İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/460 K.2026/593

Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan

Esas2024/460Karar2026/593Tarih26 Mart 2026Okuma13 dk · 2.563 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi

Karar tarihi
26 Mart 2026
Esas-Karar No
2024/460 - 2026/593
Esas no
2024/460
Karar no
2026/593
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
Tarihi
22/11/2023
Numarası
2022/255 E. - 2023/449 K.
Davanın konusu
Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.563 kelime·13 dk okuma·5 bölüm

Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/11/2023 tarih ve 2022/255 Esas - 2023/449 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı, davalılar ..., ... Gıda Sanayii ve Ticaret A.Ş. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, 1963 yılında kurulan müvekkilinin, 1968 yılında narenciye bitkilerinin meyve esansları ve konsantreleri ile bu bitkilerden elde edilen meyve özlerini işlemek suretiyle "..." adı altında alkolsüz içecek üretimine başladığını, anılan tarihte başlayan ticari faaliyetin halen devam ettiğini, davalı ...

Gıda A.Ş. tarafından kullanmama sebebine dayalı açılan davada müvekkilinin markası hakkında hükümsüzlük kararı verilmişse de, bu kararın henüz yargı yollarından geçip kesinleşmediğini, "... ..." markası 1969 yılından beri müvekkili tarafından kullanmakta iken, davalı şirket tarafından 2020/59279 sayılı "..." ibareli markanın 32 ve 35. sınıfta tescili isteğinde bulunulmuş olup müvekkilinin başvuruya yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini,

oysa davaya taraf markalarının asli unsuru "..." ibaresinden oluştuğu ve davaya konu marka kapsamına alınmak istenen mal ve hizmetler müvekkilinin markasında birebir yer aldığından markalar arasında emtia benzerliğinin yanı sıra, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğunu ve aralarındaki bu benzerliklerin markaların ortalama tüketiciler tarafından karıştırılması ihtimalini ortaya çıkardığını ileri sürerek, 2022-M-4486 sayılı YİDK kararın iptaline ve davaya konu marka başvurusunun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/114 E.- 2013/34 K. sayılı kararı ile davacı şirket adına tescilli markanın kullanılmaması nedeniyle iptal edilerek hükümsüz kılındığını, dolayısı ile davacının "..." markası üzerinde herhangi bir hakkının bulunmadığını, müvekkilinin "..." ibaresini içeren 300'ü aşkın markasının bulunduğunu, müvekkilinin aktif olarak kullandığı bu markaları karşısında gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, "..." ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının da asli unsurunu oluşturduğunu,

müvekkilinin "..." ibaresini hem davacı markası kapsamındaki mallar hem de genel olarak 29, 30, 32 ve 35. sınıflar altındaki mallar yönünden yıllardan beri çok ciddi biçimde kullandığını, öte yandan davacının itiraza konu markası ile müvekkilinin davaya konu başvuru markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığını, dolayısıyla markaların ortalama tüketiciler tarafından karıştırılmayacağını,

ayrıca davacının en azından on yıldan beri müvekkilinin "..." markalarından haberdar olup sessiz kalma nedeniyle hak kaybının gerçekleştiğini ve davacının dayanak markalarının çoğunun hükümden düştüğünü savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, davaya konu markanın kapsamında bulunan "Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri." malları ile bu malların satışına ilişkin mağazacılık hizmetlerinin taraf markalarında ortak olup bu mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği, "..." ibareli davaya konu marka ile "..." ibaresinin öne çıktığı davalının itiraza mesnet "... içelim,bir oh diyelim" ibareli markası arasında bu ibarenin ortaklığı ve özellikle davaya konu markada öne çıkan unsur niteliği itibariyle markaların görsel, işitsel ve fonetik olarak birbirine yakınlaştıkları,

her iki markada da figüratif özellikler bulunmakla bilikte söz konusu figüratif özelliklerin markaları ayırt etmeye yetecek özgünlükte bulunmadığı, taraf markasındaki "..." ibareleri dışında, diğer kelime, şekil ve renk unsurlarından doğan tali farklılıkların göz ardı edilebilir olduğu, dolayısı ile emtia benzerliğinin gerçekleştiğ 32. sınıfta yer alan “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” malları ile 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri yönünden markalar arasında iltibas koşullarının gerçekleştiği, buna karşılık, davalı yanın kullanmama def’inin dinlenemeyeceği, davalı şirket lehine kazanılmış hak koşullarının oluşmadığı ve davacının sessiz kalmasından söz edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 2022-M-4486 sayılı YİDK kararının 32. sınıfta yer alan “Maden suları, kaynak suları,

sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” ve 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri yönünden iptaline ve davaya konu markanın bu mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin "... ..." markasını 1969 yılından beri kullanmakta olduğunu, markayı tüm ülke çapında bilinen bir marka haline getirdikten sonra davalı tarafından bu markanın kullanılmasının kötü niyetli olduğunu, Ankara 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2015/358 E.-2016/118 K. sayılı kararının onanmasına ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/9260 E., 2018/1969 K. sayılı kararının bu iddiaları destekler nitelikte olduğunu, anılan Yargıtay ilamında "halkın hafızasında halen yeri bulunan ... ibareli 32. Sınıf markalarla ilişkilendirileceği,

başka bir ifade ile başvuru konusu işaretin 32. Sınıf ürünler bakımından tescili halinde davalı markalarıyla ilişkilendirilmesinin, mümkün olmadığı, davacının öteden beri kullandığı son yıllarda kullanmadığı, ancak halkın hafızasında halen yer alan ve tekrar kulanmak istediği markasının yeni bir tescilini gerçekleştirmek için yeni marka tescil başvurusunda bulunmasının kötüniyetli bir yaklaşım olmadığı" yönünde bir tespit bulunduğunu, markayı yaratan ve kullanmak suretiyle markaya ayırt edici nitelik kazandıran müvekkilinin markanın gerçek hak sahibi olduğunu ve başvuruya konu marka ile müvekkilinin markası arasındaki görsel,

işitsel ve kavramsal benzerlik nazara alındığında ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılması ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kesinleşen Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/114 E. Sayılı dosyası ile davacının itiraza mesnet 132031 tescil numaralı "... ...+şekil" markasının kullanmama nedeniyle iptal edildiğini, davacının 2011/100159 sayılı markasına dayalı olarak müvekkilinin "... e" ibareli markasının hükümsüzlüğü talebiyle açmış olduğu Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2022/318 E. 2023/3 K. sayılı kararı reddedildiğini,

anılan kararda "İtiraza gerekçe olan 2011/ 100159 sayılı markanın 09/05/2016 tarihi itibariyle yayınına yönelik itirazlar neticesinde reddedilmek suretiyle müddet konumuna düştüğü ve YİDK’nın 11.03.2022 tarihli ve 2022-M-2619 Sayılı kararı ile idari işlemlerinin son bulmuş olduğu,

başka bir deyişle başvurunun işlemden kaldırıldığına" işaret edildiğini, davacının "... ..." ibareli markasına dayalı olarak müvekkilinin "... çok hesaplı satış mağazası" ibareli markasına yönelik açtığı davanın da birlikte var olma koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile reddedildiğini bu hususların Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2018 tarih, 2016/9260 Esas, 2018/1969 Karar ve 17/06/2019 tarih 2018/3135 esas 2019/4480 karar sayılı kararında da kabul edildiğini, kaldı ki, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, ... ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanının asli unsuru olduğunu,

davacının gerçek hak sahipliği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ... ibaresini 300'ü aşkın markasında kullanan müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, davacının itiraza mesnet markalarının hükümden düştüğünü ve ayrıca davacının markaları kullandığını ispat edemediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, taraf markaları ortak ibare olarak "..." ibaresini içeriyorsa da, davacının itiraz mesnedi markasının "... içelim, bir oh diyelim" şeklindeki slogan marka niteliği ile müvekkilinin markasından farklı olup benzer görülen 32. ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler de dahil markalar arasında iltibasa yol açabilecek bir benzerliğin bulunmadığını, davacının itiraz mesnedi olarak değerlendirilebilecek nitelikteki tek markası olan 2011/100154 sayılı "... içelim, bir oh diyelim" ibareli markasının sadece 32. sınıfta tescilli olduğunu,

buna karşılık yerel mahkemenin gerekçeli kararında 35. sınıf yönünden de markalar arasında benzerlik bulunduğu kanaati ile 35. sınıftaki bir takım mal ve hizmetler yönünden de YİDK kararının iptaline karar verildiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

1-Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirket tarafından itiraza dayanak markanın piyasada etkin ve ciddi bir şekilde kullanıldığına dair somut delillerin ibraz edilmediğinden 6769 sayılı SMK'nın 6/3. maddesi koşullarının oluşmadığı ve bilirkişiler tarafından emtia benzerliğinin gerçekleştiğinin tespit edildiği 32. sınıfta yer alan “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.

Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri." malları ile bu malların 35. sınıftaki satış hizmetleri dışında emtia benzerliğinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

2-Davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, işlem dosyası kapsamında davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 2020/59279 sayılı "..." ibareli markasının 32 ve 35. sınıflarda tescili için davalı Kuruma başvurduğu, davacı şirketin 2011/100154 sayılı "... ...", 2011/100159 sayılı " ..." ve 132031 sayılı "... ..." ibareli markalarına dayalı olarak iltibas ve eskiye dayalı kullanıma dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının YİDK'in 2022-M-4486 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiği, anılan kararın davacı tarafa 20/6/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 27/6/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafından itiraza dayanak yapılan 2011/100159 sayılı "..." ibareli markanın 11/3/2022 tarihli YİDK kararı ile reddedildiği, bu karara karşı herhangi bir dava yoluna gidilmediği, dolayısı ile YİDK karar tarihi itibariyle markanın mevcut olmadığı, 132031 sayılı " ... ..." ibareli markanın ise, başvuru öncesinde Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş 3/10/2013 tarih ve 2013/114 E.-2013/34 K. Sayılı kararı ile kullanmama nedeniyle hükümsüz kılındığı, dolayısı ile davacının itiraza dayanak tek markasının 2011/100154 sayılı "... ..." olduğu anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince davaya konu "..." ibareli marka ile davacının 2011/100154 sayılı" ... ..." markası arasında "..." ibaresinin ortaklığı ve 32. sınıfta yer alan “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” ile 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri yönünden emtia benzerliğinin bulunduğu gerekçesi ile YİDK kararının kısmen iptaline ve markanın anılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş olup davalılar vekillerinin istinaf itirazları gözetildiğinde,

uyuşmazlık dava konusu başvuru kapsamındaki 32 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.

İlk derece mahkemesi tarafından "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bezerlik bulunduğu, davaya konu markanın kapsamında bulunan bir kısım mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği ve sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.

Davalı başvurucu ise, gerek cevap dilekçesinde gerekse de istinaf başvuru dilekçesinde davacının sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığı yönündeki itirazlarında ısrar etmiştir. Bu halde sessiz kalma yoluyla hak kaybı iddiasının doğal bir sonucu olarak markaların birlikte var olma koşullarının irdelenmesi gerekmektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11/11/2019 tarih ve 2018/2050 E.- 2019/7034 sayılı kararında açıklanan "birlikte var olma" olarak tanımlanan ilke (Buket Gün, Marka Hukukunda Birlikte Var Olma, Oniki Levha Yayıncılık, 2019) uyarınca, itiraza gerekçe markanın tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler yönünden, anılan markaya kural olarak karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzer olan bir işaretin uzun yıllar marka olarak kullanılması, kullanımın sürekli ve yoğun şekilde olması ve kuvvetli tanıtımla markanın ayırt edici kılınması,

buna karşılık tescilli marka sahibinin marka başvuru tarihine kadar niza çıkarmaması halinde her iki markanın uzun yıllardır barış içinde birlikte var oldukları ve artık tescilsiz markanın başvuru tarihi itibariyle kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğinin ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceğinin kabulü gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/442 Esas -2020/3781 Karar sayılı ilamında da aynı hususlara yer verilmiştir.

Somut olayda mahkemece, Yargıtay 11 HD’nin 2016/9260 E.- 2018/1969 K. sayılı ilamına dayanılarak, davacının, öteden beri kullandığı ancak son yıllarda kullanamadığı, halkın hafızasında halen yer alan ve tekrar kullanmak istediği markasının yeni bir tescilini gerçekleştirmek için yeni marka tescil başvurusunda bulunduğu, yine kendi markalarının tesciline yönelik açılan davalarda kendini savunduğu, bu kapsamda davalı ile aralarında devam eden, istinaf ve Yargıtay aşamasında olan davalar olduğu kadar kesinleşen davalarında olduğu, dolayısıyla bilirkişi raporunun aksine davacının sessiz kalmasından bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır.

Ancak Yargıtay'ın bu kararının konusu, davacı ... A.Ş. tarafından yapılan "..." esas unsurlu marka tescil başvurularının, davalı ... Gıda A.Ş.'nin itirazına dayanak markaları karşısında, iltibas tehlikesi yaratıp yaratmayacağına ilişkindir.

Buna karşılık Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 17/6//2019 tarih ve 2018/3135 E-2019/4480 sayılı kararında ve daha ayrıntılı olarak 11/9/2023 tarih ve 2022/1599 E-2023/4813 sayılı kararında, Dairemizin, taraf markalarının uzun yıllar eş zamanlı, birlikte ve nizasız kullanım medeniyle birbirlerinden bağımsızlaştıkları, ortalama tüketiciler tarafından her iki işaretin, sunulan ürün ve hizmetler yönünden farkı olduklarının algılanabildiği,

davacının markasını tekrar kullanmak suretiyle dava konusu başvurularını yaptığı, başvuru konusu işaretlerin davalı markaları ile değil, davacının önceki markasıyla ilişkilendirileceği, sonuç olarak taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı ve piyasada birlikte var olma koşulunun gerçekleştiği yönündeki tespitinin yerinde olduğuna işaret ederek Dairemiz kararlarını onamıştır.

Bu itibarla "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle marka işaretleri arasında görsel, işitsel ve kavramsal bir benzerlik bulunduğu ve davaya konu markanın kapsamında bulunan bir kısım mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği anlaşılmasına rağmen, davalının "..." asli unsurlu 32. sınıfta tescilli bir çok markasının davaya konu markanın tescil başvurusundan uzun bir süre önce tescil edildiği ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ve Dairemizin anılan kararları uyarınca, birlikte var olma koşullarının somut olayda gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.

Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değilse de, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... Gıda Sanayii ve Ticaret A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22/11/2023 gün ve 2022/255 Esas - 2023/449 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın REDDİNE,

4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

7-Davalılar tarafından istinaf aşamasında ayrı ayrı yapılan 1.169,40'ar-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara ayrı ayrı verilmesine,

8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333),

9-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından, istinaf başvurusunda peşin olarak alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 304,40-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

10-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleştiğinde ve talebi halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,

11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/460, K. 2026/593, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 09/04/2026
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/460
Karar No
2026/593
Tarih
26 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/464 K.2026/205
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/466 K.2026/615
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/467 K.2026/180
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/467 K.2026/249
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/467 K.2026/244
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/467 K.2026/622

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.