KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Esas-Karar No
- 2023/2052 - 2025/2187
- Esas no
- 2023/2052
- Karar no
- 2025/2187
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/02/2023
- Numarası
- 2022/267 E. - 2023/33 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.562 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/02/2023 Tarih ve 2022/267 Esas - 2023/33 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini 20,24,25,35.sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere gerçekleştirdiği 2020/167526 sayılı başvuruya karşı müvekkilinin karıştırılma ihtimali ve tanınmışlık gerekçeleri ile itiraz ettiği ancak bu itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, müvekkilinin ... ibareli markalar üzerinde öncelikli hak sahipliğinin bulunduğunu, başvuru markasının müvekkili markaları ile benzer olduğunu,
benzerliğin müvekkiline ait seri marka algısı yaratacağını, başvuru kapsamında yer alan sınıfların müvekkili markalarındaki sınıflarla aynı ve doğrudan ilintili mal ve hizmetler için yapıldığını, başvurunun "..." tanınmış markası ile mal ve hizmet benzerliği dahi gözetilmeksizin, başvuru konusu tüm hizmetler için reddinin gerektiğini, davalı tarafından, müvekkilinin “...” ibareli markaları ile çok benzer olan ve doğrudan müvekkili ve markalarını çağrıştıran “...” markasının tercih edilmesinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, ...
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2022-M-5548 sayılı kararının iptaline ve 2020/167526 sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, başvuru markasında vurgunun markanın tamamına yapıldığını, "..." şeklinde okunup algılanacağını, davalı markasından farklı renk, kelime ve şekil unsurlarını içerdiğini, yazı stilinin de tamamen farklı olduğunu, başka bir davada ... ibareli markanın karıştırılma ihtimalinin bulunmadığına karar verildiğini, tanınmışlığı iddia edilen markaların başvuru markası ile benzer olmadığını, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının itiraza mesnet gösterdiği "..." esas unsurlu markalarında yer alan mal ve hizmetler ile davalı markasında yer alan 20, 24, 25 ve 35.sınıf mal ve hizmetlerin aynı/ aynı tür/benzer mal ve hizmetler olduğu, marka işaretleri arasında benzerlik bulunduğu,
davacının marka işlem dosyasına itirazında SMK 6/6 maddesi kapsamında ... ibaresinin davacının ticaret unvanı olduğunu iddia ettiği ancak davacının ticaret unvanının kılavuz unsurunun “...” ibaresi olduğu ancak davacının ana sözleşmesini içerir ticaret sicili evrakına rastlanılmadığı gibi www.ticaretsicili.gov.tr adresinden yapılan araştırma neticesinde de davacıya ait şirket ana sözleşmesini içerir dokuman bulunamadığı, faaliyet konusu ve sicil tarihine ilişkin evrak bulunmadığından bu konuda değerlendirme yapılamadığı, haksız rekabet şartlarının somut olayda gerçekleşmediği, “...” markasının davacı yanın faaliyet gösterdiği 35.05.
Sınıfta yer alan “müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi” hizmetlerinde tanınırlığınının ispatına elverişli delillerin sunulduğu ancak davalının başvuru markası kapsamında bulunan diğer 20. 24, 25.sınıflara ait ürünler yönünden davacı markalarına yönelik kanunda geçen sulandırılma için gerekli şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRK PATENT YİDK'nin 2022-M-5548 sayılı kararının iptaline, 2020/167526 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markasının tek bir kelimeden oluşan farklı bir marka olduğunu, içerisinde "..." şeklinde okunup algılanacak bir kısmın bulunmadığını, karşılaştırılan markaların esas unsurlarının farklı olduğunu, bütünsel olarak karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, kullanılan yazı stili, şekil ve renk unsurları yönünden de benzerlikten söz edilemeyeceğini, 35.sınıfın 1.2.3.4.alt sınıflar hizmetlerin alıcı kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin yüksek olduğunun dikkate alınmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/05/2019 tarih, 2018/2250 Esas,
2019/3768 Karar sayılı kararında "..." markasının "..." ibareli marka ile benzer bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı gerçek kişinin, 29/12/2020 tarihinde 2020/167526 sayılı "...." ibareli markanın 20,24,25,35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için davalı ... başvurduğu, davacının "..." asli unsurlu markalarına dayalı olarak, iltibas ve tanınmışlık iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığınca taraf markalarının benzer görülmediği ve itirazın reddedildiği, davacının bu karara itirazının ise YİDK'nin 11/05/2022 tarih ve 2022-M-5548 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 12/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 06/07/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez.
Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir.
İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, dava konusu başvuru "...." ibaresinden, davacının itiraza mesnet markaları "..." asli unsurundan oluşmaktadır. Her ne kadar davacının itiraza mesnet markası dava konusu markanın başlangıç kısmında aynı harf dizilimi ile yer alıyorsa da, başvuruda "..." ibaresi ön plana çıkarılarak vurgulanmamış ve marka bütünsel bir algı oluşturacak şekilde tasarlanmıştır. Öte yandan tertip tarzı bakımından da dava konusu markanın davacı markalarına yaklaşması söz konusu değildir. Bu nedenlerle taraf markaları arasında, marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik
bulunmadığı sonucuna ulaşılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiş, SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında işaret benzerliği koşulu gerçekleşmemiştir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/05/2019 tarih, 2018/2250 Esas, 2019/3768 Karar sayılı kararında da "..." ibareli marka başvurusu, davacının "..." asli unsurlu markaları ile benzer görülmemiştir.
Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve davalı ... YİDK kararının iptali ile diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece YİDK iptali ve hükümsüzlük davalarının kabulüne karar verildiği halde, yerel mahkeme kararı, davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmemiştir. Bu nedenle davalı ...'in istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı gerçek kişiyi ilgilendiren hükümsüzlük kararına yansıtılması mümkün olmamıştır.
Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemli davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2052, K. 2025/2187, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama