KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Esas-Karar No
- 2025/1237 - 2025/1693
- Esas no
- 2025/1237
- Karar no
- 2025/1693
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 01/12/2021
- Numarası
- 2020/324 E. - 2021/405 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.207 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Dairemizce verilen 19/04/2024 tarih ve 2022/499 Esas, 2024/742 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30/04/2025 tarih ve 2024/4370 Esas, 2025/2986 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin 2019/103127 sayılı ve “...” ibareli, başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak, iltibas ve tanınmışlık iddialarıyla yaptıkları itirazlarının, dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkiline ait itiraza mesnet markalar arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarını tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının seri markası olarak algılanacağını,
dava gerçek kişinin müvekkilinin tanımış markasına çok benzer olan dava konusu başvuruyu tescil ettirmek istemesinin kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’ın 27.08.2020 tarihli ve 2020-M-7492 sayılı kararının iptalini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, evcil hayvan yemleri, bitkiler, otlar, bahçecilik ürünleri ve canlı hayvanlar ürünleri alanında faaliyet gösterdiğini, dava konusu ibarenin besleyiciliği önemsenen hayvan yemleri açısından “vitamin” çağrışımı düşünülerek tercih edildiğini, davalının davacının tanınmışlığından faydalanma gibi bir amacının olmadığını, “...” ibaresinin dava dışı üçüncü kişiler adına tescilli pek çok markada da ön isim olarak kullanıldığını, davacının “mağazacılık hizmetleri”ni kendi tekeli altına almasının da mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, aynı Kanun'un 6/5 maddesindeki şartların da gerçekleşmediği, kötü niyet ve haksız rekabet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzer olduğunu, dava konusu başvurunun asıl unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile müvekkilinin markalarını oluşturan "..." ibaresi arasında sadece tek harften kaynaklanan farklılık olduğunu, bunun da markaları farklılaştırmaya yetmediğini, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin mal ve hizmetlerin kalitesini gösteren bir ibare olduğundan ayırt ediciliğinin bulunmadığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin markaları kapsamında yer alan mal hizmetler yönünden tescil edilmek istendiğini,
dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Dairemizin 19/04/2024 tarih ve 2022/499 Esas, 2024/742 sayılı kararıyla, dava konusu 2019/103127 sayılı "..." ibareli başvuru ile davacının "..." asıl unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 30/04/2025 TARİH VE 2024/4370 ESAS, 2025/2986 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davalı ... vekilinin temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle, markalar arasında görsel, sescil ve anlamsal benzerlik yönünden bütüncül bakış açısı itibariyle karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzerlik olmadığı,
davacı markalarının tanınmış olmasının da SMK'nın 6/5 maddesindeki ''tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği" şeklinde belirtilen risklerden herhangi birinin somut olayda oluşmayacak olması nedeniyle sonuca etkisinin bulunmadığı gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur.
Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik yönünden bütüncül bakış açısı itibariyle karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzerlik olmadığı,
davacı markalarının tanınmış olmasının da SMK'nın 6/5 maddesindeki ''tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği" şeklinde belirtilen risklerden herhangi birinin somut olayda oluşmayacak olması nedeniyle sonuca etkisinin bulunmadığı bu bağlamda dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından,
YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine, temyiz edenin sıfatı ve bozma ilamının kapsamı gözetildiğinde marka hükümsüzlüğü istemiyle açılan dava hakkında Dairemizce tesis edilen hüküm kesinleştiğinden, Dairemizin önceki kararı doğrultusunda marka hükümsüzlüğü istemli davanın kabulüne karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/1237, K. 2025/1693, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama