KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Esas-Karar No
- 2023/810 - 2025/987
- Esas no
- 2023/810
- Karar no
- 2025/987
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/01/2023
- Numarası
- 2021/287 E. - 2023/18 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.587 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/01/2023 Tarih ve 2021/287 Esas - 2023/18 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı ile yapılan sözleşme ile, müvekkilinin dava dışı ...
Fabrikası çalışanları için servis hizmeti ve fazla mesai servisi hizmeti sunduğunu, tarafların bu hizmetler karşılığında belirlenen günlük ücretler üzerinden anlaşmaya vardıklarını, ancak davalının yeni dönem personel taşıma işi için gerçekleştirilen ihaleyi kaybettiğini, kendi aracıyla servis hizmeti veren müvekkilinin, yeni dönem ihalesini kazanan taşıma şirketi ile anlaşması üzerine davalının müvekkiline husumet besleyerek alacaklarını ödemekten imtina ettiğini,
müvekkili ile davalı arasında izah edilen ticari ilişkiye istinaden düzenlenen 28.02.2021 tarihli GIB2021000000002 numaralı 14.352,00 TL tutarındaki ve 31.03.2021 tarihli GIB2021000000003 numaralı 15.329,60 TL tutarındaki faturalar toplamı 29.681,60 TL'nin müvekkiline ödenmediğinden Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2021/4895 E. Sayılı dosyası ile 09.04.2021 tarihinde icra takibi başlattıklarını, davalı tarafından takibe, borca ve fer'ilerine itiraz edildiğini ileri sürerek,
borçlunun takibe, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız itirazlarının iptaline, davalı hakkında dosya borcu üzerinden takibin devamına ve borçlu aleyhine alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borcu kabul etmediklerini, davacının iddiasını ve müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, fatura alacağına takip öncesi faiz işletilmesinin de hukuka ve kanuna aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini, davacının icra takibinde kötü niyetli olması nedeniyle % 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının davalıya bir kısım hizmet sunup bedeli faturalandırdığı, davacının defterlerinde davalıdan 29.900,00 TL (icra takip tutarı 29.681,60 TL asıl alacak) alacaklı olduğu, davalı defterlerinde ise davalının davacıya 24.733,29 TL borcu olduğu, uyuşmazlığın davalının davacıya kestiği fiyat farkına ilişkin 6.000,00 TL lik faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı,
509 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğinin (526 Sıra No.lu VUK Tebliği ile eklenen) “V.10. e-Belgelere İlişkin İptal/İtiraz, İhbar ve İhtarların Bildirilmesi” başlıklı bölümünde e-Belge iptal işlemleri ile Türk Ticaret Kanununun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılan ihbar veya ihtarların 1/5/2021 tarihinden itibaren, ebelge.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak kılavuzda belirtilen usul, esas ve süreler içinde, elektronik ortamda Başkanlık bilgi işlem sistemine bildirilmesi zorunluluğunun getirildiği,
sisteme otomatik olarak düşen faturaya itiraz prosedürüne uygun olarak itiraz edilmesinin mümkün olduğu, iade faturasının davacının muhasebecisine de iletildiği, usulünce tutulmuş her iki taraf defterlerinin incelenmesinde 24.733,29 TL yönünden taraf defterlerinin uyuştuğu, fiyat farkı faturası yönünden ise ispat yükünün davacıda olduğu ve bu alacağı yönünden iddiasını ispat edemediği,
alacak likit olduğundan kabul edilen kısım yönünden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği, reddedilen kısım yönünden ise davacının takip başlatmakta kötüniyetli olduğuna ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Ankara 6. İcra Dairesinin 2021/4895 sayılı dosyasına yapılan itirazın 24.733,29 TL yönünden iptaline, takibin bu bedel üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen %20 icra inkar tazminatı olan 4.944,65 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili tarafından verilen hizmet karşılığı düzenlenen faturalardan çok sonraki bir tarihte 08/04/2021 tarihinde davalı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkilinin geçmiş dönemdeki muhasebecisine mail olarak iletilen iade faturasının haksız olduğunu, e-mail tarihinde ilgili muhasebeci ile çalışmadıklarını, 6000,00 TL bedelli iade faturasının müvekkili tarafından kabul edilmediğini, bu nedenle faturanın içeriğinin kesinleştiğinden söz edilemeyeceğini, verilen hizmetin niteliği gereği de iade edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, takibin iki faturaya dayandığını, buna karşın hükme esas alınan bilirkişi raporunda tüm cari hesap ilişkisinin inceleme konusu yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkili tarafından banka havalesi ile yapılan ve davacının ticari kayıtlarında yer alan ödemenin dava konusu faturalara ilişkin olmadığını ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının buna dair delil sunmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, 6000,00 TL'lik iade faturasına rağmen takip yapan davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya iş yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/2912 Esas, 2016/14369 Karar sayılı ilamı) Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir.
Öte yandan faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı/hizmeti teslim aldığının kabulü gerekir. (Yargıtay19. H.D.'nin 2011/3549 Esas ve 2011/3335 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.) Bu durumda davalının borcun ödendiği /malın ya da hizmetin verilmediği iddiasını yazılı deliller ile kanıtlaması icap eder.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2019 tarih, 2018/1391 Esas, 2019/3997 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, takibe sıkı sıkıya bağlı bulunan işbu itirazın iptali davasında icra takibi iki adet faturaya dayalı olduğundan uyuşmazlığın bu faturalar ile sınırlı olarak değerlendirilmesi gerekir.
Somut olayda takip dayanağı 28/02/2021 tarihli 14.352,00 TL bedelli ve 31/02/2021 tarihli 15.329,60 TL bedelli faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup borcun ödendiği ispat edilmemiştir. Davalı tarafından davacıya gönderilen 17.368,00 TL’lik ödeme dava konusu fatura tarihlerinden önce 11.01.2021 tarihinde davalı defterlerinde davacıya olan borçtan düşüldüğünden, bu ödemenin dava konusu faturalara mahsuben yapıldığının kabulü mümkün değildir.
Davalı defterlerinde üç seferde davacıya kesilen toplam 7861,59 TL'lik iade faturaları davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi davacı tarafından da kabul edilmemiştir.
Mahkemece 6000,00 TL'lik iade faturasının davacıya tebliğ edildiği, taraf defterlerinin 24733,29 TL'lik borç için uyumlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, iade faturasının tebliğ edilmiş olması tek başına malın/hizmetin verilmediğini göstermediğinden (Bkz Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/2912 Esas, 2016/14369 Karar sayılı ilamı), davacı defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturası tutarının davacının toplam fatura alacağından mahsup edilmesi doğru olmamıştır.
O halde mahkemece, takipte talep edilen fatura bedellerinin toplamı üzerinden davanın kısmen kabulüne, borçlu takipten önce temerrüde düşürülmediğinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden,
Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/810, K. 2025/987, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama