KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/2331
- Karar no
- 2025/1208
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/10/2024
- Numarası
- 2024/97 E. - 2024/374 K.
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
842 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/10/2024 Tarih ve 2024/97 Esas - 2024/374 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin Çin merkezli bir ağ donanımı ve bilgisayar donanımı şirketi olduğunu, “...” markasını ilk kez 2019 yılında menşe ülke Çin’de tescil ettirdiğini, Türkiye’de 2021/192689 no.'lu “...” marka başvurusundan çok daha önce kullanıldığını, ayırt edicilik ve tanınmışlık vasfı kazandığını, müvekkili şirketin 31.12.2021 başvuru tarih ve 2021/192689 numaralı başvurusuna davalı şirket tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6/1. maddesi uyarınca başvurunun kapsamında yer alan tüm mallar bakımından reddi için itiraz edildiğini,
itiraz üzerine müvekkili başvurusunun kapsamından 09. sınıfta yer alan malların çıkarılmasına ve tescil işlemlerinin 11. sınıftaki mallar bakımından devamına karar verildiğini, YİDK kararının aksine müvekkiline ait “...” ibareli marka başvurusu ile diğer davalının “...” markasının benzer olmadığını ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 27.12.2023 tarih ve 2023-M-15552 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, "..." ibareli başvuru ile "..." ibareli kısmi ret gerekçesi markanın görsel
ve işitsel yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle benzer olduğunu, takiben başvuru ile kısmi ret gerekçesi markanın kapsamında aynı/aynı tür malların bulunduğunu, bu bağlamda markalar arasında ilgili tüketici kesimi nezdinde redde konu mallar
üzerinde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında
karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, ortalama bir tüketici nazarında taraf markalarının benzer olduğunun basit bir gözlem ve sessel bir ifade ile bile açıkça anlaşılabileceğini, davacının dilekçesinde "..." ibaresinin kendisi adına başka ülkelerde tescilli olduğunu ifade etmesi ve cirosunun yüksek olduğunu savunması, müvekkiline ait koruma altındaki 2020/34383 numaralı tescilli markası olan "..." markası ile tıpa tıp benzer olan bir ibareyi Türkiye'de tescil edebileceği hakkını vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, marka hukukunda ülkesellik prensibinin geçerli olduğu, bu ilkeye göre; bir marka hangi ülkede tescil edilmişse kural olarak o ülkede koruyacağı, tescilin hak sağlayıcı ve koruyucu etkisinin tescil edildiği ülkenin sınırlarını aşamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin “...” markasının gerçek hak sahibi olduğunu ve Türkiye'deki kullanımlarının diğer Davalı'nın tescilinden önceye dayandığını, davalı ...'ın, Müvekkil markasının kısmi reddine gerekçe gösterilen “...” markasını her ne kadar tescil ettirmiş olsa da söz konusu markayı kullanmadığı gibi Müvekkil'in gerçek hak sahibi olduğu “...” markasının önünde tescil engeli yaratarak haksız kazanç sağlamaya çalıştığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile davacı, dava konusu haktan maddî hukuk açısından geri dönülemeyecek biçimde vazgeçtiğinden, bu konuda artık herhangi bir hak talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Feragat, bir inşai hakkın kullanılması niteliği taşır, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne gerek yoktur ve dosyaya vardığı anda kendiliğinden sonuç doğurur. Kural olarak davacı, her davadan hiçbir kayda tabi olmaksızın feragat edebilir. Kayıtsız ve şartsız olması gereken feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. HMK'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davanın reddine karar verilip, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ise de, karardan sonra davacı vekili Av. ... tarafından UYAP sisteminden gönderilen 05/06/2025 tarihli dilekçe ile müvekkili ... Lımıted ile davalı ... arasında imzalanan 02.05.2025 tarihli Uzlaşma Sözleşmesi doğrultusunda davadan feragat ettiklerini bildirdiği, davacı vekillinin dosyada mevcut vekaletnamesinin davadan feragat yetkisini içerdiği anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/06/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/2331, K. 2025/1208, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama