KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Esas-Karar No
- 2023/2217 - 2025/2368
- Esas no
- 2023/2217
- Karar no
- 2025/2368
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/09/2023
- Numarası
- 2022/366 E. - 2023/339 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük
Karar Metni
955 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/09/2023 tarih ve 2022/366 E. - 2023/339 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin her düzeyde eğitim gören maddi sıkıntılar yaşayan öğrencilere öğrenimleri boyunca burs ve ayni yardım sağlayan toplumun kültürel, bilimsel ve sosyal gelişimine katkı sağlayan bir vakıf olduğunu, davalı ...'ın, "...
Zeytincilik" markasının 29.sınıfta yer alan “Zeytin, zeytin ezmeleri, Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyagı dahil), Yenilebilir bitkisel yağlar” mallarında tescili için gerçekleştirdiği marka başvurusuna müvekkilinin itirazının davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa marka tescil başvurusunda esas unsur “...” ibaresi olduğundan müvekkilinin tescilli markası "..."i çağrıştıracağını, "..." ibaresinin tamamının ... markasında yer alması nedeniyle tüketici tarafından karıştırılmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, her iki markanın da zeytinyağı ürün gamına yönelik olduğunu,
müvekkilinin “http://www.....com.tr” alan adını kullanmakta iken, davalının da “http://....com” adını alarak kendi tescilli adının tamamını değil sadece müvekkil ile özdeşleşen kelimesini kullandığını, davalının internet sitesi incelendiğinde de ... ibaresinin ve isminin öne çıkartıldığını, online olarak da sanal dünyada tanınan müvekkil markasının, müşteri çevreleri ve halk tarafından davalı markası ile karıştırılmasının olağan olduğunu ileri sürerek, Türk Patent YİDK'nın 05.08.2022 tarih ve 2022-M-10044 sayılı kararın iptaline, 2021/045329 sayılı ...
Zeytincilik ibareli markanın hükümsüzlüğüne, bu mümkün değilse markadan "..." harflerinin çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkile ait markanın şirketin kurucusu olan ...'ın birebir kendi isim ve soy isminden oluştuğunu, müvekkili ile davacının farklı alanlarda faaliyet gösterdiğini, her iki markanın da birbirleriyle karıştırılma/ilişkilendirme - ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin "ZEYTİNCİLİK” alanında faaliyetlerini sürdürdüğünü, ancak üretici değil genel anlamda zeytinyağı üreticilerinden tedarik etmiş olduğu zeytinyağı ve zeytin ürünlerini Ankara bölgesinde bulunan müşterisine temin etme amacı güden bir firma olduğunu, müvekkilinin herhangi bir taklit veya benzerlik amacı gütmediğini,
markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, her iki marka ve logodaki unsurların farklı olduğunu ve bu sebeple toplumda bırakılan intibanın da farklı olduğunu, markalar arasında biçimsel, görsel ve işitsel olarak benzerlik söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "Şekil+... ZEYTİNCİLİK" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "Şekil+... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, davacı tarafın "Şekil+...
ZEYTİNCİLİK" ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun ve SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin 29 ve 35.sınıfta tescilli 2019/19961 sayılı "..." ibareli markası ile dava konusu başvuru arasında işaret ve kapsam benzerliği bulunduğundan markaların karıştırılacağını, müvekkilinin "..." markası altında zeytinyağı üretimi yaptığını, zeytinyağlarının çeşitli ödüllere layık görüldüğünü, markanın müvekkili ile özdeşleştiğini ve tanındığını, her iki taraf markalarının hitap ettikleri tüketici kesimi bakımından markalar arasında karışıklığa ve dava konusu markanın davacının seri markalarından biri olduğu yanılgısına neden olacağını,
her iki markada öne çıkan ürünün zeytin/zeytinyağı olduğunu, başvuru markasının tescili nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğraşacağını, bu durumun da öğrencilerin, davacının sağladığı burs imkanından faydalanmasına engel olacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "...
ZEYTİNCİLİK+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu markanın "..." asli unsurunun içinde "..." ibaresinin ön plana çıkarılmadığı ve "..." ibaresinden bağımsız bir algı oluşturmadığı, dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı,
"..." ibaresinin, taraf markalarında ortak olarak yer almasının, markaların karıştırılmasına yol açmayacağı, marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış olmalarının da başvurunun tesciline engel olmayacağı, davacının SMK'nın 6/3.maddesi anlamında öncelikli hak sahipliğinin ya da SMK'nın 6/6.maddesi şartlarının oluştuğunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2217, K. 2025/2368, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama