İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/49 K.2026/82

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2023 tarih ve 2022/491 Esas - 2023/360 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi…

Esas2024/49Karar2026/82Tarih16 Ocak 2026Okuma12 dk · 2.303 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi

Karar tarihi
16 Ocak 2026
Esas-Karar No
2024/49 - 2026/82
Esas no
2024/49
Karar no
2026/82
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
Tarihi
27/09/2023
Numarası
2022/491 E. - 2023/360 K.
Davanın konusu
YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.303 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2023 tarih ve 2022/491 Esas - 2023/360 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2015/22541, 2016/32504, 2017/71470, 2017/71460 sayılı ve "...", "... şekil", "...+", "... pastil" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin 2020/135455 sayılı ve "... ... ... ..." ibareleri başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek, başvurunun reddine karar verildiğini, dava konusu başvuru sahibi davalı Şirketin bu karara karşı yaptığı itirazının ise dava konusu YİDK kararı ile kabul edilerek,

başvurunun reddi kararının kaldırıldığını, oysa oysa müvekkili markaları ile dava konusu marka arasında iltibas bulunduğunu, davalı Şirketin markasında "..." ibaresinin ön planda bulunduğunu, "..." ibaresinin ise tali unsur görünümünde olduğunu, ancak piyasadaki ürün ambalajında, başvurunun yapıldığı hali ile kullanılmadığını, markasal kullanımında "..." ibaresinin ön plana çıkarıldığını, "..." ibaresinin ilk olarak müvekkili tarafından 2015 senesinde tescil ettirildiğini, dava konusu ürünleri alacak olan tüketici kesiminin ortalama tüketiciler olduğunu, ortalama tüketicilerin "..." ibaresini görünce,

bunun bir bitki adı olduğu düşüncesi ile harekete etmeyeceğini, aksine müvekkilinin bu ibare üzerindeki yaygın kullanımı nedeniyle müvekkiline ait bir ürünü aldığını sanarak taraf markalarını karıştıracağını, davalı tarafından yapılan marka başvurularının aynı zamanda kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2022-M13893 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında iltibas ve karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığını, müvekkili kullanımının dürüstçe kullanım kapsamında kaldığını, davacının kötü niyetli tescil iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin benzer bir marka başvurusu hakkında davacı tarafça Ankara 3 FSHHM'nin 2022/274 E. Sayılı dosyasında açılan davanında reddine karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, davalının "Şekil+... ... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait emtia benzerliği kısmen oluşan "..." ibareli markaları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 5. Sınıftaki "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler." malları ile 35. Sınıfta yer alan "müşterilerin malları ve elverişli biçimde görmesi ve satın alması için insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler,

ilaç ihtiva eden kozmetikler. Mallarının satış hizmetleri " dışında kalan tüm mal ve hizmetler açısından iltibas koşullarının oluştuğunu, sayılan mal ve hizmetler yönünden tarafların markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu , davalı markasındaki ... ibaresi bir meyve adı olduğu, davacının Türkçede bariz bir anlamı olmayan ancak ayırt ediciliği yüksek olan "..." ibaresini belirgin asli unsur olarak markasında kullandığı,

davalının da bu ibareyi aynen alıp kendi başvurusunda ... meyve adının yanına kullanması/seçmesi davacı markasına yakınlaşma /yaklaşma çabası içine girdiğinden taraf marka işaretlerinin benzediği yani iltibas oluştuğu sonucuna varıldığı,

dava konusu markanın kapsamındaki 5. sınıftaki "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler." malları ile 35. Sınıfta yer alan "müşterilerin malları ve elverişli biçimde görmesi ve satın alması için insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.

Mallarının satış hizmetleri " açısından ise bu mallar/hizmetlerde hedef kitlesi olan doktor ve eczacılar açısından yapılacak değerlendirme sonucunda, anılan emtiaların hedef kitlesinin eğitim seviyesi ve mesleki sorumlulukları sonucu sahip oldukları yüksek dikkat ve özen seviyesi nazara alındığında, davalı şirkete ait "Şekil+... ... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli marka arasında karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzerliğin bulunmadığı , bu emtilar yönünden SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi oluşmadığı,

kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2022-M-13893 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/135455 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 5. Sınıftaki "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler." malları ile 35. Sınıfta yer alan "müşterilerin malları ve elverişli biçimde görmesi ve satın alması için insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler,

ilaç ihtiva eden kozmetikler. mallarının satış hizmetleri " dışında kalan tüm mal ve hizmetler açısından iptaline ve dava konusu markanın sayılanlardışında kalan tüm mal ve hizmetler açısından hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili, tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, dava konu başvurunun asli unsurunun "..." ibaresi olduğunu, başvuruda yer alan "... ..." ibaresinin tali unsur niteliğinde olduğunu, anılan ibarenin Laden olarak bilinen çiçekli bir bitki olduğunu, ve farmakoloji ve fitoperapide kullanıldığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunun da aynı yönde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Şirket vekili, tarafların markaları arsında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, mallarla ortak olarak yer alan "..." ibaresinin bir bitki türü olup anılan ibarenin tanımlayıcı bulunduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da aynı sonuca varıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvurusunda, dava konusu markanın kullanıldığı ürünler ile müvekkilinin markasının kullanıldığı ürünlerin reçeteli ürünler olmadığını, dolayısıyla mahkemece davanın reddedildiği mal ve hizmetler yönünden de iltibas koşullarının oluştuğunu, dava konu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu, her ne kadar davalı Şirketin markasında "..." ibaresi ön planda olsa da piyasadaki ürün ambalajında, başvurunun yapıldığı hali ile kullanılmadığını, markasal kullanımında "..." ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kısmen ret kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında başvuru kapsamında yer alan 5. sınıftaki "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler." malları ve bu malların satışına özgü 35 sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden iltibas bulunmadığı,

diğer taraftab eldeki davanın YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin bulunduğu, bu tür davalarda, taraf marka işaretlerinin tescilli olduğu biçimleriyle değerlendirme yapılacağı, diğer bir deyişle, dava konusu markanın fiili kullanım şeklinin bu davanın konusu olmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

2-Davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; işlem dosyasının incelenmesinden; davalı Şirketin "... ... ..." ibaresinin, 5, 30, 32 ve.

35 sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden tescili için yaptığı, 2020/135455 sayılı marka başvurusuna, davacı Şirketin "..." ibareli markasına dayanarak başvuruya 5 sınıf mallar ile bu malların satışına özgü 35. Sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek, başvurunun tescili istenen tüm mal ve hizmetler yönünden reddine karar verildiği, bu karara karşı dava konusu başvuru sahibi davalı Şirketin yaptığı itirazının da YİDK'ın 2022-M-13893 sayılı kararı ile kabul edilerek, başvurunun reddi kararının kaldırıldığı,

anılan kararının davacı tarafa 21.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde 16/12/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesinin kabulü ile davalıların istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık , dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, (1) nolu bentte belirtilen mal ve hizmetler dışında dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve mal ve hizmetler yönünden, iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir.

İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.

Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır.

Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür ve benzer olduğundan, tarafların markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru, üst satırda yeşil renk ile yazılmış “...” ibaresi ile alt

satırda daha küçük punto ile siyah renkle yazılmış “... ...” ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itirazına mesnet markalarının asli unsuru da "..." ibaresidir. Görüldüğü üzere taraf marklarında "..." ibaresi ortak olarak yer almakta olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık da buradan kaynaklanmaktadır.

Yukarıda belirtildiği üzere markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücünün de dikkate alınması gerekir.

Bu anlamda markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olan ibarelerin karşılaştırmada dikkate alınmaması, tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gereklidir. Somut olayda mahkemece alınan bilirkişi raporunda, “...” bir bitkinin adı olup, gıda ve fonksiyonel gıda olarak kullanılması uygun

kabul edilen bir bitki olduğunu, dava konusu

markada “...” bitkisinin bir çeşidi olan “... ...” ibaresinin yer aldığı, anılan ibarenin gıda sektöründe gıda ve fonksiyonel olarak kullanımının, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından

olumlu değerlendirildiği, dolayısıyla, gıda sektöründe yer alan bir ürünün içeriğinde “...”

bitkisinin yer aldığının belirtilmesinin engellenemeyeceği, dava konusu başvuruda yer alan “... ...” ibaresinin başvuruda yer alan diğer ibareye göre kullanım şekli de gözetildiğinde, anılan ibarenin içerik ile bilgi verme algısının güçlendirdiği belirtilmiştir. O halde, dava konusu markada salt "..." ibaresinin değil bu bitkinin bir çeşidi olan “...” ibaresinin kullanıldığı, bu ibarenin gıda ürünlerinde gıda ve fonksiyonel olarak kullanımının, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından da kabul edildiği, gıda sektöründe yer alan bir ürünün içeriğinde bahsi geçen

bitkinin yer aldığının belirtilmesinin engellenemeyeceği, anılan ibarenin, dava konusu başvuruda yer alan diğer "..." ibaresine göre daha geri planda yer aldığı, eş deyişle dava konusu başvurunun tertip tarzı itibariyle, "..." ibaresinin ön planda olduğu hususları her birlikte değerlendirildiğinde dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin içerikle ile ilgili bilgi veren, anlamı ve kullanımı itibariyle uyuşmazlık konusu tüm mal ve hizmetler itibariyle ayırt ediciliği zayıf bulunan tali unsur niteliğinde olduğu, dava konusu başvuruya "..." ibaresiyle yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı,

bu nedenle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabulü gerekmiştir. Nitekim, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da aynı sonuca ulaşılmış olup, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü doğru bulunmamıştır.

Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu "... ... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... " ibareli marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların gerçekleşmediği gerekçeiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber,

kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... Gıda Sanayi ve Tic. A.Ş., ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2023 gün ve 2022/491 Esas - 2023/360 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın REDDİNE,

4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin olarak alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 435,50-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

7-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 137,00-TL posta ve tebligat masrafı ile 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 875,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,

8-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,

9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333),

10-Davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

11-Davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde anılan davalıya iadesine,

12-Davalı şirket tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde anılan davalıya iadesine,

13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/49, K. 2026/82, 16 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 11/02/2026
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/49
Karar No
2026/82
Tarih
16 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/50 K.2026/46
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/50 K.2026/83
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2024/51 K.2026/55
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/51 K.2026/21
  • İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/52 K.2026/6
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/52 K.2026/119

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.