KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Esas no
- 2024/34
- Karar no
- 2026/288
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 19/09/2023
- Numarası
- 2019/209 E. - 2023/103 K.
- Davanın konusu
- Telif Alacağı
Karar Metni
1.094 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/09/2023 tarih ve 2019/209 E. - 2023/103 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacının davalı Şirket bünyesinde
müzik öğretmeni olarak çalışırken, davalı Şirket yetkililerinin okul tanıtımları için özel bir marş
edinmek amacıyla öğrenciler arasında marş sözü yazma yarışması düzenlediğini, yarışmayı
kazanan marş sözlerinin bestesinin yapılmasının müvekkilinden istendiğini, marşın bestesinin de müvekkili tarafından oluşturulduğunu, davacının besteyi oluşturduktan sonra
18/01/2016 tarihli noter belgesi ile bestenin kendisine ait olduğunu beyan ettiğini,
davacının bestesinin davalı tarafça beğenildiğini ve telif sözleşmesi yapılacağını, telif
sözleşmesinden önce noter aracılığıyla eserin kullanılmasına muvafakati olduğuna ilişkin
beyanının gerektiğinin davacıya bildirildiğini, 21/01/2016 tarihli belge ile MESAM hakları saklı tutularak, eserin kullanılmasına muvafakat ettiğini, söz konusu muvafakatnameden anlaşılacağı üzere davacının izninin MESAM haklarının ödenmesine bağlı bulunduğunu, davacının marşı için hiçbir telif ücreti ödenmemesinin davacının eserinin rızası dışında kullanıldığının kanıtı olduğunu, davacının bugünden sonra davalı şirkette
çalışması devam ederken kendisine telif ücretlerinin ödenmesini beklediğini, ödenmemesi
üzerine sözlü olarak talep ettiğini, davalının bu durumdan rahatsız olarak işverenlik gücünü
kullanarak davacının işine hukuka aykırı olarak son verdiğini, davalıdan son olarak 04/02/2019 tarihli ihtarname ile telif haklarının ödenmesini istediğini,
davalının hiçbir yanıt vermediğini ve temerrüde düştüğünü, davalının ihtarnameye rağmen
ihlallerini sürdürmekte ısrarcı olduğunu, gerek web sitesi gerekse de Youtube ve diğer yayın
araçlarıyla okul tanıtımlarında davacının marşını kullanmaya devam ettiğini, davacının telif
ücretini ödemeden kullanıma devam etmesinin mali hak ihlali niteliğinde olduğunu, davalının
tanıtım ve reklam amaçlı kullanması nedeniyle eserinin rayiç değerinin 3 katı tutarında
haklarının ödenmesi gerektiğini, davalının eseri, okulun internet sitesi, 1 Kasım ... Günleri,
bursluluk sınavlarında çeşitli sosyal paylaşım sitelerinde, veli toplantılarında, milli bayram
törenlerinde reklam amaçlı kullanmasına rağmen davacının ismine yer vermediğini, MESAM
hakları ödenmeden eserin kullanılmasının ikinci kez manevi hak ihlali niteliğinde olduğunu,
ihlalin 3 yıl sürdüğünü, ihlalin devam ettiğini ileri sürerek, FSEK'in 68. maddesi uyarınca 3 kat olarak 300,00
TL maddi tazminatın ve 8.000,00 TL manevi tazminatın, 10.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise aynı iddialarını tekrarla 300,00 TL telif ücretinin, 10/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, 07.12.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile birleşen davadaki talebini 900,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı Şirket vekili asıl ve birleşen davada, ... Koleji için yapılan marşın
sadece davacı tarafça değil, okul bünyesindeki birçok öğretmen tarafından hazırlandığını, okul
yönetimi tarafından davacıya katkı ve emeklerinin karşılığı olarak herkesin huzurunda tam
altın takıldığını, dava konusu
marşın adının “... Koleji Marşı” olduğunu, dolayısı ile müvekkiline ait ... Kolejine
özgülenmiş bulunduğunu, başka bir yerde kullanılması olanağının bulunmadığını, davacının da
diğer öğretmenlerle okul bünyesinde çalışmasından dolayı işbu marşın okul tarafından
kullanılmasında hukuka aykırılık olmadığını, davacının kötü niyetli olarak maddi çıkar
sağlama amacı taşıdığını, davacının 18/01/2016 tarihli
beyannamesi ile müvekkili kullanımına muvafakat verdiğini, dolayısıyla telif tazminatı talebinin hukuka
aykırı olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu “... Koleji Marşı” isimli çalışmanın FSEK 3. madde kapsamında musiki eseri olduğu, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde de sunulmuş 18/01/2016 tarihli beyannamede davacı, ilgili eserin eser sahibi olduğunu beyan ettiği,
davalı tarafça verilen cevap dilekçesinde de davacının eser sahipliği iddiasının reddedilmediği,
sadece davacının tek başına eser sahibi olmadığının savunulduğu, bu savunmaya ilişkin somut bir delil sunulmadığı, mevcut deliller kapsamında dava konusu
bestenin eser sahibinin davacı olduğu, beste
üzerindeki mali hakların kullanımı noktasında davalıya münhasır olmayan basit ruhsat verildiği, davacı tarafça Ankara 1. Noterliğinin 21/01/2016 tarihli muvafakatnamesi ile dava dilekçesinde ihlal olduğu iddia edilen
mecralarda, süreye bağlı olmaksızın kullanım muvafakati verildiği, dolayısıyla artık davalının
eyleminin bir mali hak ihlali olarak değerlendirilemeyeceği, davalının söz konusu marşı söz ve beste sahibini belirtmeden
yayınladığı,
bunun neticesinde FSEK 15. maddede düzenlenen “Adın Belirtilmesi Salahiyeti”nin ihlal
edildiği, davalıya münhasır olmayan basit ruhsat verdiği anlaşıldığından, davacının birleşen davada telif tazminatına ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminatın, 10.02.2019 tarihinde işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, mali hak talebinin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, davaya konusu bestenin sadece davacı tarafından değil, okul bünyesinde çalışan birçok öğretmen tarafından hazırlandığını, söz ve bestede emeği geçen birçok öğretmenin bulunması sebebiyle marşın altına davacının isim ve soy ismini yazmanın, marşı yalnız davacıya özgüleyeceğinden, müvekkili tarafından isim ve soy isim bilgilerine yer verilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için manevi tazminat koşullarının oluştuğunun kabulü halinde ise davacının okul marşına sunduğu katkı ve emeklerinin karşılığı olarak okul yönetimi tarafından kendisine tam altın verildiğini,
davacının da söz konusu marşın paylaşılmasına muvafakat verdiğini, buna rağmen davacıya manevi tazminat ödenmesine karar verilmesinin de hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Asıl dava, eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup birleşen dava ise telif ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının eser sahibi olduğu ve musiki eseri niteliğinde bulunan bestenin, davalı tarafından davacının ismini belirtmeden paylaştığı, bu durumun davacının FSEK'in 15. maddesi kapsamındaki manevi hakkını ihlal ettiği, her ne kadar davalı tarafça, davacının tek başına eser sahibi olmadığı savunulmuş ise de bu savunma ispat edilemediği gibi birlikte eser sahipliğinin bulunması halinde dahi davacının adının belirtilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2026
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/34, K. 2026/288, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama