KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2025
- Esas no
- 2025/222
- Karar no
- 2025/117
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/12/2022
- Numarası
- 2022/468 E.
- İhtiyati tedbir isteyen
- —
- Vekili
- —
- Karşı taraf
- —
- Talep konusu
- İhtiyati Tedbir
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/12/2022 tarih ve 2022/468 E. Sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, YİDK'nın 2022-M-14201 sayılı kararının iptali ile 2021/064089 sayı ile davalı adına tescil başvurusu yapılan markanın tescilinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurunun tescil edilmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği, bu nedenle ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunması koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesi ile bu yöne ilişkin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tescili istenen ibarenin, müvekkili adına tescili tanınmış markalara benzerliğinin açıkça görüldüğünü, söz konusu markaların bulundukları sınıfın özelliği gereği itiraza konu markanın bu sınıfta kullanımı ile tüm zararlı sonuçların doğmasına neden olunacağını, tanınmışlığı ve bilinirliği tartışmasız bir gerçek olan müvekkilinin markasının, tescilli bulunduğu sınıflar dışında da korunacağının kabulünün gerektiğini, müvekkile ait “...” markası gibi, Türkiye çapında tanınmış ve televizyon aracılığı ile her eve giren,
istinasız her sınıftan insana ulaşan bir markanın türevi niteliğindeki “... “ markasının tescilinin, müvekkilin “...” ibaresini içeren yukarıda sayılı kuyruk markaları da nazara alındığında, müvekkilin tanınmışlığından yaralanacağını ve müvekkilinin uzun yıllar, ciddi masraf ve yatırımlarla bugün getirdiği markasının şöhretine zarar vereceğini, ihtiyati tedbir kararı verilmez ve söz konusu marka tescil edilir ise, “...” ibaresinin bu tescile güvenerek,
müvekkilinin bilhassa faaliyette bulunduğu alanlarda kullanılmasına hiçbir engel kalmayacağını ileri sürerek ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın istinaf yolu ile incelenerek kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile dava sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar, davalı şirkete ait 2021/064089 başvuru numaralı marka tescil işlemlerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın,
dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda ihtiyati tedbir koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/222, K. 2025/117, 24 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama