KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Esas-Karar No
- 2023/441 - 2025/651
- Esas no
- 2023/441
- Karar no
- 2025/651
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/12/2022
- Numarası
- 2022/181 E. - 2022/400 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
984 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2022 tarih ve 2022/181 E. - 2022/400 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava konusu edilen “...” ve “...” markalarının 09 ve 36. Sınıflarda tesciline karşı davacının “...” ibareli ve “...” ibaresini esas unsur olarak içeren seri markalarına dayalı olarak gerçekleştirdiği itirazların dava konusu YİDK kararları ile nihai olarak reddedildiğini ancak davacının 2004 45406 sayılı “...” ibareli markasının da hali hazırda 36.sınıf "bankacılık hizmetlerinde" tescilli olduğunu, ayrıca bu hizmetlerin 09. sınıftaki.
“Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar” ile yakından ilişkili hizmetler olduğunu, davacının “...” esas unsurlu başkaca markalarının da mevcut olduğunu ve bu markaların 09.sınıf emtialar yönünden de tescilli bulunduğunu, taraf markalarındaki “...” ve “...” ibarelerinin davacının “...” ve “...”lu markalarıyla ayniyete yakın benzediğini,
bu kelime öbeklerinin bir araya getirilişleri bakımından orijinal olduklarını ve ilk defa 2004 yılında davacı tarafından marka tesciline konu edilerek kullanımlar yoluyla da ayırt edici hale getirildiklerini, davacının “...” markalarını uzun yıllardır ciddi biçimde kullandığını, www.....com.tr alan adının davacı adına 2011 yılından beri tescilli olduğunu, ayrıca davacının “...” isimli bir cep telefonu uygulamasının da bulunduğunu, davacının “...” ibareli markası ile “...”lu seri markalarının tanınmış marka niteliğini haiz olduklarını, davalının seçebileceği sınırsız işaret mevcut iken,
davacının tanınmış markalarının ününden haksız bir biçimde faydalanmak amacıyla “...” ve “...” esas unsurlu markaları tescil ettirmek istemesinin davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, davalı ... YİDK'nin 2022-M-3174 ve 2022-M-2748 sayılı kararlarının iptaline ve 2020/54694 ve 2020/54688 sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, genel izlenim itibariyle taraf markalarının görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirlerinden farklı olduğunu, bütünüyle bıraktıkları izlenim yönünden karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olmadıklarını, her ne kadar taraf markalarında yer alan “...” ibaresinin ortaklığından hareketle, markaların birbirine benzediği iddia edilmekte ise de Türkçe’de “satış noktası” anlamına gelen “...” tamlamasının kısaltılmış olan ... ibaresinin yerleşik/bilinen ve sıklıkla kullanılan anlamı itibariyle satın alım işleminin tamamlandığı zaman ve konumu tanımlayan bir ibare olduğunu,
“cep” ibaresinin de markasal hüviyette ayırt ediciliğin çok düşük bir ibare olduğunu, bu nedenlerle bu ibareler üzerinde davacı tarafa münhasır bir kullanım hakkı verildiğinin söylenemeyeceğini, davacının tanınmışlık ve kötü niyete ilişkin iddialarının yeterli delillerle ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının 2020/54694, 2020/54688 sayılı marka başvuruları ile davacının markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı, davacının muhtelif markaları yönünden, davalının markalarının kapsamına alınmak istenilen tüm emtialar açısından emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, davalının markalarının kapsamına alınmak istenilen emtiaların hitap ettiği alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/özen/seçicilik seviyesinin düşük olmadığı, emtia benzerliği bulunmasına rağmen, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının “tanınmış marka” iddiasının davalının markalarının tesciline bir etkisinin olmayacağı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ...
Bankası A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin mesnet markalarının kullanımının ispatlandığını, mesnet markalarının ayırt edici unsuru olan "..." ibaresi değiştirilmeden sadece markaların bazı unsurlarının yazılış şeklinin değiştirilmesi suretiyle kullanılmasının markanın kullanılmadığı anlamına gelmediğini, sonuçta kullanımlarında sözel olarak "..." ibaresinin telaffuz edildiğini, bu şekilde kullanımın ispatlandığını, karşılaştırılan markaların kapsamlarındaki emtiaların da aynı/aynı tür olduğunu, ibareler yönünden de görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayniyet düzeyinde benzerlik bulunduğunu,
"..." orijinal ibaresinin ilk kez müvekkili tarafından tescile konu edildiğini, hükümsüz kılınmadığı sürece de müvekkili adına tescilli markaların korunmasının gerektiğini, markalarının tanınmış olduğunu, davalının ayniyet derecesinde benzer markaları tescil ettirmek istemesinin kötüniyetini gösterdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın reddine dair YİDK kararlarının iptali ve davalı markalarının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2020/54694 sayılı "..." ve 2020/54688 sayılı "..." ibareli başvurular ile davacının itirazına mesnet "..." asli unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamındaki 9. ve 36. sınıf mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
zira uyuşmazlık konusu 9. ve 36. sınıf mal hizmetler yönünden "..." ve "..." ibarelerinin, bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere herkesin kullanımına açık ve herhangi bir zihni çaba olmaksızın net ve doğrudan bir durumu, "... uygulamasının cep telefonuna indirilmesini" algılatan, bu yönüyle de herkes tarafından tercih edilebilecek bir tamlama olduğu, bu itibarla ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, başvuruda yer verilen ve davalının çatı markası olan "..." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağladığı, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olmasının da sonuca etkili bulunmadığı,
kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/441, K. 2025/651, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama