KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Esas-Karar No
- 2023/2232 - 2025/2557
- Esas no
- 2023/2232
- Karar no
- 2025/2557
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/02/2023
- Numarası
- 2021/589 E. - 2023/115 K.
- Davanın konusu
- Tazminat (Rücuen Tazminat
Karar Metni
1.150 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/02/2023 Tarih ve 2021/589 Esas - 2023/115 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin hizmet aldığı şirket çalışanları tarafından müvekkili aleyhine fazla mesai alacağı talebiyle açılan davaların kabul ile sonuçlanmış olup hüküm altına alınan alacakların tahsili için işçiler tarafından başlatılan icra takibi sonucunda müvekkilinin asıl alacak, faiz ve yargılama giderlerininden oluşan meblağı ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek 62.891,28-TL dosya borcu, 4.723,66-TL vergi ve 2.644,15-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 70.259,09-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan işçileri çalıştırdıkları dönem itibariyle sorumlukları oranında tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Kurumsal Hizmetler A.Ş. vekili, 2 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava dışı işçilerin müvekkili nezdinde çalıştığı sürelerin belli olup müvekkilinin sorumluluğunun bu süre ile sınırlı olduğunu, işe alma ve işten çıkarma işlemlerinin üst işveren davacı tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin sorumlu olduğu kabul edilse dahi bu sorumluluğun üst işveren davacı ile yarı yarıya olduğunu, müvekkilinin dava dışı işçiler ile yaptığı sözleşmelerin ihale şartnamesi doğrultusunda belirli süreli olduğunu ve işçiler tarafından dava açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalıları usulüne uygun tebligat çıkarılmasına rağmen davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 19/08/2022 tarihli raporu uyarınca asıl işveren davacı ...'nin dava dışı işçilere ödeyip davalı alt işverenlerden rücu yoluyla talep edebileceği fazla mesai ücreti ve ferilerini içerir miktarların her bir davalı alt işveren yönünden işçileri çalıştırdıkları süre ile orantılı olarak ... Posta Ltd. Şti.'den 21.564,81-TL ... Sistem Yönetimi Ltd. Şti.'den 6.274,15-TL, ... İnşaat A.Ş.'nden 13.877,93-TL, ... Kurumsal Hizmetler A.Ş.'den 206,43-TL olmak üzere toplam 41.923,32-TL'nin davalılardan dava tarihi olan 05/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili tarafından işçilere yapılan ödemeler, yargılama giderleri ve ödenen vergiden oluşan toplam alacağın her bir davalı yönünden işçileri çalıştırdıkları süre orantılı olarak tahsiline karar verilmesinin doğru olmakla birlikte, avansa faizine ödemenin yapıldığı tarihten itibaren karar vermek gerekirken faizin dava tarihinden itibaren başlatılmasının doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulü ile avans faizine her bir ödeme tarihinden itibaren karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, Tazminat (Rücuen Tazminat) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki belgelerden, davacı şirket ile davalılar arasında düzenlenen "gönderilerin adresten kabulü, cihet ayrımı ve dağıtım/teslimi hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin sözleşme" uyarınca ... Kurumsal Hizmetler A.Ş.'nin 1/6/2015-31/10/2016, ... Sistem Yönetimi Lojistik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'nin 1/11/2016-31/372017, Tasfiye Halinde ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 1/4/2017-28/2/2018, ... ...
Turizm ve Temizlik Hizmetleri Ticaret Ltd Şti'nin 1/3/2018-31/3/2018 tarihleri arasındaki sözleşmenin ifası sırasında bu şirketlerde hizmet akdi ile çalışan işçilere ait işçi alacaklarının ödenmemesi nedeniyle işçiler tarafından davacı aleyhine açılan davaların işçiler lehine sonuçlandığı,
dava dışı işçilerin bu alacakları nedeniyle davacıya karşı ilama dayalı icra takibi başlattıkları, davacı şirketin hüküm altına alınan asıl alacak, işleyen faiz, vekalet ücreti, yargılama gideri, harç ve stopajdan oluşan, ... için 10.081,61 TL, ... için 10.019,73 TL, ... için 10.027,53 TL, ... için 10.091,79 TL, ... için 9.066,25 TL, Selaattin kakcağız için 10.331,81 TL, ... için 10.699,42 TL ödeme yaptığı ödemelerin 30/7/2020 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacı şirket ile yapılan hizmet alım sözleşmesi uyarınca davalı şirketlerde dönemsel olarak hizmet akdi ile çalışan işçilerin, işçi alacaklarının ödenmemesi nedeniyle asıl işveren davacıya karşı açılan davalar neticesinde davacının ödemek zorunda kaldığı, asıl alacak, işleyen faiz, vekalet ücreti, yargılama gideri, harç ve stopajdan oluşan toplam ödemenin davalı şirketler arasında bilirkişi raporunda açıklandığı üzere işçileri çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak belirlendiği, ayrıca her bir davalı yönünden hüküm altına alınan miktarların istinaf itirazları konu edilmediği dosya kapsamından sabittir.
Ancak davacı şirket ödemiş olduğu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş olmasına rağmen mahkemece dava tarihi olan 5/1/2021 tarihinden itibaren avans faizine karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/3-993E-2018/202 K sayılı kararında, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden ve bu nedenle mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınmış olan, mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelik tazminat niteliğinde bir talep hakkı niteliğindeki rücu hakkının, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan ve karşı tarafın ihtar ile temerrüde düşürülmesine gerek olmayan doğduğu anda muaccel nitelikte bir hak olduğuna işaret edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında, rücu hakkına dayalı alacak isteği davacının ödemeyi yaptığı anda muaccel hale geldiği ve davacının talebi de bu yönde olduğundan hüküm altına alınan alacağa ödeme tarihi olan 30/7/2020 tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerekirken dava tarihinde itibaren uygulanmış olması doğru olmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2232, K. 2025/2557, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama