KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Esas-Karar No
- 2024/2349 - 2025/1593
- Esas no
- 2024/2349
- Karar no
- 2025/1593
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 31/05/2024
- Numarası
- 2023/474 E. - 2024/262 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali -
Karar Metni
909 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Markanın Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/05/2024 Tarih ve 2023/474 Esas - 2024/262 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2001 yılından itibaren “.....” markası altında ve “... ...” ticaret unvanı ile online sigortacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, dava konusu başvurudan önceki tarihli olmak üzere müvekkili şirkete ait “...” ibareli 2004/14689, 2014/02124, 2016/45610, 2016/45614, 2016/45617, 2016/45619, 2017/42949, 2020/43223, 2020/44992 sayılı seri markalar bulunduğunu, davalı şirket tarafından 16.06.2020 tarihinden itibaren 5-6 ay aralıklarla toplam 8 adet “...” ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu,
başvurular kronolojik olarak incelendiğinde davalı şirketin ''..." ibaresine yoğunlaştığının ve müvekkili markaları ile iltibas yaratma amacı olduğunun görüldüğünü, başvurulara karşı müvekkilinin itirazları neticesinde başvuruların özellikle 35 ve 36. sınıflarda reddedildiğini, davalının kullanımlarına karşı marka ihlali davası açıldığını ve derdest olduğunu, müvekkiline ait “...” markaları ile dava konusu 2022/024681 sayılı “...” ibareli marka arasında benzerlik ve karıştırılma tehlikesi bulunduğunu,
davalı şirketin kötü niyetli davranarak “....com” alan adlı internet sitesinin başına ticaret unvanını koyarak markasal farklılık yaratmaya çalıştığını, müvekkilinin başvuruya itirazlarının YİDK’nın 2023-M-9583 sayılı kararı ile haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek, Türk Patent ve Marka Kurumu YİDK’nın 2023-M-9583 sayılı kararının iptaline, davalıya ait 2022/024681 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin "https://www...com/" alan adını ilk olarak 22.08.2008 yılında kaydettirdiğini, müvekkili şirketin alan adını aldığı tarihte davacı şirketin iltibas iddiasına konu “....com” ve “....com.tr” markalarının tescilli olmadığını, müvekkili şirketin “... sigorta”, “... ... sigorta” ve “... sigorta” markalarının gerçek hak sahibi olduğunu, davacının müvekkili şirketin ticari itibarını zedelemek ve haksız rekabet etmek gayesiyle kötü niyetli davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davalı şirketin fiili olarak markasal kullanımlarının davacıya ait markalara benzerlik oluşturduğu iddiasının iş bu davaya konu marka tescil başvurusunda bulunurken davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiği şeklinde yorumlanamayacağı, davalı şirketin kötü niyetli olduğu iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirket "..." unvanının yanına "....com" alan adını ekleyerek markalaşmaya çalışarak hukuka aykırı davrandığını, defalarca reddolunan ve mahkeme kararları ile onaylanan ve hatta tescil edildiği halde mahkeme kararı ile hükümsüz kılınan "..." markasının önüne ticaret unvanı eklemek suretiyle kötü niyetli şekilde "....com" alan adını marka olarak tescil etme çabasını hukuk sisteminin korumadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile davacı, dava konusu haktan maddî hukuk açısından geri dönülemeyecek biçimde vazgeçtiğinden, bu konuda artık herhangi bir hak talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Feragat, bir inşai hakkın kullanılması niteliği taşır, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne gerek yoktur ve dosyaya vardığı anda kendiliğinden sonuç doğurur. Kural olarak davacı, her davadan hiçbir kayda tabi olmaksızın feragat edebilir. Kayıtsız ve şartsız olması gereken feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. HMK'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davanın reddine karar verilip, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ise de, karardan sonra davacı vekili Av. ... tarafından UYAP sisteminden gönderilen 05/09/2025 tarihli dilekçe ile müvekkili ... ... Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hizmetleri Anonim Şirketi ile davalı ...
Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi arasında imzalanan 05/08/2025 tarihli Sulh Sözleşmesi doğrultusunda davadan feragat ettiklerini bildirdiği, davacı vekillinin dosyada mevcut vekaletnamesinin davadan feragat yetkisini içerdiği, davalı ...
Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi vekili Av. ... tarafından da UYAP sisteminden gönderilen 16/09/2025 tarihli dilekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiği anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/2349, K. 2025/1593, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama