KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Esas No
- 2025/2185
- Karar No
- 2025/2236
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2025
- Esas-Karar No
- 2025/2117 - 2025/2234
- Esas no
- 2025/2117
- Karar no
- 2025/2234
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/12/2024
- Numarası
- 2024/438 E. - 2024/572 K.
- Davanın konusu
- Tasarım ile ilgili YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.183 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/12/2024 tarih ve 2024/438 Esas - 2024/572 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin kapı ve pencere profilleri üretim, satım, ithalat ve ihracatı ile iştigal ettiğini, müvekkilinin davalı şirketin 2018 03032/4, 6, 7, 8, 20, 22, 24, 25 ve 26 sıra numaralı tasarım tesciline itiraz ettiğini, davalı kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2018/T-1142 sayılı kararı ile itirazlarının nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu tasarımların itiraza mesnet tasarım ve faydalı model karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek, 2018/T-1142 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu 2018 03032/ 04, 06, 07, 08, 20, 22, 24, 25 ve 26 sıra numaralı tasarımların tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, müvekkiline ait 2018 03032/ 04, 06, 07, 08, 20, 22, 24, 25 ve 26 sıra numaralı tasarımların SMK’da öngörüldüğü üzere yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşıdığını, SMK'nın 56/6. maddesindeki tasarımcının sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesinin dikkate alınması gerektiğini, benzer olan kısımların teknik zorunluluktan meydana geldiğini, tasarımlar yönünden taklit yasak olmakla birlikte, esinlenmenin serbest olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu tasarımların, karşılaştırma konusu diğer tasarımlar ve belgeler karşısında nihai kullanımda görülebilir kısımları yönünden yeni ve ayırt edici olarak nitelendirilmesinin
mümkün olmadığı gerekçesiyle, TPMK 2018/T-1142 sayılı kararının 2018 03032/04, 06, 07, 08, 20, 22, 24, 25 ve 26 sıra numaralı çoklu tasarımlar bakımından iptaline, 2018 03032/04, 06, 07, 08, 20, 22, 24, 25 ve 26 sıra numaralı çoklu tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu tüm tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, değerlendirme yapılırken ara kullanıcıların dikkate alınması gerektiğini, dava konusu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı bakımından yeni ve ayırt edici olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte,
somut uyuşmazlıkta tasarımlara ilişkin değerlendirmelerin nihai kullanımda görülebilir kısımları yönünden yani düz zemin üzerinden yapılması halinde müvekkil şirkete ait dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna davacının iddiasına mesnet tasarımlar sebebiyle değil profil sektöründe yıllardır kullanılan ürünler ve tasarımlar sebebiyle ulaşılması gerektiğini,
dava konusu tasarımlara ilişkin bilgilenmiş kullanıcı değerlendirmesinin nihai tüketiciler tarafından görülebilir olan kısımlar üzerinden yapılması halinde müvekkil şirketin tasarımlarının yanında davacı tarafından itiraza dayanak gösterilen tasarımların da yeni olduğundan bahsedilemeyeceğini, öyle ki gerek müvekkili şirket, gerek davacı gerekse piyasada mevcut diğer profil tasarımı sahibi şirketlerin tasarımlarının tamamının hükümsüz kılınması gerekeceğini, davacının mesnet tasarımlarının da yeni ve ayırt edici olmadığının kabulünün gerektiğini, ileri sürerek,
yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1-Dava, YİDK tasarım kararının iptali ile tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu bileşik ürün niteliğinde profillerin yenilik ve ayırt edicilik değerlendirmesinde nihai kullanıcı tarafından görülüp görülmeyeceği belirlenerek değerlendirme yapıldığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.12.20215 tarih ve 2015/6214 - 13939 E.-K. sayılı kararının da bu yönde olduğu,
içerisinde tasarım konusunda uzman bilirkişilerin yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığı, mesnet tasarımların yeni ve ayırt edici olup olmamasının ise işbu davanın konusu olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekili ile diğer davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir.
Zira aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir karar da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 E.- 2024/8189 K. sayılı kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" gerekçesiyle doğru görülmemiştir ve düzeltilerek onanmıştır. Dairemizin kararları da bu yöndedir.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 03/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/2185, K. 2025/2236, 21 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama