İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/480 K.2025/694

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/03/2019 Tarih ve 2017/40 Esas - 2019/140 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi…

Esas2023/480Karar2025/694Tarih10 Nisan 2025Okuma9 dk · 1.802 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
10 Nisan 2025
Esas no
2023/480
Karar no
2025/694
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
14/03/2019
Numarası
2017/40 E. - 2019/140 K.
Davanın konusu
Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan, Marka Hükümsüzlüğü
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.802 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/03/2019 Tarih ve 2017/40 Esas - 2019/140 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış "..." markalarının sahibi olduğunu, içerisinde "..." ve "..." kelimesinin geçtiği bu markadan türemiş çok sayıda seri markasının bulunduğunu, dava konusu "..." markasını görecek tüketicilerin, müvekkilinin "..." ve "..." ibareli markaları ile karıştıracaklarını, dava konusu marka başvurusunun 556 s. KHK’nın 7 ve 8. Maddeleri uyarınca müvekkili markaları ile iltibas yarattığını, taraf markalarının arasında anlamsal ve işitsel bir fark bulunmadığını, sadece şive (karadeniz) farkı olduğunu,

davalı işaretini gören ve duyan tüketicilerin daha önce tanıdığı müvekkili markalarının bıraktığı intibaı hatırlayacağını, müvekkili markalarının bir başka versiyonu, uzantısı sanılacağını ya da müvekkilinin vermiş olduğu bir lisansa dayalı davalı tarafından kullanıldığı algısına yol açacağını, bu durumda müvekkili markasının sulandıracağını, marka başvurusunun müvekkilinin ticari itibarından yararlanmak amacıyla kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek 2016-M-12011 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu 2015/100547 numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şahıs vekili, müvekkili adına tescili bulunan “...” markasının davacı tarafın beyanının aksine davacı markaları ile benzemediğini, davacı markalarında "..." ibaresinin markasal fonksiyon icra eden asli ayırt edici unsur olduğunu, .../ .../ ... gibi ibarelerin ise ürünlerin tür ve niteliğine işaret eden tali unsurlar şeklinde markada yer aldığını, başvuruya ve davaya konu “...” ibaresinin kavramsal, işitsel ve görsel yönden de farklı olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 29 ve 30.sınıflar bakımından markaların emtia listelerinin aynı/aynı tür mallardan oluştuğu, 35.sınıf bakımından ise markaların emtia listelerinin farklı hizmetleri içerdiği, "... ..." ibareli itiraza mesnet davacı markaları ile "..." ibareli davalı ... başvurusu arasında 29 ve 30.sınıftaki emtialar yönünden benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, buna karşılık 35.sınıftaki hizmetler yönünden benzerlik ve iltibas tehlikesi oluşmadığı,

556 sayılı KHK m. 8/4’de yer alan şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle, YİDK iptal talebi yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile TPE YİDK'nın 01/12/2016 tarih 2016-M-12011 sayılı kararının 29, 30 sınıf ürünler yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresi tanımlayıcı nitelik taşıdığından tek başına marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu marka başvurusu ile müvekkilinin "..." ve "..." ibareli seri markaları ile aynı aileden oldukları izleniminin yaratıldığını, dava konusu başvuru ile müvekkilinin tanınmış "..." markasının "..." ve "..." ibareli seri markaları arasında iltibasın kaçınılmaz olduğunu, dava konusu YİDK kararının tümüyle iptalinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu başvurudaki tek ve asli unsurun "..." ibaresi olduğunu, davacı markalarında markasal etki yaratan asli unsurun ise "..." ibaresi olduğunu, "..." kelimesinin ürünün türüne ve vasfına işaret ettiğini, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, itiraz markalarındaki farklı kelime ve şekil unsurlarının dava konusu başvuruda yer almadığını, markaların bu açıdan da farklılaştıklarını, "..." kelimesinin ayırt ediciliği zayıf olduğundan ufak değişikliklerin iltibas tehlikesinin önlenmesi bakımından yeterli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

1-Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, karşılaştırılan markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,

başvuru konusu “...” ibaresinin, ayırt ediciliği zayıf ise de asgari düzeyde ayırt ediciliği haiz olduğu gibi bir bütün olarak başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden doğrudan tanımlayıcı bir ibare olarak da değerlendirilemeyeceği, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacı markalarının tanınmışlığının başvurunun tesciline engel teşkil etmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair istinaf sebeplerinin esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

2-Davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelince; işlem dosyasının incelenmesinden, davalı gerçek kişinin 07/12/2015 tarihinde 2015/100547 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, davacının "..." asıl unsurlu markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın reddine karar verildiği, bu karara yönelik davacı itirazının ise YİDK'in 01/12/2016 tarih, 2016-M-12001 sayılı kararıyla reddedildiği, davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde 01/02/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1. maddesi uyarınca iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı noktasındadır.

556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez.

Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir.

İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru kapsamında 29,30,35. sınıf mal ve hizmetler bulunmaktadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere dava konusu başvuru kapsamında yer alan 29 ve 30.sınıf mallar yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmiştir.

Tarafların marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru beyaz zemin üzerine, herhangi bir şekil yahut renk unsuru içermeyen küçük harflerle yazılmış "..." ibaresinden oluşmaktadır. Başvuruda başkaca bir unsura yer verilmediğinden, başvurunun asli unsuru "..." ibaresidir.

Davacının itirazına mesnet markaları "... ...", "... ..." ibareli seri markalardır. “...-...” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfının son derece zayıf olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde yaygın kullanımı bulunan bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılamayacağı, davalının başvuru konusu yaptığı markanın asıl unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, davacının "... ..." ibareli seri markalarından yeterince farklılaştığı, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle de görsel,

işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı kanaatine varılmış, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiştir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.10.2020 tarih ve 2020/129 E.-2020/4266 K. sayılı kararında "...", 21.03.2024 tarih, 2022/5802 E., 2024/2314 K. sayılı kararında ise "..." ibareli markaların, davacının itirazına mesnet markalarıyla karıştırılmayacağı kabul edilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.

Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir.

Mahkemece YİDK iptali talebinin kısmen kabulüne, başvuru markası tescil edilmediğinden hükümsüzlük davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği halde ilk derece mahkemesi kararı, davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmemiştir.

Bu durumda davalı ...'in istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalıyı ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıması düşünülemeyeceğinden, kararın davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle, ilk derece mahkemesince hükümsüzlük davası yönünden verilen karar verilmesine yer olmadığına dair karar aynen muhafaza edilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma tehlikesi bulunmaması nedeniyle, YİDK kararının iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 14/03/2019 gün ve 2017/40 Esas - 2019/140 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-YİDK iptaline yönelik davanın REDDİNE,

4-Dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına,

5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 31,40-TL’nin düşümü ile kalan 584,00-TL bakiye karar ve ilam harcının davalı ...'ten alınarak Hazineye irad kaydına,

6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine,

7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve hükümsüzlük davası yönünden Dairemizce bir istinaf incelemesi yapılmadığından ilk derece mahkemesi kararında hükmedilen 3.931,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,

8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 225,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 200,00-TL tebligat giderinden oluşan toplam 2.225,50-TL yargılama giderinin, takdiren 1/2'sinin hükümsüzlük davası yönünden yapıldığının kabulü ile, bu orana isabet eden 1.112,75-TL'ye 31,40-TL peşin harç ile 31,40-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.175,55-TL'nin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

9-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine,

10-Davalı ... tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),

12-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70-TL’nin düşümü ile kalan 534,70-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

13-Davalı Kurum tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı Kurum'a iadesine,

14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2025

Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/480, K. 2025/694, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 16/04/2025
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/480
Karar No
2025/694
Tarih
10 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/480 K.2025/424
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/480 K.2025/552
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/481 K.2025/695
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/481 K.2025/244
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/482 K.2025/696
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/483 K.2025/524

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.