KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2026
- Esas-Karar No
- 2024/285 - 2026/167
- Esas no
- 2024/285
- Karar no
- 2026/167
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 15/09/2020
- Numarası
- 2019/7 E. - 2020/223 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.416 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/09/2020 tarih ve 2019/7 Esas - 2020/223 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin "..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından 35. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, kısmen ret kararına karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru kapsamında kalan 27. sınıf mallar yönünden de iltibas koşullarının oluştuğunu, dava konu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2018-M-9337 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının dava konusu başvurun yayınına 2016/19945 ve 2016/01784 sayılı markalarına dayalı olarak itiraz ettiğini, 2008/15589 sayılı markaya dayanmadığını, dava konusu başvuru kapsamında bırakılan 27. sınıf mallar yönünden iltibas koşullarının oluşmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, tarafların markaları arsında başvuru kapsamında kalan 27. sınıf mallar bakımından iltibas bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu başvuru ile davacının itirazına ve hükümsüzlük istemine mesnet 2008/15589 sayılı ve "..." ibareli marka arasında başvuru kapsamında bırakılan 27. sınıf mallar bakımından iltibas koşullarının oluştuğu, kötü niyet iddiasının ise yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... YİDK'ın 2018-M-9337 sayılı kararının iptaline, 2017/14806 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, davacının başvuruya itiraz aşamasında 2008/15589 sayılı markaya dayanmadığını, YİDK kararının iptali istemi bakımından anılan markanın dikkate alınmasının hatalı olduğunu, davacının itiraz aşmasında ileri sürdüğü 2016/19945 ve 2016/01784 sayılı markaları yönünden ise başvuru kapsamında bırakılan 27. sınıf mallar yönünden iltibas koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı Şirketin 27 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için 2017/14806 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğu, davacı Şirketin 2016/199545, 2016/01784 sayılı ve "...", "..." ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya iltibas ve kötüniyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek,
dava konusu başvuru kapsamından 35. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, davacının kısmen ret kararına karşı yaptığı itirazında bu sefer belirtilen markaları yanında 2008/15589 sayılı markasına dayalı olarak aynı iddialarla itiraz ettiği, davacının bu itirazının da 2008/15589 sayılı markanın, başvurunun yayımına itirazında davacı tarafça ileri sürülmediğinden dikkate alınamayacağı, diğer markalar yönünden de, başvuru kapsamında bırakılan mallar bakımından iltibas koşullarının oluşmadığı ve kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK'ın 2018-M-9337 sayılı kararıyla reddedildiği,
anılan kararın davacı tarafa 05.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 03.01.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince, dava konusu başvuru ile sadece 2008/15589 sayılı davacı markası arasında, başvuru kapsamında bırakılan 27. sınıf mallar bakımından iltibas koşullarının oluştuğu, davacının kötü niyet iddiasının ise yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı sadece davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulduğu ve anılan davalının istinaf itirazları da gözetildiğinde, istinaf incelemesine konu uyuşmazlığın, davadaki YİDK kararının iptali istemi bakımından davacının 2008/15589 sayılı markasının iltibas değerlendirmesinde dikkate alınıp alınmayacağı, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
YİDK kararının iptali davasında, davalı Kurum nezdinde ileri sürülmeyen itiraz sebepleri dava yoluyla ileri sürülemeyeceği gibi mahkemece de kendiliğinden dikkate alınamaz. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/15361 Esas 2015/1557 Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir.
Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/11/2020 tarih ve 2020/656 E- 2020/471 K sayılı ilamında belirtildiği üzere, YİDK'ın inceleme yetkisi Markalar Dairesi Başkanlığı kararının kapsamı ve kendisine yapılan itirazla sınırlıdır.
Bu duruma göre, başvurunun ilanına itiraz aşamasında ileri sürülmeyen ve bu nedenle Markalar Dairesi Başkanlığı kararında değerlendirilmeyen itiraz sebeplerinin YİDK tarafından incelenmesi mümkün olmadığı gibi bu sebeplerin YİDK kararının iptali istemi bakımından dava yoluyla ileri sürülmesi de mümkün değildir.
Somut olayda da yukarıda belirtildiği üzere, davacı tarafın dava konusu başvurunun ilanına itirazında, sadece 2016/19945 ve 2016/01784 sayılı markalarını ileri sürdüğü, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından anılan markalar incelenerek, itirazın kısmen reddine karar verildiği, davacı bu kez anılan karara itirazında 2008/15589 sayılı markasını da ileri sürmüşse de inceleme yetkisi Markalar Dairesi Başkanlığı kararının kapsamı ile sınırlı olan YİDK'ın bu markayı dikkate almasının mümkün olmadığı, nitekim dava konusu YİDK kararında da aynı gerekçelerle bahsi geçen markanın incelemede dikkate alınmadığı,
açıklanan nedenlerle davadaki YİDK kararını iptali istemi bakımında da davacının dava konusu başvurunun ilanına itiraz aşamasında ileri sürmediği 2008/15589 sayılı markasının iltibas değerlendirmesinde nazara alınması mümkün olmadığından, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince sadece davacının 2008/15589 sayılı markası ile dava konusu başvuru arasında iltibas koşullarının oluştuğu kabul edilmiş olup, yukarıda açıklandığı üzere bu markanın davadaki YİDK kararının iptali istemi bakımından nazara alınması mümkün değildir. Davalı ... vekili, istinaf itirazlarında davacının itirazına mesnet 2016/19945 ve 2016/01784 sayılı markaları ile dava konusu başvuru arasında, başvuru kapsamında bırakılan 27 sınıf mallar yönünden, iltibas koşullarının oluşmadığını ileri sürmüşse de, bu husus zaten mahkemenin de kabulündedir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle YİDK kararının iptali istemli dava yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden,
davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının açıklanan nedenle kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş, davadaki marka hükümsüzlüğü istemi hakkında tesis edilen hüküm yönünden, dava konusu marka sahibi davalı Şirket tarafından istinaf yoluna başvurulmadığından,
Dairemizce bu konuda bir inceleme yapılmamış, ilk derece mahkemesinin bu istem yönünden tesis ettiği hükme Dairemiz kararında da aynen yer verilmiş, bu istem yönünden davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin tayininde de ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife hükümleri dikkate alınmıştır.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/285, K. 2026/167, 23 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama