KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Esas-Karar No
- 2023/2237 - 2025/2444
- Esas no
- 2023/2237
- Karar no
- 2025/2444
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 25/05/2023
- Numarası
- 2023/39 E. - 2023/222 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali
Karar Metni
778 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2023 tarih ve 2023/39 E. - 2023/222 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2022/038017 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusunu yaptığını, başvurunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nun 5/1-b,c maddeleri uyarınca reddedildiğini, bu karara yönelik müvekkili itirazının da YİDK tarafından reddine karar verildiğini, alınan kararın hukuka aykırı olduğunu, marka başvurusuna konu edilen "..." ibaresinin iki farklı ayırt edici olmayan kelimenin kombinasyonu ile ayırt edici niteliğe sahip bulunduğunu, "..." ibaresinin, dijital ortamda araç, oda, iş makinesi, daire, iş yeri, büro, ofis gibi birçok alanda faaliyet imkanı sağlayan bir e-ticaret platformu olduğunu,
bu şekilde tescili sağlanan bir çok marka örneği bulunduğunu, "....com", "....com", "....com", "....com" markalarında da iki ayrı ayırt edici olmayan sözcüğün bir araya gelmesi ile oluşturulan ayırt edici niteliğe sahip kelime grubunun tescil edildiğin ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-17448 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu markanın "..." ibaresinden oluştuğunu, ibarenin anlamı itibariyle bütün olarak redde konu hizmetler bakımından ayırt edici olmadığını ve tanımlayıcı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu marka başvurusunun kapsamında bulunan hizmetlerin tamamı için ayırt edici niteliğe haiz olmadığı ve tanımlayıcı mahiyette olduğu, başvuru konusu "..." işaretinin kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda açıklanan görüşün, mahkemece dikkate alınmadığını, Yargıtay içtihatları çerçevesinde, özel bilgi ve ihtisas gerektiren bir konu hakkında özel bilgi ve ihtisas sahibi bilirkişilere başvurulması ve bu yönde karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporu dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, "..." ibaresinin, genel olarak mal veya hizmetleri diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etme vasfına sahip olduğunu, nitekim bilirkişi raporunda da "..." markasının soyut ayırt edici niteliği haiz olduğunun tespit edildiğini,
dolayısıyla markanın soyut ayırt ediciliğinin bulunmadığı gerekçesi ile verilen ret kararının hukuka aykırı bulunduğunu, dava konusu "..." ibaresinin, ayırt edici olmayan iki kelimenin bir araya gelmesiyle oluşmuş, ayırt edici niteliğe sahip bir sözcük olduğunu, bu ibarenin, dijital ortamda araç, oda, iş makinesi, daire, iş yeri, büro, ofis gibi birçok alanda faaliyet imkânı sağlayan bir e-ticaret platformunu ifade ettiğini, müvekkili başvurusu şeklinde oluşturulmuş birçok ibarenin marka olarak tescilli bulunduğunu, "....com", "....com", "....com", "....com" gibi markaların buna örnek olduğunu ileri sürerek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesinde, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceklerinin düzenlendiği, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı,
somut olayda "..." ibareli başvurunun, bir marka fonksiyonu gerçekleştirmekten öte bir sunulan hizmeti, diğer bir deyişle internet üzerinden verilen kiralama hizmetlerine ilişkin hizmetin kendisini ifade ettiği, bu hizmetlerin dışında markaları birbirinden ayırt etmeye yarayan bir ibare, şekil veyahut başkaca bir unsur içermediği, bu haliyle dava konusu başvurunun, kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt edici olmadığı gibi SMK'nın 5/1-c maddesi kapsamında tanımlayıcı nitelik de taşıdığı,
farklı marka başvuruları için verilen kararların işbu dava yönünden emsal teşkil etmeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2237, K. 2025/2444, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama