KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Esas-Karar No
- 2024/422 - 2026/416
- Esas no
- 2024/422
- Karar no
- 2026/416
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/07/2023
- Numarası
- 2023/118 E. - 2023/362 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
787 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/07/2023 tarih ve 2023/118 E. - 2023/362 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2021/128674 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun davalılara ait "..." ve "..." ibareli markalarla SMK'nın 6/1.maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurum YİDK kararı ile 24.sınıf yönünden kısmen reddedildiğini oysa müvekkili markasının redde mesnet markalarla benzerliğinin ve iltibas yaratmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek, 13.01.2023 tarih 2023-M-136 sayılı YİDK kararının iptaline, müvekkili şirketin 15.09.2021 başvuru tarihli 2021/128674 başvuru nolu "..." markasının kabul edilmeyen sınıflar yönünden de kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, redde mesnet gösterilen 2021/061733, 2017/86000 sayılı markalar ile başvuru markası arasında davaya konu emtialar bakımından, 6769 sayılı SMK'nın 6/1
maddesi hükmü anlamında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıktığını, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı ... San ve Tic.Ltd.Şti vekili, dava konusu marka ile müvekkilinin marka işaretlerinin benzer olduğunu, başvuru markasının tescil edilmesi halinde karıştırılma ihtimalinin doğacağını, haksız rekabete neden olacağını, tüketici nezdinde seri marka algısı yaratacağını, Markalar Dairesi ve YİDK kararlarının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Tekstil İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, karşılaştırılan markaların kapsamlarındaki emtiaların aynı veya aynı tür olması nedeniyle ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasında farklılık derecesinin artması gerektiği, başvuru markasının esaslı unsurunun "...", redde mesnet markaların esaslı unsurlarının "..." ve "..." ibarelerinden oluştukları dikkate alındığında, başvuru markası ile redde mesnet markaların ilk beş harfinin birebir aynı olduğu ve aynı dizilimle yer aldıkları,
bu nedenle markalar arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu, markalarda yer alan sair figüratif unsur ve ek harf farklılığının markalar arasındaki benzerliği bertaraf etmeye yeter derecede ayırt ediciliklerinin bulunmadığı, kavramsal olarak da markaların hemen ve ilk bakışta ilgili tüketici kesimi nezdinde farklılaşmadığı, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, delil olarak dayandıkları halde mahkemece bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, karşılaştırılan markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını, verilen kısmi ret kararının hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, başvurunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "şekil+..." ibareli başvuru ile davalı Şirketlere ait redde mesnet "..." ve "..." asli unsurlu markalar arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu,
zira karşılaştırılan markalar arasında uyuşmazlık konusu 24.sınıf yönünden emtia benzerliği şartı sağlandığı gibi, dava konusu başvurunun asli unsuru olan "..." ibaresi ile redde mesnet markaların asli unsuru "..." ve "..." ibarelerinin ilk beş harfleri ile son harflerinin aynı dizilimle ortak olduğu, redde mesnet markaların 6.seslerindeki tek harften ibaret farklılığın ve başvuruda yer alan şekil unsurunun yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararında kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan mahkemece bilirkişi raporu alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinin de yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/422, K. 2026/416, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama