KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Esas no
- 2023/2226
- Karar no
- 2025/2185
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 20/06/2023
- Numarası
- 2018/137 Esas - 2023/628 Karar
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
13/10/2017 tarihinde, müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Kayabaşı Mahallesi İstiklal Caddesi üzerinde Altınşehir istikametine doğru seyir halinde iken ışıklarda yolda yol cebinde bulunan ve ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın aniden sola dönmek üzere manevra yapması üzerine söz konusu kaza meydana geldiğini, müvekkilinin ağır yaralandığını, daimi sakat kaldığını, kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü ...'nin kusurlu olduğu belirtildiğini, dava ikame edilmeden önce 23/01/2018 tarihinde davalı ...
Sigorta A.Ş'ye başvuru yapıldığını, hasar dosyası açıldığını ancak davalı sigorta şirketi tarafından çok cüzi oranda ödeme yapma teklif edildiğini, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre 3.500,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi ve kaza tarihindeki bilinen ücret üzerinden aktüerya raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat içinde olmadığını, dava tarihi itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kabulü ile, 131.517,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 330.000,00TL poliçe limiti ile sorumlu olduğunun tespitine,) " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğü’nden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususları da değerlendirilmediğini, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması çelişkinin giderilmesi için dosyanın tekrar yetkili heyete gönderilmesi gerektiğini, dosyada mübrez bilgi ve belgelerin hiçbiri tarafların kusur oranlarını tespit etmeye elverişli bulunmadığını,
dava konusu kazaya ait kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu raporları ile sabit olan sigortalı araç sürücüsü kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin görülmüş olan ceza yargılamasında alınan kusur raporu hukuk hakimini bağlamadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile müteveffanın asli ve tam kusurlu olduğu kesin olduğunu, KTK'nın 86.maddesi hükmünce işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın kazanın meydana geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulacağını,
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Genel Şartlarda destekten yoksun kalma tazminatı ile sürekli sakatlık tazminatı hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,8 teknik faiz oranı, peşin değer formülü olarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün tazminat hesabında kullanılması gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 13/10/2017 günü saat 09:40 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki tescilsiz motoisklet ile Arnavutköy istikametinden Altınşehir istikametine İstiklal Caddesi üzerinde yeşil ışık ile birlikte seyir halinde olduğu sırada seyir istikametine göre sağ tarafında İETT durağından sola manevra ile dönüş yapan davalıya zmms ile sigortalı kamyonet sürücüsü dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı kamyonet ile çarpışması neticesi meydana gelen trafik kazası sonucu davacı yaralanmış ve bu yaralanma nedeniyle tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Kaza nedeniyle davalıya sigortalı araç sürücüsünün yargılandığı Küçükçekmece 14.
Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/426 Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan ATK kusur raporunda davalı sigortalı araç sürücüsü ... asli kusurlu bulunarak taksirle yaralama suçundan verilen para cezasına dair kararın kesinleştiği, mahkemece hükme esas alınan ATK kusur raporunda da davacı kusursuz, kamyonet sürücüsü ...'nin tam kusurlu olduğu tespit edilmiş olduğuna göre kesinleşen ceza mahkemesindeki kusur raporu ile mahkemece alınan kusur raporunun birbirini teyit ettiği,
dosya kapsamı ile olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamından hükme esas alınan aktüerya raporunun istinaf talep eden davalı vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı vekilinin süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde aktüerya raporunda ki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden aktüerya raporunda ki hesaplama yöntemi ile belirlenen tazminata ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Somut olayda; davacı tarafından dosyaya sunulan, davalı sigorta şirketinin hasar görüntüleme ekran çıktısı örneğine göre, davalıya 23/01/2018 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 02/02/2018 itibariyle davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüştür.
Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından istinaf talebi yerinde değildir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/2226, K. 2025/2185, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama