KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/486
- Karar no
- 2025/774
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/06/2021
- Numarası
- 2017/25 E. - 2021/237 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
1.674 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/06/2021 tarih ve 2017/25 E. - 2021/237 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 1997 yılından beri tasarım, mühendislik, mekanik performans ve ömür testleri, sahadan ölçüm, ürün geliştirme- doğrulama ve prototip üretimi faaliyetinde bulunduğunu, 20 yılı aşkın süredir gerçekleştirdiği bu faaliyetlere paralel olarak "..." ibareli tescilli markasının da mevcut olup 22/04/2015 tarihinde 2015/35148 sayılı " ..." ibareli markanın 07. sınıfın tamamı ve 42. sınıfın bir kısmında tescili isteğinde bulunduğunu, davalı şirketin marka tesciline yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak kısmen kabul edilerek 42. sınıfta bulunan "Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri;
mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme ile bu amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi" hizmetlerinin markadan çıkarılmasına karar verildiğini, müvekkilinin markasının kelime, şekil, renk, görüntü ve fonetik olarak ilk bakışta dahi itiraza dayanak markalardan ayrıştığını, yine markaların aynı mal ve hizmetleri de kapsamadığını, finans sektöründe faaliyette bulunan davalı şirketin mal ve hizmetlerinin tek bir tüketici tarafından dahi müvekkilinin mal ve hizmetleri ile karıştırılması söz konusu olamayacağından iltibas tehlikesinin bulunmadığını,
tanınmışlık yönünden esas olan hususun itiraza dayanak markanın tanınmışlığı olup bu markanın sahibi olan davacı şirketin tanınmışlığının değerlendirmeye esas alınmış olmasının doğru olmadığını ve 20 yıldan beri markasını hem ürünlerinde hemde ticaret unvanında kullanan müvekkilinin markayı kullanma hakkının olduğunu ileri sürerek 2016-M-11193sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket 06/04/2017 havale tarihli dilekçesi ile müvekkilinin “...” ve “...” ibareli markalarının tanınmışlığının izaha mahal bırakmayacak kadar açık olduğunu, "..." ibaresinin müvekkili ...
Anonim A.Ş.’nin kısaltması olup bu şekilde kullanılacağının kamuoyu ile daha önceden paylaşılmış olup Resmi Gazetede dahi bu şekilde bir kullanımın söz konusu olup ülke içinde ve dışında bu kısaltmanın kullanıldığını, dolayısı ile müvekkilinin “...” ve “...” ibareli markalarının tanınmışlığı/bilinirliğinin açık olduğunu, “2015/35148 sayılı “...” marka başvurusunun müvekkili şirketin markasını ve itibarını zedeleyeceğini, müvekkili şirketin kuruluş ve marka tescilinden sonra,
davacının müvekkili şirketin markası ile aynı mahiyette “...” ibaresini ticaret unvanın çekirdek unsuru olarak belirlemesinin haksız ve kötü niyetli bir girişim olduğunu, müvekkilinin “...” ve “...” ibareli markaları ile “...” markasının görsel ve işitsel olarak tüketici kitlesinde bıraktığı etkinin aynı olduğunu, davaya konu “...” markasının aynı renkteki farklı karakterde yazımı ve “S” ibaresinin oldukça küçük kalmasının davacının kötü niyetini ortaya koyduğunu, davacının 42. sınıf için başvuruda bulunduğu ibarenin tüketici kitlesi tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davaya konu edilen hizmetlerin aynı/benzer amaca yönelik,
aynı tüketici grubuna hitap etmesinin yanı sıra söz konusu emtialar ve hizmetlerin birbiri ile rekabet edici mahiyeti de dikkate alındığında ifade edilen hizmetlerin mülga 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi (Mer’i 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi) kapsamında benzer olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davaya konu marka başvurusunun 42. sınıfta tescil edilmek istendiği: “Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi.” alt sınıfları ile davalı itirazına mesnet markaların 42. sınıfta tescilli olduğu: “Bilgisayar hizmetleri.
Bilgisayar programcılığı hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının tasarımı hizmetleri,” arasında, günümüz teknolojilerinde mühendislik hizmeti ile bilgisayar-yazılım hizmetlerinin içi içe geçmiş olması nedeni ile düşük dereceli bir benzerlik bulunduğunun kabulü gerektiği, davacı markasından başlamak üzere taraf markalarının ... / ... / ... biçiminde algılanacağı, ilgili tüketici kesiminin bilinçli tüketicilerden oluşması karşısında taraf markaları görsel ve işitsel olarak aynı olmasa da yüksek derecede benzerlik içeren (neredeyse aynı veya birbiri ile ilişkili) markalar olarak algılanacağı,
anlamsal olarak dava konusu başvurunun İngilizce kökenli bir sözcük olduğu ve Türkçede “önyargı, eğilim, sapma” gibi karşılıkları bulunduğu, hedef tüketicilerin bilinçli kişilerden oluşması karşısında İngilizce bilgi seviyesi kapsamında belirtilen anlamın algılanmasının kolay olacağı, davalı şirketin 2013/20275 tescil numaralı önceki tarihli markasının ... ibaresinden oluştuğu, taraf markalarının son harflerinin S-Ş olarak değişmesinin İngilizce'nin yaygın kullanımı, bu dilde noktalı harflerin olmaması,
S-Ş harflerinin Türkçe'de birbirini takip eden harfler olmasının da etkisiyle markalar arasında kesin bir farklılık oluşturmayacağı, taraf markaların bütünsel olarak yüksek dereceli görsel, işitsel, anlamsal ve bütünsel benzerlik içinde oldukları, dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet alınan davalı şirket markalarının düşük dereceli kapsam benzerliğinin yanı sıra yüksek dereceli işaret benzerliği içerdiği,
bu benzerlik ilişkisinin, markaların aynı serinin parçaları olarak algılanmalarına, ilgili tüketici kesiminin markalar veya işletmeler arasında bağlantı olduğu yönünde bir algıya ulaşmalarına neden olabileceği, söz konusu bağlantının idari veya ekonomik açıdan bulunduğunun düşünülmesinin mümkün olduğu, taraf marka işaretlerinin yüksek derecedeki benzerliğinin etkisiyle aralarında düşük dereceli kapsam benzerliği olan 42. sınıftaki hizmetler bakımından taraf markalarının ilgili tüketici nazarında ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu;
davalı şirketin redde mesnet alınan markalarının tanınmışlığından kaynaklı olarak davacı başvurusunun kısmen reddedildiği hizmetler bakımından tescil engelinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, bu durumun dava konusu YİDK kararı ile ilgili ulaşılan sonucu değiştirebilecek nitelikte olmadığı,
davacının ileri sürdüğü tescilsiz işaret veya ticaret unvanı kullanımları nedeniyle başvurusunun kısmen reddine ilişkin koşulların ortadan kalkmasının mümkün olmayacağı ve söz konusu iddiaların davacının önceki tarihli 2013/66687 tescil numaralı markalarının kısmen reddedilen hizmetler bakımından ciddi kullanımının ispat edilmemiş olması nedeni ile kazanılmış hak oluşturmayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Halihazırda İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/06/2022 T., 2021/116 E., 2022/75 K. Sayılı kararı ile davalının 2013/20274 tescil numaralı ... ve 2013/20275 tescil numaralı ... ibareli markalarının 09. ve 42. sınıflar bakımından SMK m.9 ve m.26 uyarınca kullanmama nedeniyle tescil tarihleri olan 30/05/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere iptal edildiğini, bu haliyle müvekkilinin başvuru tarihi olan 22/04/2015 tarihinden önce iptal edilmiş olduğundan bu markaların tescile engel teşkil etmeyeceğini,
itiraza mesnet 2013/20274 tescil numaralı ... ve 2013/20275 tescil numaralı ... ibareli markaların yayına itiraz tarihinde 42’inci sınıfın ‘Bilgisayar hizmetleri.
Bilgisayar programcılığı hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının tasarımı hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının bakımı hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının güncelleştirilmesi hizmetleri, bilgisayar donanımları alanlarında danışmanlık hizmetleri, bilgisayar veri tabanı oluşturma hizmetleri, bilgisayar verilerinin kurtarılması hizmetleri, bilgisayar verilerinin düzeltilmesi hizmetleri, bilgisayar sistem analizi hizmetleri, bilgisayar danışmanlık hizmetleri, bilgisayar kiralanması hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının kiralanması hizmetleri, bilgisayar programlarının çoğaltılması hizmetleri,
bilgisayar yazılımlarının tesisi ve kurulumu hizmetleri.’ sayılı alt grubunda tescilli olup, mühendislik hizmetleri bakımından tescilli olmadığını, kurum aşaması ve yargılama aşamasında bilgisayar hizmetleri ve mühendislik hizmetlerinin farklı hizmetler olduğu hususu defaatle ifade edilmesine karşın müvekkilinin markasının 42. Sınıf yönünden reddedildiğini, oysa ki müvekkilinin markası ile davalı markaları aynı ya da benzer olmadığını, markaların benzer olduğu kabul edilse dahi mal ve hizmetlerin aynı ya da benzer olmadığını, hizmetlerin kullanım alan ve amaçları, kullanıcıları,
hizmetlerin verilmesi için ticari işletmelerin hazırlaması gereken alt yapı, pazara ulaşma kanalları, satış yolları tamamen farklı olup hizmetlerin ikame ve karıştırılma olasılıklarının bulunmadığını, markaların kapsamındaki hizmetlerin 42. sınıf altında düzenlenmiş olmasının bu hizmetlerin aynı ya da benzer olduğu anlamına gelmeyeceğini, dava konusu hizmetlerin, oldukça eğitimli, deneyimli, teknik bilgiye haiz kişi ve kurullar tarafından satın alındığı,
bu kişi ve kurulların dikkat ve algı seviyesinin ortalamanın çok üstünde olduğunu, dava konusu hizmetin önemli bir bütçe gerektiği, satın alım süresinin haftalar veya aylarla ifade edileceğini, bu sürede tüketicinin gerek işletme, gerek marka, gerekse hizmet konusunda detaylı bilgiye sahip olacağını, işletme yetkilisi ile mutlaka temasa geçileceği ve görüşmeler yapılacağını, dava konusu hizmetlerin ikame olanaklarının bulunmadığını, sonuç olarak dava konusu işletmelerin ve hizmetlerin tüketici tarafından karıştırılma olasılıklarının bulunmadığını, marka başvurusunun 22/04/2015 tarihli olup 556 sayılı KHK döneminde, başvuru sahiplerine,
başvuru konusu markayı itiraz sahiplerinden daha önceki tarihlerden beri kullandıklarını kanıtlamaları halinde, markalarını tescil etme imkanı verilmiş olup sunulan deliler ile müvekkilinin davalının dayanak markalarından çok daha önceki tarihlerden beri mühendislik faaliyetleri bakımından yaygın, kesintisiz, ciddi olarak kullandığı ve bu bakımdan gerçek hak sahibi olduğunu, tanınmışlık hususunun markaya özgü olarak yapılması gerekirken marka sahipliği üzerinden bir değerlendirmenin doğru olmadığını,
müvekkilinin ticaret unvanı olarak kullanması nedeniyle marka üzerinde hak sahibi olduğunu ve verilen kararın markalar arasında benzerlik bulunmadığı saptamasını içeren İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/06/2022 T., 2021/116 E., 2022/75 K. sayılı kararı ile çelişkili olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, hitap edilen tüketici kesimi nezdinde dahi, markalar arasında görsel sesçil, telaffuz, tonlama ve anlamsal yakın ve sıkı benzerlik bulunduğu,
itiraza mesnet markanın tescilli olduğu 42. sınıftaki hizmetler ile davaya konu markanın 42. sınıfta tescilinin istendiği hizmetlerin iç içe geçmiş aynı/ benzer hizmetler niteliğine sahip olduğu ve eldeki dava YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, YİDK kararının iptaline yönelik davanın,
YİDK karar tarihindeki hukuki ve fiili duruma göre çözümlenmesinin zorunluluğu karşısında her ne kadar davacı vekili tarafından istinaf aşamasında itiraza mesnet markaların İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin davalının itiraza mesnet markalarının tescil tarihinden itibaren iptaline dair 02/06/2022 tarihli E.2021/116-K.2022/75 sayılı kesinleşmemiş mahkeme kararlarını delil olarak ileri sürmüş ise de, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kuruluna itiraz aşamasında sunulmuş bir mahkeme kararının bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı kurum kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,
davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/486, K. 2025/774, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama