KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2026
- Esas-Karar No
- 2024/973 - 2026/1103
- Esas no
- 2024/973
- Karar no
- 2026/1103
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/01/2023
- Numarası
- 2022/191 E. - 2023/37 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Markanın Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/01/2023 tarih ve 2022/191 E. - 2023/37 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı gerçek kişinin 2020/132095 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusuna müvekkilinin itirazlarının, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalı başvurusu ile müvekkiline ait "..." ibareli markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ve davalı başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-3647 sayılı kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket savunmada bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, ancak 6/4, 6/5. maddesi anlamında davacının markasının başvuru tarihi itibariyle tanınmışlığının kanıtlanmadığı ve 6/9. maddesi anlamında davalının marka tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunu ortaya koyacak somut delillerin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarında bulunan kelime unsurunun gerek baştan gerekse sondan herhangi bir benzerliğinin bulunmadığını, kullanılan yazı tipi ve renklerin farklı olduğu, işitsel olarak davacı markalarında geçen "..." ibaresi "..." şeklinde telaffuz edilmekte iken davaya konu başvurusunun "..." şeklinde telaffuz edileceğini, markalar arasındaki görsel ve işitsel bu farklılığın yanında kavramsal benzerliğin de bulunmadığını, dolayısı ile markalar arasında benzerlik söz konusu olmadığından SMK 6/1 anlamında karıştırılma ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli dava konusu başvuru ile davalı şirkete ait "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin tamamının davacının markası kapsamında tescilli olduğu,
markaların hitap ettiği tüketici kesiminin ortalama bilinç düzeyine sahip kişilerden oluşması, her iki markayı oluşturan asli unsur niteliğindeki kelimelerin anlamsızlığı, davacının markasının tanınmışlığının çok yüksek düzeyde olması ve markaların asli unsurunu oluşturan "..." ile " ..." ibareleri arasındaki ortak harflerin sayısı ve aynı mantık çerçevesinde bazı hecelerin ikileme yöntemiyle oluşturulması karşısında davaya konu markanın ortalama tüketiciler nezdinde "..." ibareli seri markanın devamı olarak algılanması ihtimalinin bulunduğu anlaşılmakla,
davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/973, K. 2026/1103, 21 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama