KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2025
- Esas no
- 2023/796
- Karar no
- 2025/1015
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 30/11/2022
- Numarası
- 2018/386 E. - 2022/337 K.
- Davanın konusu
- Tasarım Hükümsüzlüğü
Karar Metni
985 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/11/2022 tarih ve 2018/386 E. - 2022/337 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalının 2014 04578 sayılı tescilde yer alan tasarımların, daha önce kamuya sunulmuş olan tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/495 Esas sayılı dosyasında taraflar arasında tasarım hakkına tecavüzün tespiti istemli dava dosyasına ellerinde bulunan delillerin sunulduğunu, ellerinde aynı delillerin olmaması ve temininin mümkün olmaması sebebi ile öncelikle bu dosyanın celbini talep ettiklerini, davalı ürünlerinin harcı alem olduğunu, davalıdan önce ve sonra, yıllardır bu sandalyelerin satıldığını ileri sürerek, dava konusu tasarımların hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin 2014 04578 çoklu tasarımının 6 sıra nolu sandalyenin ayırt edilemeyecek kadar benzerini davalı tarafın üretip sattığını, bu sandalye satışlarının İstanbul'da gerçekleştiğini, delil tespiti ile ihtiyati tedbir karar talepli, tasarıma tecavüzün tespiti ve tecavüzün durdurulması talepli dava açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, teknik boyutu karşısında konunun uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin sunduğu rapor ve ek raporda davacı tarafın, davalı taraftan yaklaşık 2,5 yıl sonra tasarım tescili aldığı, farklı bir ifade ile, davalı tarafın tasarım tescilinin davacının tasarım tescilinden yaklaşık 2,5 yıl önce olduğu,
Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar dosyasındaki bilgiler ve davacı tarafından bildirilen linklerdeki sayfalarda yer alan bilgiler dikkate alındığında, dava konusu 2014 04578 sayı ile tescilli çoklu tasarımda bulunan 5, 6 ve 7 sıra nolu sandalye tasarımlarının, yenilik ve ayırt edicilik niteliğinden yoksun olduğunu kanıtlayacak nitelikte, 21.06.2014 tarihinden önceki tarihe ilişkin olacak şekilde bir delilin tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ayrıntılı olarak izah etmelerine rağmen bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını ve eksik ve hatalı inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, bazı delilleri hakkında hiçbir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, Bakırköy 1. FSHHM'nin 2017/495 Esas sayılı dosyasında eldeki davanın davalısı tarafından, yine eldeki davanın davacısına karşı 2014/04578 sayılı ve 6 sıra nolu tasarıma dayalı olarak, tasarımdan kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti talebiyle dava açılmış, söz konusu davada davalı tarafça dava konusu tasarımın harcı alem olduğunu savunulmuş, anılan mahkemenin 2018/375 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş ise de, anılan karar henüz kesinleşmemiştir. Somut uyuşmazlıkta ise, 6 sıra nolu tasarıma ek olarak, 5 ve 7 sıra nolu tasarımlar da dava konusu edilmiştir. Eldeki davada, Bakırköy 1. FSHHM'nin dosyası arasında bulunan deliller de celbedilmiştir.
İlk derece mahkemesince, tasarım konusunda uzman bilirkişilerin yer aldığı heyetten rapor alınmış ve alınan ek raporda Bakırköy 1. FSHHM'nin dosyası içerisinde bulunan delillerin değerlendirmesi talep edilmiştir.
Bilirkişi ek raporunda ise, 2017/495 Esas sayılı davada sadece 2014 04578/6 sıra nolu tasarımın dava konusu olduğu, 5 ve 7 nolu tasarımların konu edilmediği gerekçesiyle, anılan dosyada 5 ve 7 sıra nolu tasarımlara ilişkin karşılaştırma yapılabilecek hiçbir görsel bulunmadığı belirtilerek, dosya ekinde bulunan kataloglar sadece 6 sıra nolu tasarım yönünden incelenmiş, 5 ve 7 sıra nolu tasarımlara ilişkin bir karşılaştırma yapılmamıştır.
Oysa, dosya eklinde çok sayıda katalog yer almakta olup, eldeki dava yönünden de delil olarak söz konusu kataloglara dayanılmıştır. Ayrıca, mutlak yenilik incelemesine esas olmak üzere, bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından yapılan incelemede "Google" üzerindeki aramanın "..." ibaresi ile yapıldığı görülmüş olup, bu ibarenin dava konusu sandalyelerin teknik adı değil, Hindistan merkezli bir plastik ürün üreticisi olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar, davacı vekilinin dayandığı internet siteleri nedeniyle böyle bir arama gerçekleştirilmiş ise de, mutlak yenilik kriteri bakımından bir tasarımın aynısının, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekir. Bu kapsamda, bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme yeterli bulunmamış, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan bilirkişi kök ve ek raporundaki incelemeler denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. İlk derece mahkemesince, içerisinde bilgisayar mühendisi bilirkişinin de bulunduğu yeni bir heyetten rapor aldırılarak, davacı tarafça bildirilen tüm deliller ile Bakırköy 1. FSHHM'nin 2017/495 esas sayılı dosyası ekindeki tüm delillerin incelenmesi ve ayrıca dava konusu tasarımların mutlak yenilik kriterini karşılayıp karşılamadığı konusunda yeni bir inceleme yaptırılması gerekirken, yukarıda açıklandığı şekilde hüküm kurmaya yeterli olmayan bilirkişi kök ve ek raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/06/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/796, K. 2025/1015, 9 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama