KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Esas-Karar No
- 2023/2134 - 2025/2246
- Esas no
- 2023/2134
- Karar no
- 2025/2246 TÜRK MİLLETİ ADINA
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/05/2023
- Numarası
- 2022/351 E. - 2023/263 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.118 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/05/2023 tarih ve 2022/351 E. - 2023/263 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 1997’den bu yana tescilli “...” ve 2014’ten bu yana tescilli “...” ibareli yoğun şekilde kullanılan markaların sahibi olduğunu, davalı tarafından 25.12.2020’de tescili talep edilen “... ...” markasının, davacının itiraza mesnet markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, “...” ve “...” ibarelerinin, davacı markalarının asli unsurunu oluşturduğunu, aynı ve doğrudan ilintili 19. ve 35. sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsayan “... ...” markasının, “...” ve “...” ibaresini aynı şekilde asli unsur olarak içererek yazılış, okunuş, görsel,
işitsel ve tertip tarzı itibariyle ayırt edilemeyecek derecede benzerlik yarattığını, başvuru konusu markada yer alan “...” harfi ve “...” ibaresi ile kelime unsurlarını destekler nitelikteki şekil unsurunun markaya ayırt edicilik katmadığını ve “...” ve “...” markalarından uzaklaştırmaya yetmediğini, başvuru markasının davacı markalarıyla seri marka izlenimi yarattığını, “...” markasının 2008-M-3101 sayılı kararla tanınmış marka statüsüne kabul edildiğini, yüksek tanınmışlığı bulunan “...” VE “...” markaları ile davalı yanın markasının davacı markalarının itibarının zedelenmesine,
sulandırılmasına ve sıradanlaştırılmasına yol açacağını, başvurunun davacının “... ... Anonim Şirketi” ticaret ünvanı ile de iltibas yarattığını, haksız rekabet teşkil ettiğini, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürülerek, 2022-M-8758 sayılı YİDK kararının iptali ile 2020/165252 sayılı “... ...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Markalar Dairesi Başkanlığı kararıyla başvuruda kalan mal ve hizmetler bakımından yapılan inceleme sonucunda, 2020/165252 numaralı "... ..." ibareli başvuruya konu marka ile itiraza mesnet markaların benzerlik düzeyi ile çekişme konusu markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin benzerlik düzeyi bir arada bütün olarak değerlendirildiğinde davacı markaları ile SMK 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, itiraz sahibinin tanınmışlık ve diğer fikri haklar veya kişi hakları gerekçeli itirazlarının ispatlanamadığını, markaların benzer olduğu yönündeki iddianın, tek başına başvurunun kötü niyetle yapıldığını göstermeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... İnşaat Endüstriyel Temizlik Limited Şirketi, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, SMK m.6/1 çerçevesinde, 2020/165252 başvuru numaralı "Şekil+... ..." ibareli başvuru markası ile davacının itiraza ve davaya mesnet 2011/113200 sayılı “...” ibareli markasının, 35. sınıfa konu müşterek hizmetler bakımından potansiyel alıcılar nezdinde bırakacakları bütünsel genel izlenim yönünden görsel ve işitsel olarak karıştırılabilecek düzeyde benzerlik taşımadığı, ayrıca 2011/113200 sayılı markanın, iş bu davaya konu YİDK karar tarihi itibariyle koruması sona erdiğinden,
her halükarda söz konusu markanın, iş bu davaya konu marka bakımından itiraza/hükümsüzlüğe mesnet alınamayacağı, ... markasının dava konusu markanın başvuru tarihi olan 25.12.2020 itibarıyla "Gıda Perakendeciliği Hizmetleri" bakımından tanınmışlık düzeyini koruduğu tespit edilmişse de, "Şekil+...." ibareli başvuru markası ile tanınmışlık iddiasına konu ... markasının aynı veya benzer olması koşulunun karşılanmadığı, SMK m.6/5 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği, davacının ticaret ünvanının ayırt edici unsuru olan "..." ibaresi ile davaya konu "Şekil+... ..." ibareli marka arasında işaret benzerliği bulunmadığından,
başkaca bir inceleme yapılmasına gerek kalmaksızın SMK m.6/6 hükmü koşulunun gerçekleşmediği, kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin itiraza mesnet olup yenilenmediği tespit edilen markalarının başvuru tarihinin 20/12/2011 olduğunu, 25/12/2020 tarihli dava konusu marka başvurusunun, müvekkilinin markalarının 10 yıllık koruma süresi içinde yapıldığını, 2011/113200 sayılı "..." ibareli markalarının başvuru ile benzer hizmetler yönünden tescilli bulunduğunu, SMK'nın 6/1.maddesi anlamında emtia benzerliği şartının sağlandığını, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markalarının asli unsurunun başvuru markasında aynen başlangıç kısmında yer aldığından taraf markalarının bütünsel olarak benzerlik taşıdığını,
markadaki "..." ibaresinin 19.sınıf mallar ve 35.sınıfın 5.alt sınıfında bu malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri bakımından tanımlayıcı olduğunu, dava konusu markanın, müvekkilinin "..." markalarının inşaat/yapı malzemeleri için kullanılan bir seri markası algısını yarattığını, dava konusu markanın tescili halinde müvekkilinin markalarının tanınmışlığı nedeniyle SMK'nın 6/5.maddesindeki risklerin ortaya çıkacağını, "...-..." ibareli markalarının ticarete konu edildiği sektörü aşan bir tanınmışlığa sahip olduğunu, kapsamındaki tüm mal ve hizmetler bakımından başvurunun reddinin gerektiğini,
dava konusu markanın müvekkilinin markalarının sulandırılmasına ve haksız rekabete neden olacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, itiraz sürecinde davacının "..." ibareli markaları ile dava konusu başvuru benzer bulunarak benzer hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığı,
davacının "..." ibareli markaları ile başvuru kapsamında kalan mallar arasında emtia benzerliğinin bulunmadığı, öte yandan "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu markanın bir bütün olarak "..." biçiminde algılandığı, "..." ibaresinin markada ön plana çıkarılmadığı ve yer verilen şekil unsuru ile başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı,
öte yandan dava konusu markanın kapsamında 19.sınıf mallar ve 35.sınıfın 5.alt sınıfında 19.sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetlerinin bulunduğu, ne var ki 19.sınıf malların davacının itiraza ve davaya mesnet markalarının kapsamında bulunmadığı, 35.sınıfın 5.alt sınıfında 19.sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetlerinin ise davacının sadece 2011/113200 sayılı markasının kapsamında bulunduğu ve bu markanın da YİDK karar tarihinde ve dava tarihinde yenilenmeyerek hükümden düşmesi nedeniyle iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından,
davacı markalarının gıda perakendeciliği sektöründeki tanınmışlığının da tescil engeli oluşturmayacağı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği, SMK'nın 6/6.maddesindeki şartların oluştuğunun ve başvurunun kötüniyetle yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2134, K. 2025/2246, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama