusunun, TÜRKPATENT YİDK’nın 14/03/2022 tarih ve 2022/M-2561 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin markasının "..." şeklinde oluşturulduğunu, "..." ve "..." ibareleri tek tek değerlendirildiğinde kelimeler ayrı ayrı ayırt edici vasfa haiz olmasa dahi kelimelerin birleştirilerek "..." ibaresinin "..." olarak kısaltılması ve kelimelerin "..." olarak bir araya getirilmesiyle markaya ayırt edici nitelik kazandırıldığını, marka başvurusunun bu haliyle sunulan hizmetin özelliğine işaret etmediğini,
davalı tarafından "..." ibaresinin doğrudan ... anlamına geldiği ifade edilmişse de günlük hayatta "..." ibaresinin farklı anlamlara geldiğinin de görüldüğünü, Google arama motoruna "... nedir" diye yazıldığında çıkan ilk sonucun parfümlerde kullanılan "..."nin kısaltması olduğunu, dolayısıyla “...” ibaresini gören bir tüketicinin bu ibareyi doğrudan ... olarak algılayacağını kabul etmenin doğru olmadığını, bir markanın SMK m. 5/1-b kapsamında reddi için her mal veya hizmet bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiğini,
bir işaretin ayırt edicilik karakterinin tüketicinin marka üzerinde uzun uzadıya düşünerek ulaşacağı sonuca göre değil markayı gördüğü ilk anda ve derhal gösterdiği tepki dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, TÜRKPATENT nezdinde "..." ibaresini içeren onlarca marka bulunduğunu, kurum tarafından “...” ibaresini tek başına içeren bir marka ayırt edicilikten yoksun veya tanımlayıcı bulunmayıp 35. sınıfta tesciline izin verilirken müvekkili şirketin “...” ibaresine ek kelime unsuru eklemesine rağmen başvurusunun tescil edilmemesinin idari istikrar ilkesine de aykırı düştüğünü,
müvekkilinin "..." ibareli marka üzerinde kazanılmış hak sahibi olduğunu, müvekkilinin 2004/30354 “... ... ... şekil” markasının tescilli bulunduğunu, müvekkilinin bu defa “...” ibaresine “...” ibaresini de eklemek suretiyle 35. sınıfta yeni bir marka başvurusunda bulunduğunu ileri ederek, TÜRKPATENT YİDK’nın 14/03/2022 tarih ve 2022/M-2561 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu marka başvurusunun başvuru kapsamından çıkarılan mallar/hizmetler bakımından tüketici nezdinde marka algısı oluşturmayan ve markanın asli işlevi olan kaynak gösterme işlevini yerine getirmeyen, asgari ayırt edicilikten yoksun bir işaret olduğunu, “...” ibaresinin “...” sektörünü ifade etmek için yaygın olarak kullanılan bir kısaltma olduğunun tespit edildiğini, bu çerçevede başvuru konusu "..." ibaresinin bir bütün olarak ihtiva ettiği anlam ve ilgili tüketici kesiminde oluşturduğu doğrudan algının, "... sektörüne yönelik ..." biçiminde olduğunu,
ibarenin ihtiva ettiği bu anlam ve oluşturduğu algı itibariyle ret kararına konu hizmetlerin özelliğini, amacını gösteren doğrudan tanımlayıcı bir ibare niteliğinde bulunduğunu, başvuru sahibi adına 2004/30354 sayı ile tescilli “... ... ... şekil” ibareli markanın dava konusu başvurudan farklı kelime ve şekil unsurları içerdiği tespit edildiğinden kazanılmış hak iddiasının yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusunun tescil talebinin reddedildiği “Sınıf 35.05: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç).
Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri için ayırt ediciliğinin bulunmadığı, bunların dışındaki redde konu hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin bulunduğu, dava konusu marka başvurusunun tescil talebinin reddedildiği “Sınıf 35.05: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfümeri;
kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç).
Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri için tanımlayıcı olduğu, bunların dışındaki redde konu hizmetler bakımından tanımlayıcılık içermediği, davacının marka işlem dosyası kapsamında dayanak yaptığı markanın çekişme konusu başvurudan farklı olması, uzun süreli kullanım ile ilgili delil ibraz edilmemesi,
başvuru markasında önceki tescilin kapsamının genişletilmiş olması nedeniyle kazanılmış hak iddiasının ispatlanamadığı, YİDK kararının iptali şartlarının kısmen oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2022/M-2561 sayılı kararının 35.05 "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler.
(İnsan ve hayvanlar için deodarantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmatikler hariç). Parfüm bekleri, (Yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri, belirtilen hizmetler perakente, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katolog vb. Diğer yöntemlerle sağlanabilir" hizmetleri dışındaki hizmetler yönünden iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde; “...” ibaresinin 6769 sayılı SMK’nın 5/1-(b) ve (c) maddeleri uyarınca ayırt edicilikten yoksun, doğrudan tanımlayıcı, vasıf bildirici ve herkesçe serbestçe kullanılabilir nitelikte olduğunu; bu nedenle markanın tescilinin mümkün bulunmadığını, söz konusu ibarenin mal ve hizmetlerin kaynağını gösterebilme işlevini yerine getirmediğini, ortalama tüketici nezdinde tanımlayıcı bir ifade olarak algılandığını, tek bir işletmenin tekelinde korunmasının rekabeti haksız biçimde kısıtlayacağını ileri sürülerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın tamamen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden; davalı şirketçe 35. sınıf hizmetler için 2021/116671 nolu “...” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğu, YİDK'in 14/03/2022 tarih ve 2022/M-2561 sayılı kararı ile nihai olarak, 35. sınıfta yer alan "Alıcı ve satıcılar için online ... (internet sitesi) sağlama hizmetleri." ile 35/5. sınıftaki tüm hizmetler için 6769 sayılı SMK’nın 5/1-(b) ve (c) maddeleri uyarınca başvurunun reddine karar verildiği, bu kararın davacıya tebliği üzerine iki aylık hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı,
somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dava konusu 35. sınıf hizmetler yönünden başvurunun 6769 sayılı SMK’nın 5/1-(b) ve (c) maddeleri uyarınca ayırt edicilikten yoksun, doğrudan tanımlayıcı, vasıf bildirici ve herkesçe serbestçe kullanılabilir nitelikte bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
6769 sayılı SMK'nın 5/1-b maddesi uyarınca, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler, 5/1-c maddesi uyarınca da ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler, marka olarak tescil edilmez.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; dava konusu "..." ibaresinin "eau de toilette" anlamında, "cilt spreyi olarak kullanılan hafif kokulu bir parfüm ve kolonya" olarak bilinen bir ürünün kısaltması olduğu, dolayısıyla 35/5. sınıfta parfümeri mallarının satışına özgülenmiş perakendecilik hizmetleri yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığı, mahkemece görüşüne başvurulan her iki bilirkişi heyeti raporunda da bildirilmiştir. Esasen mahkemece de bu hizmetler yönünden davanın reddine karar verildiğinden ve mahkeme kararını sadece davalı vekili istinaf ettiğinden, belirtilen hizmetler yönünden taraflar arasında bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
Ancak mahkemece görüşüne başvurulan ikinci bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere, “...” ibaresi, başvuru kapsamındaki 35. sınıfta yer alan "Alıcı ve satıcılar için online ... (internet sitesi) sağlama hizmetleri." yönünden de 6769 sayılı SMK’nın 5/1-(b) ve (c) maddeleri uyarınca ayırt edicilikten yoksun, doğrudan tanımlayıcı, vasıf bildirici ve herkesçe serbestçe kullanılabilir nitelikte olduğu kabul edilmelidir.
Zira "..." ibaresi aynı zamanda "..." anlamına da gelen zayıf bir ibaredir ve başvuruya yeterli ayırt edicilik sağlamamıştır. "..." ibaresi de "satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer" anlamındadır.
Nitekim Yargıtay 11. HD'nin "... ... ...” ibareli marka başvurusunun, "ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri" yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi uyarınca reddine dair YİDK kararını uygun bulan 21.10.2019 tarih ve 2018/5561 E.- 2019/6536 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.
Buna karşılık "..." ibaresinin diğer hizmetler yönünden, doğrudan doğruya aynı algıyı yaratmasının ve başvurunun 6769 sayılı SMK’nın 5/1-(b) ve (c) maddeleri kapsamında değerlendirilmesinin mümkün görülmediği, mahkemece görüşüne başvurulan ikinci bilirkişi heyet raporunda belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince, dava konusu başvurunun, başvuru kapsamındaki 35. sınıfta yer alan "Alıcı ve satıcılar için online ... (internet sitesi) sağlama hizmetleri." yönünden de 6769 sayılı SMK’nın 5/1-(b) ve (c) maddeleri uyarınca ayırt edicilikten yoksun, doğrudan tanımlayıcı, vasıf bildirici ve herkesçe serbestçe kullanılabilir nitelikte olduğu kabul edilerek,
davanın bu hizmetler yönünden de reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1901, K. 2025/2157, 12 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama