KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2025
- Esas-Karar No
- 2023/42 - 2025/318
- Esas no
- 2023/42
- Karar no
- 2025/318
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 01/12/2022
- Numarası
- 2022/33 E. - 2022/409 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
791 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/12/2022 Tarih ve 2022/33 Esas - 2022/409 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ve "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı Şirketin "... ..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markalar arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, dava konusu başvurunun asli unsuru olan "..." ibaresinin davacının markalarının esas unsuru olan “...” ve “...” ibarelerindeki “...” ve “...” hecelerinin birleştirilmesiyle oluşturulduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu,
davalı Şirketin milyonlarca seçenek arasından davacının markalarına bu derece benzer bir ibareyi seçmesinin tesadüf eseri ve iyi niyetli olmadığını, davalının dava konusu ibareyi fiilen davacının da markalarını kullandığı “şerbet” gibi tescil kapsamında yer almayan farklı sınıflara giren emtialarda ve davacının markalarından doğan haklarını ihlal edecek şekilde kullandığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'ın 2022-M-683 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/05924 sayılı ve "... ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, davacının 2010/17572 sayılı markasını kullanmadığını, anılan markanın dikkate alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, her ne kadar davacının muhtelif markaları yönünden davalının markasının kapsamında kalan emtialar açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği ve bu emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin, bilinç/dikkat/özen/seçicilik seviyesinin yüksek olmadığı değerlendirilse de, markaların benzememesi halinin, halkın söz konusu emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesini ve markaları karıştırma ihtimalini ortadan kaldırdığı, halkı yanıltması ihtimalinin bulunmadığı,
tüketicilerin iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayacakları, yani somut olayda markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının SMK'nın 6/3 maddesine dayalı iddiasının da yerinde olmadığı, somut olay bakımından SMK'nın 6/5 maddesi koşulları oluşmadığı gibi tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından tanınmışlığın sonuca etkili olmadığı, davacının kötü niyet iddiasının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu "..." asıl unsurlu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet "..." ve ..." ibareli markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, davalının dava konusu markasının kullanımının müvekkilinin markalarını kullanımı ile de benzer olduğunu, bu durumun davalının kötü niyetini gösterdiğini, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği,
buna göre "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ve "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile davacının markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ve "..." ibareleri arasında baskın bir anlamsal farklılığın bulunduğu, bahsi geçen ibareler arasında görsel ve işitsel bir benzerliğin de bulunmadığı,
tarafların marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından davacının markalarının tanınmış olup olmamasının sonuca etkili bulunmadığı, ayrıca davalının filli kullanımları işbu davanın konusu olmadığı gibi dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunun da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/42, K. 2025/318, 14 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama