KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Esas no
- 2023/937
- Karar no
- 2025/1080
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 13/04/2023
- Numarası
- 2022/448 E. - 2023/146 K.
- Davanın konusu
- Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
1.077 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/04/2023 tarih ve 2022/448 E. - 2023/146 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, evcil hayvan kulubeleri, yatakları ve yuvaları üretimi yapan ve bu ürünleri ... adlı online pazar üzerinden satan müvekkilinin, 2020/03767, 2020/07090 sayılı tasarımların sahibi olduğunu, hal böyle iken davalının müvekkilinin tasarımına benzer 2021/014033 sayılı tasarıma yönelik itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, davalının tasarımının müvekkilinin tasarımı ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olup küçük ayrıntıların davalı tasarımını farklı kılmaya yetmediğini ileri sürerek 2022-T-1000 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2021/014033 sayılı tasarımın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu 2021/014033-1 sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe olarak gösterilen 2020/03767-4, 2020/07090-3 sıra numaralı tasarımların genel izlenim itibarıyla farklı olduğunu, itiraz konusu tasarımın birçok unsurun bir arada kullanıldığı yeni bir tasarım niteliğinde bulunduğunu, davalı ...'in genel kullanıma açık ve davacının tekelinde bulunmayan “ev” formunu kullanmakta özgür olduğunu, itiraza konu tasarımın çatı, kapı, kapı açma şekli ve yan duvarlarının farklılık arz ettiğini, bu itibarla davaya konu tasarımın itiraz gerekçeleri karşısında yeni ve ayırt edici olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davaya konu köpek kulübesinin, köpekler için özellikle açık havada yaşam alanı yaratan, soğuk, yağış, güneş gibi dış mekan şartlarından köpeği korumaya yarayan, üstü kapalı, ön yüzünde köpeğin yerleşmesine olanak tanıyan açıklığa sahip yapı olduğu, ön yüzeydeki açıklık kapı ve kemer şeklinde olabildiği gibi tüm yüzeyin kaldırılabildiğini, kulübenin muhtelif malzemelerden oluşturulabildiğini, ürünlerde isimlik, çatı detayları ve ev formunun yaygın olarak kullanıldığını, bu köpek kulübesinin biçim, form, bütünsel görünüm, malzeme, çatı, ayak ve isimlik detayları açısından değerlendirildiğinde yenilik ve ayırt edici nitelik koşullarını sağladığı gerekçesi ile YİDK kararının ve dava konusu tasarımın iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkil ile davalı arasında bu davaya konu tasarımı da kapsar hali hazırda Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2021/329 E. sayılı tasarım hakkına tecavüz davasının derdest olduğunu, bu dosyada temin edilen iki adet bilirkişi raporunun müvekkilinin lehine olduğunu, mahkeme kararında tespit edildiği üzere, tasarımda bulunulan alanda seçenek özgürlüğünün çok geniş olup tasarımcıyı tek bir yöne zorlayacak bir unsur bulunmadığını,
müvekkilinin tasarımlarının bilirkişi raporundaki tespitin aksine "köpek kulübesi" niteliğinde olmayıp evcil hayvanların iç mekanlarda kullanması için tasarlanmış yatak niteliğinde olduğunu, dolayısı ile harc-ı alem addedilen ev şeklindeki siluetin uygulama olanağı bulunmadığını, değerlendirmenin iç mekan evcil hayvan yatağı üzerinden yapılması halinde harc-ı alem tasarımın ev formundan çok farklı olduğunun anlaşılacağını ve davalının müvekkilinin tasarımlarından ilham almanın ötesine geçerek ayırt edicilik kazanmaksızın kopyaladığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir
GEREKÇE
Dava, YİDK tasarım kararının iptali ile tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Görüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24/04/2017 tarih ve 2015/13749 E.- 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir.
Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda davacı, davaya konu tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olmadığını ileri sürmüş, ilk derece mahkemesince, davaya konu tasarımın davacı tasarımları karşısında yeni ve ayırt edici olduğu sonucuna ulaşılmış ise de, davaya konu tasarımın mutlak yenilik vasfını taşıyıp taşımadığı hususunda bir inceleme yapılmamıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere, bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş ise o tasarım yeni kabul edilmeyecektir. O halde ilk derece mahkemesince, davacı tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazlar karşılanmadan ve mutlak yeniliğe ilişkin araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde, davacı tarafça hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların karşılanması ve mutlak yenilik araştırmasının yapılması işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, söz konusu deliller değerlendirildikten sonra yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/937, K. 2025/1080, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama