KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2026
- Esas-Karar No
- 2024/724 - 2026/918
- Esas no
- 2024/724
- Karar no
- 2026/918
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/06/2023
- Numarası
- 2022/434 E. - 2023/288 K.
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/06/2023 tarih ve 2022/434 E. - 2023/288 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2022/061393 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun davalı kurum tarafından 2019/115578 sayılı ve "..." ibareli marka mesnet gösterilerek SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca resen reddedildiğini, oysa mesnet marka başvurusuna ilişkin YİDK kararının iptali istemiyle Ankara 1. FSHHM'nın 2021/401 sayılı esasında dava açtıklarını, YİDK tarafından anılan davanın bekletici mesele yapılmamasının hatalı olduğunu, müvekkilinin "..." ibaresinin gerçek hak sahibi olduğunu ve bütün dünyada bu ibare ile tanındığını ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-13340 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu; taraf marka işaretlerinin de ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu; somut olayda SMK 5/1-ç hükmü koşulunun gerçekleştiği; davacıya ait önceki tarihli 2014/74262, 2019/102219, 2019/82337 ve 2020/05373 sayılı markaların "..." esas unsurlu markalar olduğu, ancak markalardan yalnızca 2014/74262 tescil numaralı markanın 5 yıllık tescilli olma şartını sağladığı; ancak, anılan markanın çekişme konusu 35. sınıftaki hizmetleri içermediği, davaya konu marka başvurusu kapsamındaki hizmetler bakımından davacı yanın önceki tarihli markalarından kaynaklı olarak müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibareli markaların gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin uluslararası marka başvurularının redde mesnet markadan çok önce yapıldığını, müvekkilinin markasının tanınmış marka vasfı taşıdığını, mesnet markanın kötüniyetli olduğunu, Ankara 1. FSHHM nezdinde görülen 2021/400 E. sayılı davanın bekletici mesele yapılması taleplerinin YİDK tarafından reddedildiğini,, oysa talebin kabulünün gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 5/1-ç bendindeki mutlak ret nedeninin uygulanabilmesi için markalar arasında herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeyecek ve ilk bakışta aynı veya ayırt edilemeyecek ölçüde benzerlik bulunması ve tescil kapsamlarının aynı olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta hem işaret hem emtia yönünden bu ölçüdeki benzerliğin bulunduğu;
davacı vekilinin gerçek hak sahipliği, tanımışlık ve kötüniyet iddialarının ise başvuruya itiraz veya hükümsüzlük davasında ileri sürülebileceği, benzer bir marka varken tescil hakkı sağlamayacağı; öte yandan, YİDK kararının denetiminin karar tarihindeki hukuki duruma göre yapılması gerektiği, başvuru yönünden kazanılmış hak koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 05/05/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/724, K. 2026/918, 29 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama