KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- Esas no
- 2023/407
- Karar no
- 2025/631
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/10/2022
- Numarası
- 2022/23 E. - 2022/322 K.
- Davanın konusu
- YİDK Marka Kararı İptali
Karar Metni
714 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/10/2022 tarih ve 2022/23 E. - 2022/322 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, ... ve taraf teşkili için açılan birleşen davada, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2020/95861 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun TÜRKPATENT Resmi Markalar Bülteninde yayımlandığını; davalı şahsın 2007/41189, 2007/41190, 2018/115948, 2019/85135, 2019/85128, 2019/85130, 2020/84861, 2020/84867 sayılı ve "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilin itirazının ise bu kez TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2021-M-10558 sayılı kararı ile nihai olarak reddine karar verildiğini,
oysa taraf markalarının benzer olmadığını, müvekkili markasının tamamen kendine has ismi ve logosunun bulunduğunu, başvurunun bütün olarak ortalama tüketicilerde bıraktığı izlenim çerçevesinde önceki marka ile başvuru arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığına karar verilmesinin gerektiğini, markaların kapsamındaki emtiaların kullanıcılarının bilinçli tüketiciler olduğunu ileri sürerek, 2021-M-10558 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şahıs vekili, dava konusu marka başvurusunda "..." ibaresinin gerçek ayırt edici unsu olarak koruma altına almanın amaçlandığını, logo çalışmasının ve “...” ibarelerinin esas unsur konumunda olmadığını, müvekkiline ait markaların esaslı unsurunun da "..." ibaresi olduğunu, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu marka başvurusunda bulunan tüm hizmetler bakımından mal ve hizmetlerin aynı/benzer olması şartının sağlandığı; dava konusu markada “...” ibaresinin büyük puntolarla yazılarak ön plana çıkartıldığı, markada yer alan desen şeklinin markaya radikal bir farklılık katmadığı, davalı muterize ait mesnet markaların esaslı unsurunun da “...” ve “...” kelimeleri olduğu, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel, anlamsal benzerlik oluştuğu, "..." ibaresinin çekişmeli hizmetler bakımından tanımlayıcı olmadığı gerekçesiyle, ... ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesinin benzerliğe yönelik tespitlerinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili markasının özgün bir ibareden oluştuğunu, taraf markalarının kavramsal olarak farklılaştıklarını, görsel ve işitsel olarak da benzer olmadıklarını, markaların hitap ettiği tüketicilerin bilinçli tüketicilerden oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne kara verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının dava konusu başvurusunun esas unsurunun, marka kompozisyonundaki konumu, boyutu,
kapladığı alan ve yazı tipi itibariyle "..." ibaresi olduğu, başvurudaki şekil unsuru ile oldukça küçük şekilde yazılan "..." ibaresinin "dava konusu markayı davalının redde mesnet "..." ve "..." esas unsurlu markalarından uzaklaştırmadığı, öte yandan emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, bu hale göre taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 12/04/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/407, K. 2025/631, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama