KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Davacı Davalı
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2025
- Esas no
- 2025/254
- Karar no
- 2025/100
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 10/05/2024
- Numarası
- 2024/198 E. - 2024/182 K.
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/05/2024 tarih ve 2024/198 Esas - 2024/182 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin Amerika menşeili bir firma olduğunu, menşe ülkesinde "..." markasının 37 yıldır lüks mobilya, ev eşyaları, ev tektili ve benzeri ürünlerde korunduğunu, Türkiye'de de "..." markasının 2011 yılından bu yana, "..." markasının ise 2013 yılından bu yana marka tescili ile korunmakta olduğunu, müvekkili şirket adına dava konusu 15/12/2022 tarihli 2022/195425 başvuru numaralı "..." ibareli markanın 20 ve 35. sınıftaki mallar ve hizmetler üzerinde tescil edilmesi için Türkpatent nezdinde başvuruda bulunulduğunu, söz konusu marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1 (ç) maddesi gereğince,
daha önceki tarihlerde tescilli 2022/114615, 2022/124272, 2022/140342 sayılı ve "... ...", "...", "..." ibareli markalarla aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 35. sınıftaki hizmetlerde 2024-M-2395 YİDK kararı ile kısmen reddedildiğini, kararın haksız olduğunu ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davacı vekilinin 10/05/2024 tarihli dilekçesiyle davalı ile anlaşmış olduklarından karşılıklı yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebi bulunmadan, davadan ve tüm taleplerinden koşulsuz ve şartsız olarak feragat ettiklerini belirttiği, dava konusunun tarafların üzerinde tasarrufta bulunabilecekleri hususlara ilişkin olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat ve kabul yetkilerinin bulunduğu gerekçesiyle davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafça 09/05/2024 ve 10/05/2024 tarihli iki adet feragat dilekçesinin sunulduğunu, bu dilekçelerde müvekkili davalı ile anlaştıklarına dair bir beyanın bulunmadığını, müvekkilince de davacı ile anlaştığına dair bir beyanın sunulmadığını, müvekkilinin cevap dilekçesinin de vekil aracılığıyla 08/05/2024 tarihinde sunulduğunu, bu durumda mahkemece müvekkili yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin 10/05/2024 tarihli dilekçesiyle davalı ile anlaşmış olduklarından karşılıklı yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebi bulunmadan, davadan ve tüm taleplerinden koşulsuz ve şartsız olarak feragat ettiklerini belirttiği gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ve davalı yararına yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmemiş ise de davacı vekilinin 10/05/2024 tarihli dilekçesiyle sadece müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi talep edilmiş, ancak davalı ile anlaşmış oldukları veya karşılıklı yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebinin olmadığı yönünde bir beyanda bulunulmamıştır.
Davalı tarafça sunulan 13.05.2024 tarihli cevap dilekçesi de vekil aracılığıyla düzenlenmiş ve sadece davanın reddinin gerektiğine dair savunmalarda bulunulmuş, davacıdan vekalet ücreti veya yargılama gideri taleplerinin olmadığı yönünde bir beyanda bulunulmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi ve davalı yararına vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden,
Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, her ne kadar Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekmişse de, yerel mahkeme kararının esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, sadece vekalet ücretine ilişkin kısım için yeniden hüküm kurulduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının verildiği tarihte geçerli bulunan harç ve vekalet ücreti tutarları dikkate alınmıştır.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/254, K. 2025/100, 24 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama