KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2026
- Esas-Karar No
- 2024/821 - 2026/986
- Esas no
- 2024/821
- Karar no
- 2026/986
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/01/2024
- Numarası
- 2023/459 E. - 2024/25 K.
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/01/2024 tarih ve 2023/459 E. - 2024/25 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2022/141785 sayılı "..." ibareli markanın adına tescili başvurusunun, davalı Kurum tarafından soyut ve somut ayırt edicilinin bulunmadığı, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret olduğu, gerekçeleriyle reddine dair kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2023-M-9484 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının başvurusunun 5/1-b maddesi anlamında soyut ve somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı ve 5/1-c maddesi anlamında ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaretlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Beyaz zemin üzerine mavi renkli stilize harfler kullanılarak yazılan "..." ibaresinden oluşan dava konusu markanın, bir bütün olarak ayırt edici olduğunu, markadaki unsurlardan yalnızca biri dikkate alınarak yapılan değerlendirmenin doğru olmadığını, markanın "kadınlara hitap eden" şeklinde algılanması halinde dahi, markanın kapsamında 19 ayrı sınıf mevcut olup bu algının bu kadar geniş mal sınıfını kapsamasının mümkün olmadığını, her bir emtia için ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiğini, ibarenin hiç bir mal ve hizmette sektörel ya da terim niteliğinin olmadığını,
bu itibarla markanın kapsamındaki bütün mal ve hizmetler için ayırt edici olduğunu, tasviri nitelik taşımadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesinde, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceklerinin düzenlendiği, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı,
somut olayda sadece kadınlara ait, kadınlara özel veya kadınlar için ayrılmış gibi anlamlara gelen "..." ibaresinin markanın en temel fonksiyonu olan kaynak gösterme fonksiyonunu yerine getiremeyeceği ve somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı gibi aynı Kanun'un 5/1-c maddesi kapsamında tanımlayıcı nitelik de taşıdığı anlaşılmakla, anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/821, K. 2026/986, 14 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama